Olimpiyat pistinden Meloni’ye meydan okumaya: Silvia Salis, İtalya solunun yeni umudu mu?

Silvia Salis kimdir

İSTANBUL (Medyascope) – Bir dönem olimpiyatlarda çekiç atan, bugün Cenova Belediye Başkanı olan Silvia Salis, DJ kabinindeki görüntüsü, sosyal medyadaki yükselişi ve Giorgia Meloni’ye meydan okuyabilecek “yeni sol figür” ihtimaliyle İtalya siyasetinin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Peki Silvia Salis kimdir? Eski sporcu, yeni belediye başkanı ve olası ulusal lider Salis, İtalya solunun aradığı anti-Meloni olabilir mi?

Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Silvia Salis, eski olimpik çekiç atma sporcusu ve bugün Cenova Belediye Başkanı olarak İtalya solunun en dikkat çeken yeni figürlerinden biri haline geldi.
  • Cenova’da düzenlediği tekno parti ve DJ kabinindeki görüntüleri, Meloni’nin rave partilere karşı sert çizgisiyle sembolik bir karşıtlık yarattı.
  • Henüz ulusal siyasete adaylığını açıklamasa da anketlerde olası bir Salis listesinin yüzde 6,5 destek bulabileceği görülüyor.
  • Salis, solun temel sorununun lider eksikliği değil, bölünmüşlük olduğunu savunuyor ve Meloni’ye karşı birleşik bir merkez sol blok çağrısı yapıyor.
  • Kadın hakları, LGBTİQ+ politikaları, sosyal hizmetler ve asgari ücret gibi ilerici adımlarıyla öne çıkan Salis, aynı zamanda daha geniş seçmene ulaşmak için sağlık, güvenlik, emek ve göç başlıklarına ağırlık veriyor.

İtalya’da uzun süredir parçalı ve etkisiz görünen sol muhalefet, beklenmedik bir ismin etrafında yeniden hareketleniyor.

Eski olimpik çekiç atma sporcusu, İtalya Olimpiyat Komitesi’nin eski başkan yardımcısı ve Cenova Belediye Başkanı Silvia Salis, son haftalarda yalnızca yerel siyasetin değil, ulusal iktidar denkleminin de parçası haline geldi.

Cenova’da düzenlediği büyük tekno partiyle sosyal medyada gündem olan Salis, yasadışı rave partilere karşı ilk icraatlarından birini yapan Giorgia Meloni ile sembolik bir karşıtlık kurdu.

Şimdi İtalya’da soru şu: Salis, aşırı sağın güçlü lideri Meloni’ye karşı solun toparlayıcı yüzü olabilir mi?


Silvia Salis kimdir? Spor sahasından siyasete

40 yaşındaki Silvia Salis, Cenova Belediye Başkanı ve İtalya solunda adı giderek daha sık ulusal siyasetle anılan yeni bir figür ancak siyasete giden yolu alışıldık bir şekilde başlamadı.

Salis, profesyonel spor hayatında çekiç atma branşında yarıştı. 10 kez İtalya şampiyonu oldu, iki kez olimpiyatlara katıldı. 2016 Rio Olimpiyatları öncesinde yaşadığı sakatlık spor kariyerini bitirdi, ardından İtalya Olimpiyat Komitesi’nde başkan yardımcılığı yaptı. Cenova’da ise partiler üstü uzlaşma adayı olarak sahneye çıktı ve belediye başkanı seçildi.

Kendisini anlatırken sık sık mütevazı aile geçmişine dönüyor. Bir spor sahası görevlisinin kızı olduğunu, neredeyse atletizm pistinde büyüdüğünü söylüyor. Bu hikâye, Salis’in siyasette kurduğu “normal insan”, “sahadan gelen lider” imajının da merkezinde yer alıyor.

Silvia Salis kimdir
Olimpiyat pistinden Meloni’ye meydan okumaya: Silvia Salis kimdir? İtalya solunun yeni umudu mu?

Cenova’daki tekno parti

Salis’in ulusal ölçekte görünürlüğünü artıran anlardan biri, Cenova’daki Piazza Matteotti’de düzenlenen büyük tekno parti oldu. Salis’in DJ kabinindeki görüntüleri sosyal medyada hızla yayıldı.

Bu görüntüler, Meloni ile arasındaki sembolik karşıtlığı da büyüttü. Çünkü Meloni’nin başbakan olarak ilk icraatlarından biri yasa dışı rave partilere yönelik sert düzenlemeler olmuştu. Salis ise kamusal alanı, gençliği, eğlenceyi ve kent kültürünü öne çıkaran bir görüntü verdi.

Bu nedenle Cenova’daki parti yalnızca bir belediye etkinliği gibi değil, İtalya siyasetinde iki farklı tarzın karşı karşıya gelişi gibi okundu.

Bir yanda düzen, güvenlik ve muhafazakâr siyaset diliyle Meloni, diğer yanda spor geçmişi, kentli imajı ve gençlerle kurduğu bağla Salis.

Olimpiyat pistinden Meloni’ye meydan okumaya: Silvia Salis kimdir? İtalya solunun yeni umudu mu?

Solun yeni arayışı

İtalya’da muhalefet partileri uzun süredir parçalı. Demokrat Parti lideri Elly Schlein ve 5 Yıldız Hareketi lideri Giuseppe Conte, solun başlıca aktörleri arasında ancak Meloni’ye karşı seçimi kazanabilecek, farklı partileri ve seçmen gruplarını bir araya getirebilecek bir aday arayışı sürüyor.

Salis bu açıdan dikkat çekiyor. Çünkü Cenova’da merkezden sola uzanan partilerin desteğini alarak seçimi kazandı. Kendisini de tam bu noktadan konumlandırıyor: Seçim kazanmak için birlik, uzlaşma ve fedakârlık gerektiğini söylüyor.

Sporculuk geçmişinden verdiği örnekle, “Bölgesel, ulusal ya da olimpik düzeyde bir şey kazanmak için fedakârlık yapmanız gerekir. Aynı şey siyaset için de geçerli. Kazanmak için birlik içinde kalmak gerekir, bu da uzlaşma demektir” diyor.

Salis’e göre İtalya solunun temel sorunu lider eksikliği değil, dağınıklık. Ona göre sol, iktidar iddiası taşıyan “bütünlüklü” bir güç görüntüsü vermediği sürece Meloni’ye karşı ciddi bir seçenek olamaz.

Salis anketlerde ne durumda?

Silvia Salis henüz ulusal siyasete aday olduğunu açıklamadı. Hatta kendi partisi de yok. Buna rağmen Noto tarafından yapılan bir ankete göre, Salis’in olası bir listeyle seçime girmesi halinde ulusal düzeyde yaklaşık yüzde 6,5 destek alabileceği öngörülüyor.

Bu oran tek başına büyük görünmeyebilir. Ancak İtalya’daki blok siyaseti düşünüldüğünde önemli. Aynı ankete göre Salis’in katkısıyla sol koalisyonun toplam desteği yüzde 45,5’e çıkıyor ve yüzde 46,8’de görünen sağ koalisyona oldukça yaklaşıyor.

Bu tablo, Salis’in neden sağ basının hedefi haline geldiğini de açıklıyor. Sağ eğilimli gazeteler onu neredeyse her gün eleştiriyor. Bu da İtalya’da bazı çevrelerin Salis’i şimdiden potansiyel bir tehdit olarak gördüğünü gösteriyor.

Silvia Salis bu konuda temkinli konuşuyor. La Stampa’ya verdiği demeçte bir gün ulusal siyasete ilgi duyabileceğini kabul etti, ancak daha sonra daha temkinli bir çizgiye geçti.

Politico’ya konuşurken, sosyal medyadaki takipçilerinin kendisine sürekli ulusal siyasete atılması yönünde mesajlar gönderdiğini anlattı. Buna rağmen “Cenova halkı beni belediye başkanı olarak seçti, benden bunu yapmamı bekliyorlar” diyerek şimdilik yerel görevine bağlı kaldığını söyledi.

Ancak Salis’in ön seçim fikrine mesafeli durması, İtalya’da “son anda üzerinde uzlaşılan aday” olabileceği yorumlarını güçlendirdi. Ona göre solun adayını uzun ve yıpratıcı bir ön seçimle değil, partiler arası uzlaşmayla belirlemesi gerekiyor. Cenova’daki kendi adaylığı da bunun başarılı bir örneği olarak görülüyor.

Meloni’ye hangi konularda itiraz ediyor?

Salis, Meloni’yi yalnızca sağcı bir lider olduğu için değil, iktidarını kadınlar ve sosyal politikalar açısından “kaçırılmış fırsat” olarak gördüğü için de eleştiriyor.

Meloni’nin İtalya’nın ilk kadın başbakanı olmasının tek başına yeterli olmadığını savunuyor. Ona göre kişisel kariyer başarısı, kadınların hayatını kolaylaştıran kamusal politikalarla desteklenmediğinde anlamını yitiriyor.

Salis, iktidarda olması halinde kadınların yükünü azaltacak sosyal hizmetlere öncelik vereceğini söylüyor. Çocuk bakımı, yaşlı bakımı ve kırılgan ailelere destek gibi alanların yetersiz finanse edilmesi halinde bedeli çoğunlukla kadınların ödediğini vurguluyor.

Meloni’nin Donald Trump’la kurduğu yakınlığa da eleştirel yaklaşıyor. Özellikle Meloni’nin Trump’ı Nobel Barış Ödülü için desteklemesini hatırlatarak, “Bunlar iyi yaşlanmıyor” diyor.

Cenova’da neler yaptı?

Salis’in Cenova’daki ilk icraatları ilerici çizgisini gösterdi. Sağcı selefi tarafından engellenen, yurtdışında lezbiyen çiftlerden doğan 11 çocuğun kaydını tanıdı. Kentte LGBTİQ+ hakları için bir belediye ofisi açtı.

Ayrıca belediye sözleşmelerinde asgari ücret uygulaması getirdi ve Filistin destekçisi kampanyalara destek verdi. Bu adımlar, Salis’in sol seçmen nezdinde görünürlüğünü artırdı.

Bununla birlikte, ulusal siyaset ihtimali güçlendikçe söylemini daha merkeze taşıdı. Sağlık, emek, güvenlik ve göç gibi daha geniş seçmen gruplarına hitap eden başlıkları öne çıkarmaya başladı. Solun “pragmatik ve somut” meselelere odaklanması gerektiğini savunuyor.

Stil tartışması

Salis’in yükselişiyle birlikte dış görünüşü ve stili de siyasi tartışmanın parçası haline geldi. Tasarım kıyafetleri, Bottega Veneta güneş gözlükleri ve 1200 euroluk Manolo Blahnik ayakkabıları basının hedefi oldu.

Salis bu eleştirilere, siyasette kadınların sürekli kişisel özellikleri üzerinden yargılandığını söyleyerek yanıt veriyor. “Siyasette kadın düşmanlığı gerçek” diyor ve İtalyan bir şarkıya gönderme yaparak, “Güzelsen taş atarlar, değilsen yine taş atarlar” ifadesini kullanıyor.

Ona göre kadın siyasetçiler söz konusu olduğunda tartışma hızla yetkinlikten uzaklaşıyor, kişisel hayata, bedene ve imaja kayıyor. Salis bu nedenle moda ve görünüm tartışmasını, Meloni hükümetinin güvenlik, yoksulluk ve sağlık gibi alanlardaki performansına çekmeye çalışıyor.

Salis’in asıl sınavı

Silvia Salis’in avantajı, ilginç bir kişisel hikâyeye, siyasi bagajı az bir profile ve farklı seçmen gruplarını birleştirme potansiyeline sahip olması. Sporcu geçmişi ona disiplin, dayanıklılık ve rekabet dili sağlıyor. Cenova’daki zaferi ise uzlaşma adayı olarak kazanabileceğini gösteriyor.

Ancak dezavantajları da açık. Ulusal siyasette deneyimi sınırlı. İtalya’da belediye başkanlığından ulusal liderliğe geçiş her zaman başarı getirmiyor. Matteo Renzi, Floransa Belediye Başkanlığı’ndan başbakanlığa uzanan yolu açmıştı ama Roma Belediye Başkanı Virginia Raggi gibi yerel yönetimde yıpranarak etkisini kaybeden örnekler de var.

Salis’in Meloni’ye gerçekten meydan okuyup okuyamayacağı belirsiz. Ancak şimdiden İtalya solunu kaçamadığı bir soruyla yüzleştiriyor: Seçim kazanmak için ne kadar uzlaşmaya, ne kadar ideolojik fedakârlığa hazırlar?

Salis’in sözleri bu tartışmanın özeti gibi: “Sol hep tek bir hata yapar, yoksa sürekli iktidarda olurdu. Hep bölünmüş şekilde ortaya çıkar. Kendinize şunu sormalısınız: İdeolojimin küçük bir parçasından fedakârlık ederek hükümete girmek mi daha iyi, yoksa sert, uzlaşmaz çizgimde kalıp seçimi kaybetmek ve muhalefette hiçbir ağırlığımın olmaması mı?”

Kaynak: Politico

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.