Ruşen Çakır yorumladı: “Bay Kemal”in “ahlak kavgası” ve “iktidar yürüyüşü”

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını değerlendirdi. Çakır’a göre bu video, Kılıçdaroğlu’nun partinin başına “mutlak butlan” senaryosuyla atanmaya hazır olduğunu gösteren bir çağrı.

Video özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Ruşen Çakır, Kılıçdaroğlu’nun video mesajını değerlendirerek, ‘Bay Kemal’in göreve hazır olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
  • Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini eleştirirken partinin arınması gerektiğini vurguladı.
  • Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları, CHP’nin geleceği hakkında tartışmaları artırdı.
  • Çakır, Kılıçdaroğlu’nun ‘Bay Kemal’ tanımını yeniden aktifleştirmeye çalıştığını ifade etti.
  • Kılıçdaroğlu, ahlak kavgasını tek mirası olarak gördüğünü belirtti.

Eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medyada bir video yayımladı. Videoda Kılıçdaroğlu, mevcut CHP yönetimini eleştirdi, “CHP’nin gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da” dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in daha önce grup toplantısında söylediği “Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol bağrında güller yetişsin. Toprak ol bağrında güller yetişsin” sözlerine atıfta bulunarak, “Bin kere toprak olur da bin kere çiçek açar namuslu, dürüst evlatlarının elinde ama eğilip bükülmez” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'ndan 6 ay sonra video

Kılıçdaroğlu’nun bu açıklaması, son zamanlarda “Cumhuriyet Halk Partisi’ne mutlak butlan gelir mi, gelirse Kılıçdaroğlu’na teklif gelir mi? Kılıçdaroğlu bunu kabul eder mi?” gibi tartışmalar sürerken geldi.

“Kılıçdaroğlu göreve hazır”

Ruşen Çakır’a göre Kılıçdaroğlu bu videoyla göreve hazır olduğunu söylüyor:

“Göreve hazır olduğunu nereden çıkartıyorum? Çünkü bu konuşmanın içerisindeki eleştirilerin, suçlamaların hemen hemen hepsi CHP’ye yönelik. Ve anlaşıldığı kadarıyla CHP’nin şimdiki yönetimine yönelik, iktidara yönelik hiçbir şey yok. Sürekli CHP’nin vurgusu var. ‘Emanet kirletilemez, haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz’ diyor. Bu tabii ki iktidarın, Erdoğan’ın CHP’ye yönelik eleştirileriyle çok benzeşen bir açıklama. 19 Mart operasyonlarının sürecini bir anlamda meşrulaştıran bir bakış açısı.”

Bu yayına neden “Bay Kemal”in “ahlak kavgası” ve “iktidar yürüyüşü” başlığını verdiğini anlatan Çakır, “Kemal Kılıçdaroğlu ne zamandır unutulmuş olan, adaylığı sırasında gündemde olan ‘Bay Kemal’ tanımını tekrar yürürlüğe sokmak istiyor, bir iktidar yürüyüşünden bahsediyor. O iktidar yürüyüşünü bugünkü CHP’ye atfetmiyor anlaşıldığı kadarıyla ama bir iktidar iddiası var. Ve ahlak kavgası, kendisini çocuklarına, evlatlarına bırakacağı tek mirasın verdiği ahlak kavgası olduğunu söylüyor” dedi.

Video deşifresi

“Bay Kemal”in “ahlak kavgası” ve “iktidar yürüyüşü”

Hazırlayan: Gülden Özdemir

Merhaba, iyi günler, iyi sabahlar. Aslında bu sabah biraz İran’dan ve Mahmud Ahmedinejad’dan bahsetmek istiyordum. Çünkü The New York Times çok acayip bir gazetecilik işi yaptı ve şunu haberleştirdi: İddia çok önemli; eğer savaşta ABD ve İsrail amacına ulaşabilseydi, İran rejimini devirebilseydi, başa Ahmedinejad’ı getirecekti. Çok şaşırtıcı bir şey çünkü Ahmedinejad radikal bir isim, eski cumhurbaşkanı. Bunun üzerine bir şeyler anlatmak istiyordum; genellikle keskin gözüken kişilerin aslında nasıl başka türlü olabileceğinin bir örneği olarak… Fakat gün içerisinde birden Kemal Kılıçdaroğlu’nun 3 dakika 38 saniyelik videosu düştü, sosyal medyadan paylaştı. İlginçtir, tam o sıralarda, sosyal medya paylaşımının olduğu hemen hemen aynı saatlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan grup toplantısında konuşuyordu. Gençlere daha çok hitap ediyordu ve sanki veda ediyormuş gibi bir üslubu, kelimeleri vardı. Sonra öyle olmadığını söyledi ama ilk izlenim buydu. Kılıçdaroğlu’nun videosunu izlediğinizde ise tam tersine, hiçbir şeye veda etmediğini, kaldığı yerden devam etmeye hazır olduğunu gördük.

Bu yayını yapmadan önce açıkçası düşündüm. Çünkü çok kişi, özellikle CHP’ye yakın olanlar, Kılıçdaroğlu’nun adını bile duymak istemiyor; bunun farkındayım. Daha önce yaptığım bazı yayınlara gelen tepkilerden de biliyorum. Fakat biz gazetecilerin böyle bir öznel davranma lüksü yok. Bunu görmek zorundayız çünkü galiba 6 ay sonra ilk defa kamuya açık bir şekilde konuştu Kılıçdaroğlu. Tam da Cumhuriyet Halk Partisi’ne “mutlak butlan” gelir mi gelmez mi, gelirse Kılıçdaroğlu’na teklif gelir mi, teklif gelirse Kılıçdaroğlu bunu kabul eder mi muhabbetlerinin, spekülasyonlarının yapıldığı bir zamanda. Kılıçdaroğlu o konuşmasıyla bence – ki böyle olmadığını düşünenler var – şunu söyledi: “Ben buradayım, hazırım.” Göreve hazır olduğunu söyledi. Göreve hazır olduğunu nereden çıkartıyorum? Çünkü 3 dakika 38 saniyelik bu konuşmanın içerisinde eleştiriler, serzenişler, şu, bu, suçlamaların hemen hemen hepsi CHP’ye yönelik ve anlaşıldığı kadarıyla CHP’nin şimdiki yönetimine yönelik. İktidara yönelik hiçbir şey yok diyebiliriz; sürekli CHP vurgusu var.

“Emanet kirletilemez.” diyor; CHP’yi bir emanet olarak görüyor. “Emanete kara çalınamaz.” diyor. “Hele ki bu ulu çınarın gölgesi, haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz.” Bu, tabii ki iktidarın, Erdoğan’ın CHP’ye yönelik eleştirileriyle çok benzeşen bir şey. 19 Mart operasyonları sürecini bir anlamda meşrulaştıran bir bakış açısı; tabii ki adını böyle koymuyor ama “Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da bilir.” “Arınmak” cümlesi çok önemli. Biz de zaten Medyascope‘ta haber yaparken bunu başlığa çıkardık. Burada başlığa üç şey çıkardım: “Bay Kemal”, “İktidar yürüyüşü”, “Ahlak kavgası”. Bunların hepsi bu konuşmadan alınma. Kemal Kılıçdaroğlu, ne zamandır unutulmuş olan, o adaylığı sırasında gündemde olan “Bay Kemal” tanımını tekrar yürürlüğe sokmak istiyor. Bir iktidar yürüyüşünden bahsediyor. O iktidar yürüyüşünü bugünkü CHP’ye atfetmiyor anlaşıldığı kadarıyla ama bir iktidar iddiası var. O iktidar iddiasının 2023’te nasıl bir hayal kırıklığıyla sonuçlandığını da hepimiz biliyoruz tabii.

Ve “ahlak kavgası”, kendisinin, çocuklarına, evlatlarına bırakacağı tek mirasın verdiği ahlak kavgası olduğunu söylüyor. “Evlatlarına bırakacağı tek mirası verdiği ahlak kavgası olan Bay Kemal’den hiç kimse başka bir şey söylemesini asla beklemesin.” diyor. Bir yerde de şu var: “Benden susmamı veya başka şeyler söylememi bekleyenler var.” Kim bunlar? Erdoğan değil herhalde susmasını bekleyen; Erdoğan, Bahçeli değil. Herhalde CHP yöneticileri, Özgür Özel, belki Ekrem İmamoğlu. ‘‘Beni iyi dinleyin: Kemal Kılıçdaroğlu, milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez, iftiralarınız da tehditleriniz de vız gelir.” Bu iftira ve tehditleri de herhalde iktidara atfetmiyor. Yani CHP içerisindeki bir iktidar mücadelesinin, kavganın içinde, “Ben bu kavgada varım. Bana boyun eğdiremezsiniz. Ben susmam. Ben sizin çizginizde gitmem. Gerekirse – ki gerekeceğini düşünüyor herhalde – bu partiyi sizlerden arındırırım.” diyor. Ve bekliyor. Neyi bekliyor?

Şimdi normal şartlarda nedir? Parti içerisinde “İşler iyi gitmiyor, parti yönetilmiyor, şu oluyor bu oluyor” deyip neyi beklersiniz? Bir sonraki kurultayı beklersiniz, aday olursunuz. Kemal Kılıçdaroğlu 78 yaşında ve tekrar CHP’nin başına geçmek istiyor; bu çok açık. Ama bunu gidilecek bir kurultayda yapmayı düşünmüyor. Mesela en son yapılan olağanüstü kurultaya aday olmadı, böyle bir şeyin lafı bile edilmedi. Ama başkan olmayı bekliyor. Şu anda herhalde CHP’de delegelerde, parti üyelerinde bir anket yapılsa Kılıçdaroğlu’nun oranı hayli düşük çıkar. Mesela bu videoyu partili milletvekillerinden en son benim bildiğim 17 kişi paylaşmıştı sosyal medyada. Başlangıçta böyle değildi; Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’e kaybettiği kurultayda çok daha güçlü bir delege ve milletvekili desteğine sahipti. Bunlar, o süreçten sonra, özellikle de 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin kazandığı büyük başarıdan sonra önemli ölçüde azalmıştı ama bütün bunlara rağmen Kemal Kılıçdaroğlu talip. Ama nasıl talip? Mahkeme yoluyla oraya getirilmeye talip, bunu ben böyle görüyorum. Buna iftira diyebilir mi? Sanmıyorum.

Zaten mesela İstanbul’da atanan kayyum ve yanındakilerle beraber çektirdiği fotoğraflar, gittiği yerlerde buluştuğu insanlar vesaire; Kılıçdaroğlu burada bir pozisyon alıyor. Bu pozisyon, sonuçta iktidarın kafasındaki “mutlak butlan” senaryolarında çok önemli. Yani burada bir hukuk falan söz konusu değil; Erdoğan’ın siyasi bir hesabı olacak; mutlak butlan olsun mu olmasın mı, olursa ne olur, olmazsa ne olur? Şimdi şu soru artık cevabını buldu: ‘‘Eğer mahkeme Kılıçdaroğlu’nu bir önceki genel başkan olarak partinin başına atarsa Kılıçdaroğlu ne der?’’ sorusunun cevabı hazır, o hazır bekliyor. Ama Kılıçdaroğlu’nun bekliyor olması, Erdoğan’ın bunu yapacağı anlamına gelmiyor. Bir cevabı almış durumda ama pekâlâ başka nedenlerle bundan uzak durabilir. Fakat Kılıçdaroğlu’nun tam da böyle bir zamanda bu açıklamayı yapmış olması insanlara şunu düşündürüyor: “Herhâlde mutlak butlan denen olay olacak ki konuşuyor.”

Eğer bu konuşmanın ardından bir de mutlak butlan çıkmazsa, artık Kılıçdaroğlu ne der, ne yapar bilmiyorum. Şunu biliyoruz yalnız; eğer bir şekilde partinin şimdiki yönetimi CHP’den ciddi bir şekilde dışlanırsa yeni bir parti kurabilir ve bu partinin bir şansı olabilir. Ama öte yandan Kılıçdaroğlu ve destekçileri CHP’den çıkıp başka bir parti kurmak isterlerse, herhâlde gelecekleri en fazla Muharrem İnce’nin Memleket Partisi’nin başına gelen, en iyi ihtimalle o olur. Evet, Kılıçdaroğlu dedi ki: “Ben buradayım, kimseden korkmuyorum, iktidar yürüyüşünde ahlak kavgamı sürdürüyorum, rehberim de vicdanımdır.” dedi. Bakalım Erdoğan bu çıkışa karşılık mutlak butlan konusunda ne karara varacak?

Şimdi bir videoya bakalım, buradaki kişi de, evet tanıdınız değil mi? Kaç yaşında? 89 yaşında. Şu anda Montreal’de, Kanada’da, Leonard Cohen’in — bir yayını da ona ithaf etmiştim, biliyorsunuz — büyük dev duvar resmini gören bir yerde onun bir şarkısı ile dans eden bir adam, arkada Cohen’i görüyorsunuz. Ona saygısını gösteriyor. Bu kişi kim? Anthony Hopkins. Anthony Hopkins Amerika’daki filmleriyle ünlendiği için onu Amerikalı sananlar olabilir ama kendisi Galli. Bir tiyatrocu aslen, çekirdekten bir tiyatrocu. Laurence Olivier tarafından keşfedilip İngiltere’de önemli oyunlarda oynamış fakat sonra sinemaya bir girmiş ki… Biraz geç giriyor aslında, 40’lı yaşlarında giriyor ve iki kere Oscar almış. Bunlardan birisi, en meşhur filmi denebilir; ‘‘Kuzuların Sessizliği’’, biliyorsunuz. Orada Hannibal Lecter rolündeydi Anthony Hopkins, Jodie Foster ile oynadıkları film. Bunu 1991’de çekmiş. 2020’de, yani şunun şurasında 6 yıl önce, yani 83 yaşında oynadığı ‘‘Baba’’ diye bir film var. Florian Zeller’ın yönettiği bir oyun uyarlaması ve demans geçiren bir babanın öyküsü. Burada da yine Oscar almış ve galiba dünya Oscar tarihinde bunu kazanan en yaşlı erkek oyuncu oldu, 2020 yılında 83 yaşında.

Çok filmi var, akıllarda kalan çok filmi var. Mesela eskilerde kalan ‘‘Uzaktaki Köprü’’ var, o bir edebiyat uyarlaması. ‘‘Fil Adam’’ var, 1980’de çekilmiş bir film; çok çarpıcı, ürkütücü bir filmdi ama çok güzel bir filmdi. ‘‘Amistad’’, evet, bu da Steven Spielberg’in bir filmi, çok büyük bir kadro ile beraber. Bu ‘‘Nixon’’ı arada geçelim. Yakınlarda çekilen  ‘‘İki Papa’’, evet, ‘‘İki Papa’’ gerçek hayattan uyarlanmış hesapta, öyle diyorlar. Bu da çok çarpıcı, 2019’da çekilmiş bir film. Anthony Hopkins’i ben takip ediyorum sosyal medyada. Demin gördüğümüz video gibi böyle küçük videolar yapıyor ve bayağı yaşlı artık ama hâlâ dimdik ayakta, iyice zayıflamış ama esprili, esprisini asla bırakmayan birisi. Çok büyük bir oyuncu. Onunla çalışan yönetmenler hep onun etkisi altında kalmış. Böyle filmlerdeki oynama teknikleri çok profesyonel, çok profesyonel; yani çekirdekten, tiyatrodan gelmiş bir isim olarak. Şu hâliyle hâlâ film çekebilecek durumda ve biz onu hem Hannibal Lecter olarak, tabii o ürkütücü Hannibal Lecter olarak da hatırlıyoruz ama hep bu gülümseyen hâliyle de biliyoruz. Anthony Hopkins’e daha uzun ömürler diliyorum. Yaşlanmanın o kadar da kötü bir şey olmadığı örneğini bize gösterdiği için kendisine ayrıca teşekkür ediyorum. Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.