Medyascope ekibi Silivri’den aktardı: Cebeci dosyasında devlet kurumları neden yok?

İSTANBUL (Medyascope) – İBB davası 34. gününde avukat savunmaları ile devam etti. Medyascope Muhabirleri Furkan Karabay, Fırat Fıstık ve Ali Deniz Çakır, gazeteci Hilmi Hacaloğlu ile davada yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. İddialar çökmeye mi başladı? Soruşturma sürecindeki çelişkiler neler? Cebeci dosyasında devlet kurumları neden yok? Medyascope ekibi Silivri’den aktardı.

Video özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • İBB davası 34. gününde avukat savunmalarıyla devam etti ve Cebeci maden sahasına ilişkin önemli tartışmalar yapıldı.
  • Hilmi Hacaloğlu, Cebeci ile ilgili iddiaların savunmalar sırasında büyük ölçüde çöktüğünü belirtti.
  • Cebeci maden sahasındaki kamu zararı iddiaları zamanla düştü ancak burada devlet kurumlarının rolü göz ardı ediliyor.
  • Ekrem İmamoğlu’nun savunması teknik ve belgeli bir şekilde yapılandığı vurgulandı.
  • Tutuklu ailelerinin adalet talebi sürerken, soruların yanıtlanmaması tansiyonu arttırıyor.

İBB davası 34. gününde avukat savunmalarıyla devam etti. Bugünkü oturumda Cebeci maden sahasına ilişkin eylemden tutuklu Yağmur Cansu Yeşilyurt’un avukatı Metin Çetinbaş savunma yaptı. Savunmada maden faaliyetleri, bakanlık sorumlulukları ve iddianameye yönelik eleştiriler öne çıktı. 

İddialar çökmeye mi başladı?

Hilmi Hacaloğlu, Cebeci maden sahasıyla ilgili iddiaların savunmalar sırasında ciddi biçimde çöktüğünü vurguladı:

“4000 sayfalık iddianamede en zayıf karın olarak Cebeci kısmı gözüküyordu. Çünkü burada büyük bir hafriyat alanı var. Kaçak döküm yapıldığı, burada büyük bir para döndüğü ve bu sistem üzerinden Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı kampanyasına fon oluşturulduğu iddia ediliyordu. İlk başta 560 milyarlık kamu zararı denildi, sonra bu rakam 160 milyara düştü. Bugün geldiğimiz noktada ise avukatların sunduğu belgeler de tek yetkilinin İBB değil. Çevre Bakanlığı, İstanbul Valiliği, MAPEG, Orman Genel Müdürlüğü gibi birçok kurumun ortak sorumluluğunun olduğunu gösterdi. Resmi yazışmalar, vali yardımcısının imzaları, bakanlık çağrıları tek tek mahkemeye sunuldu. Bence burada artık ana hikâye paramparça olmuş durumda.”  

Tutuklu yakınlarının yaşadıklarına dikkat çeken Hacaloğlu, “Burada bir trajedi var. İnsanlar aylardır tutuklu. Ahmet Güldü mesela ‘Maaşım yok, eşim gündeliğe gidiyor, 16 yaşındaki oğlum bana üniversiteyi bırakıp çalışayım mı dedi’ diye anlattı. Hasan Tahsin Sönmez kızının telefonla uyuduğunu söyledi çünkü artık onu arayamıyor. Elif Güven’in annesi konuşurken burada herkes ağladı. Biz gazeteciler burada sadece dava izlemiyoruz. İnsanların hayatlarının nasıl parçalandığına da şahitlik ediyoruz” dedi.

Medyascope ekibi Silivri’de
Medyascope ekibi Silivri’den aktardı: Cebeci dosyasında devlet kurumları neden yok?

Soruşturma sürecindeki çelişkiler

Furkan Karabay ise değerlendirmesinde soruşturma sürecindeki çelişkileri ve Murat Gülibrahimoğlu dosyasını ele aldı. Karabay, iddianamenin “örgüt şeması” anlatısının boşa düştüğünü söyledi:

“Bu hafta Cebeci dosyasında savunma yapan isimler aslında örgüt şemasındaki temel halkalardan biri olarak gösteriliyor ama gördüğümüz şey çok farklı. Mesela Volkan Ateş savcılıkta kendisine ‘itirafçı olacaktın, bizi kandırdın’ diye bağırıldığını anlattı. Yağmur Cansu Yeşilyurt’a hazır etkin pişmanlık ifadesi imzalatılmak istendiği anlatıldı. Kendisi harita mühendisi ama dosyada genel müdür diye yazılmış. Yani daha en başından dosyada çok ciddi tutarsızlıklar olduğu görülüyor.”  

Murat Gülibrahimoğlu’nun siyasi bağlantılarının dava anlatısıyla çeliştiğini belirten Karabay, “Ekrem İmamoğlu’nun örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Gülibrahimoğlu’nun hesaplarından Akit gazetesine 15 milyon lira gitmiş. Murat Kurum’un seçim kampanyasını yürüten Kalyon Medya’ya 42 milyon lira aktarılmış. AKP’li belediyelere para gitmiş. Bilal Erdoğan’ın mütevelli heyetinde olduğu vakıflara bağış yapılmış. Şimdi siz diyorsunuz ki bu kişi Ekrem İmamoğlu’nun örgüt yöneticisi. O zaman İmamoğlu’nun, ‘Ben nasıl bir örgüt lideriyim ki benim örgüt yöneticim rakibimin kampanyasına para aktarıyor?’ söylemi çok önemli” dedi.  

Cebeci dosyasında devlet kurumları neden yok?

Fırat Fıstık ise Cebeci maden sahasına ilişkin teknik süreçleri anlatarak davadaki en büyük para isnadının burada olduğunu dile getirdi:

“Cebeci Maden Sahası aslında İBB davasının tam merkezinde duran iddia. İlk başta 560 milyar liralık kamu zararı denildi, sonra rakam küçüldü küçüldü 110 milyara kadar indi. Ama hâlâ en büyük para isnadı burada. O yüzden burası çok önemli.” 

Temel sorununun, devlet kurumlarının süreçteki rolünün yok sayılması olduğunu belirten Fıstık şunları ekledi:

“Buradaki işlemler MAPEG izni olmadan yapılamaz. İstanbul Valiliği’nin oluru olmadan hafriyat taşınamaz. Belgeler gösterildi, vali yardımcısının imzası var, bakanlık imzaları var ama bütün bu kurumlar dosyanın dışında bırakılıyor. Sanki İBB tek başına karar vermiş, tek başına uygulamış gibi bir görüntü oluşturuluyor.”

Murat Gülibrahimoğlu’nun siyasi ilişkilerine dikkat çeken Fırat Fıstık “Murat Gülibrahimoğlu AKP’li isimlerle ortak iş yapmış biri. Osman Nuri Kabaktepe ile ortaklığı var. Yeni Akit’e 15 milyon lira göndermiş. Murat Kurum’un kampanya şirketine para aktardığı iddiası var. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne 53 milyon lira gitmiş. Süleyman Soylu ve Ali Yerlikaya döneminde koruma tahsis edilmiş bir iş insanından bahsediyoruz. Ama bütün bunlar soruşturulmuyor” diye konuştu.  

“İmamoğlu teknik ve belgeli savunma yapıyor”

İmamoğlu duruşmalardaki kısıtlamalara tepki
Medyascope ekibi Silivri’den aktardı: Cebeci dosyasında devlet kurumları neden yok?

Ali Deniz Çakır ise Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının “teknik ve belgeli” olduğunu söyledi:

“Ekrem İmamoğlu’nun anlatmaya çalıştığı şey şu, ‘2014’ten beri bir örgüt kurduğumu iddia ediyorsunuz. Altımda örgüt yöneticileri olduğunu söylüyorsunuz. Ama bu örgüt yöneticilerinden biri bana hakaret eden Akit’e para gönderiyor. Bu hayatın olağan akışına da, iddianamenin kendi mantığına da ters.’ Aslında İmamoğlu burada teknik bir savunma yapıyor ve bunu belgelerle ortaya koyuyor.”  

Tutukluluk süreçlerindeki adaletsizliğe değinen Çakır, “Burada ailelerin temel sorusu, ‘Neden tutuksuz yargılanmıyoruz?’ İnsanlar ‘Bütün suçlamalar düşsün, hemen beraat edelim’ demiyor. Sadece neden aylarca içeride tutulduklarını soruyorlar. Ve bu soruya net bir cevap verilmedikçe burada tansiyon her hafta daha da yükseliyor” dedi. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.