Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında “siyasal casusluk” davası Silivri’de başlıyor

İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – “Casusluk” suçlamasıyla tutuklanan ve etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için ifade veren Hüseyin Gün’ün iddiaları üzerine Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, danışman Necati Özkan hakkında açılan siyasal casusluk davası başlıyor.

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Hüseyin Gün’ün iddiaları üzerine, Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında ‘siyasal casusluk’ davası açıldı.
  • Dava, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen casusluk soruşturması kapsamında başlıyor.
  • Ön duruşma yarın Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde yapılacak.
  • Yanardağ, casusluk suçlamalarını ‘ideolojik’ ve ‘kumpas’ olarak nitelendirdi.
  • Uluslararası Af Örgütü, Yanardağ’ın serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Siyasal casusluk davası başlıyor
Siyasal casusluk davası başlıyor

4 Temmuz 2025’te “casusluk” suçlamasıyla tutuklanan ve etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için ifade veren Hüseyin Gün’ün iddiaları üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “casusluk” soruşturması kapsamında, tutuklanarak İBB Başkanlığı’ndan uzaklaştırılan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün hakkında tutuklama kararı verilmişti. Hazırlanan iddianamede, İmamoğlu, Özkan, Yanardağ ve Gün’ün “siyasal casusluk” suçundan cezalandırılması talep edilmişti. İddianame, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.

Açılan davayla ilgili ilk duruşma yarın Silivri’deki Marmara Cezaevi duruşma salonunda yapılacak. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma öncesi bir açıklama yapan Merdan Yanardağ, basın örgütlerini, kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi adına duruşmayı izlemeye davet ederken, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti heyetinin ziyareti sonrasında da şu bilgileri vermişti:

Merdan Yanardağ: “Satmayı kabul etmediğim için TELE1’e el koydular”

“Bu kumpas olarak nitelendirdiğim iddianamenin amacı TELE1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı medyadan uzaklaştırıp işsiz bırakmaktı. Bağımsız, borçsuz bir medya kuruluşu olan TELE1’e kayyum atanması basın tarihinin en önemli olaylarından biridir. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne müdahaledir. TELE1’e müdahale tüm medyayı etkiledi. Bu el koyma işleminden önce bana TELE1’i satmam için teklif geldi. TELE1’i satmayı kabul etmediğim için ardından bu davayla TELE1’e kayyum atadılar.

“Yorum ve varsayıma dayalı ideolojik bir iddianameyle suçlanıyorum”

Kayyum 144 meslektaşımızı işsiz bıraktı tazminatlarını ödemedi. Ben Türk Ceza Kanunu’nun devlet sırrını ele geçirip yabancı bir devlete, örgüte verme suçunu düzenleyen 328. maddesi ile suçlanıyorum. Ama iddianamede yabancı devlet yok, yabancı örgüt yok. Hakkımda somut ya da soyut delil yok. Yorum ve varsayıma dayalı ideolojik bir iddianameyle suçlanıyorum. Bu nedenle savunmamı ‘karşı iddianame’ olarak sunacağım. 31 Mart 2024 seçiminde Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesini sağlamakla suçlanıyorum. Biz TELE1’de 22 Haziran’da Kemal Kılıçdaroğlu ile yayın yaptık. Bir gün sonra 23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu’nu eleştiren bir yayın yaptık. Biz gazeteciyiz, eleştiririz.

“12 Eylül döneminde bile böyle bir dava örneği yok”

Bu iddianameye göre demokratik haklarını kullanmak, iktidar karşıtı olmak suç. Bu iktidar döneminde üçüncü kez tutuklandım. Önceki iki davada suçsuzluğum ortaya çıktı, mahkemeler hak ihlali kararı verdi. Yedi aydır cezaevindeyim, suçum gazetecilik yapmak. Ailemle haftada bir 10 dakika telefonla görüşebiliyorum. Bizim dışımızdaki tutuklu insanlar ise haftada 1 saat aileleriyle görüntülü görüşebiliyor. 12 Eylül döneminde bile böyle bir dava örneği görülmedi. 12 Eylül döneminde de ağır baskı vardı. Ancak hukuksuz yargılama olmadı. Ama ben bu kumpasa boyun eğmeyeceğim. Her hal ve şartta gazeteciliği, halkın haber alma hakkını, basın özgürlüğünü savunmaya devam edeceğim. Üyesi olduğum Türkiye Gazeteciler Cemiyeti her tutuklandığımda beni hiç yalnız bırakmadı. Tüm meslektaşlarımı ve basın meslek örgütlerini duruşmamı izlemeye davet ediyorum.”

Uluslararası Af Örgütü’nden çağrı

Uluslararası Af Örgütü de geçen hafta Yanardağ’ın derhal ve koşulsuz serbest bırakılması için çağrı yapmış, Türkiye’de gazetecilerin “aşırı geniş ve muğlak yasalar” kullanılarak susturulmaya çalışıldığını vurgulamıştı. Uluslararası Af Örgütü ayrıca, Yanardağ’ın gözaltına alındığı gün TELE 1’in sahibi olan şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyım olarak atanmasını ve daha sonra kanalın satışa çıkarılmasını, Türkiye’de bağımsız ve muhalif medya alanının daralmasının son örneklerinden biri olarak değerlendirmişti.

Özkan: “Paranoya iklimiyle beslenen bir hikaye”

İBB ve “siyasi casusluk” davalarından ayrı ayrı tutuklu bulunan Necati Özkan da duruşma öncesi yaptığı değerlendirmede, davayı “son yılların en hakikat dışı davalarından biri” olarak nitelendirmişti. Özkan, kamuoyuna daha önce “İBB yolsuzluk” başlığıyla servis edilen iddiaların karşılık bulmaması üzerine bu kez “casusluk” iddiasının gündeme getirildiğini belirterek, sürecin “paranoya iklimiyle beslenen yeni bir hikâye” üzerinden kurgulandığını savunmuştu. Özkan, 160 sayfalık iddianamede, yalnızca seçimlerden 12 gün önce tanıştığı ve bir kez görüştüğü bir iş insanının attığı birkaç WhatsApp mesajından “seçim manipülasyonu” iddiası çıkarılmaya çalışıldığını da vurgulamış, bunun “zorlama bir kurgu” olduğunu kaydetmişti.

Siyasal casusluk davası başlıyor
Siyasal casusluk davası başlıyor

Ne olmuştu?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı casusluk soruşturmasına dair 24 Ekim 2025’te yaptığı açıklamada, 4 Temmuz’da tutuklanan ve terörle irtibatlı olduğu iddia edilen Hüseyin Gün ile Ekrem İmamoğlu’nu ve iletişim danışmanı Necati Özkan’ı ilişkilendirdi.

Başsavcılığın açıklamasında 2019 seçimlerinde “yabancı istihbarat servisleri ile iştirak halinde seçimlerin manipüle edilmesi noktasında faaliyette bulunulduğu ve casusluk suçunun işlendiği” iddiası yer aldı.

Başsavcılık tutuklu Ekrem İmamoğlu’nun siyasal faaliyetlerini “Ekrem İmamoğlu suç örgütü” diye tanımladı. 19 Mart operasyonuyla tutuklanan İmamoğlu ve danışmanı Necati Özkan’ın casusluk suçlamasıyla ifadeleri için Çağlayan’da hazır bulundurulması istendi. İmamoğlu ve Özkan için müzekkere yazıldı.

Başsavcılık örgütün amacının “maddi menfaat elde ederek örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturmak” olduğunu iddia etti.

Ekrem İmamoğlu, İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan ve TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, Hüseyin Gün’ün etkin pişmanlıktan yararlanarak ifade vermesi sonucu “casusluk” suçlamasıyla tutuklandı.

20 yıla kadar hapis talep edildi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ için iddianame düzenlendi.

İddianamede İmamoğlu, Gün, Özkan ve Yanardağ’ın “siyasal casusluk” suçundan 15 yıldan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. İddianameye tüm isimler TCK 328. maddesiyle suçlanıyor.

Casusluk soruşturmasında iddianame hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklaması şöyle:

“Cumhuriyet Başsavcılığımız Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma sonucunda; şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ hakkında Siyasal Casusluk suçundan bugün itibarıyla kamu davası açılmıştır.”

Bilirkişi: “Veri sızıntısı İmamoğlu öncesinden”

“İBB’den veri sızıntısı oldu” iddiasıyla Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün hakkında 20’şer yıla kadar hapsi istenen davada mahkemenin atadığı bilirkişi tarafından rapor hazırlandı. Raporda söz konusu veri sızıntısının İmamoğlu öncesinde gerçekleştiği belirtildi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.