İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konuğu olan Jerusalem Center ABD Temsilcisi Ceng Sağnıç, çözüm sürecinin yalnızca Türkiye’de değil Irak, Suriye ve İran’daki Kürt siyaseti üzerinde de etkileri olacağını söyledi. Sağnıç, “Barış süreci Kürt siyasetindeki aktörleri değiştirir” dedi.
Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Ceng Sağnıç, Türkiye’deki çözüm sürecinin Kürt siyasetini etkileyeceğini söyledi.
- Kürt milliyetçiliği, Birinci Dünya Savaşı sonrası haksızlıkları telafi etme üzerine kuruldu.
- Sağınç, silahlı mücadelenin etkinliğinin azaldığını, barış sürecine uyumun arttığını belirtti.
- Çözüm süreci, Kürt siyasetindeki aktörlerin ve kadroların değişmesine yol açacak.
- Sağınç, Kürt meselesinin çözümünün sadece silahsızlanma sürecinin ardından gündeme geleceğini vurguladı.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konuğu olan Jerusalem Center ABD Temsilcisi Ceng Sağnıç, Türkiye’de devam eden çözüm sürecinin bölgesel yansımalarını değerlendirdi.
Sağnıç, çözüm sürecinin başarısı durumunda Kürtler ve Kürt milliyetçileri üzerinde olası etkilerini yorumladığı yayında, silahsızlanma sürecinin yalnızca PKK ile Türkiye arasındaki çatışmayı sona erdirmeyi değil, Kürt siyasetinin yapısını da dönüştüreceğini söyledi.
“Kürt milliyetçiliği yüz yıl önce kaybettiklerini telafi etme üzerine kuruldu”
Sağnıç, Kürt milliyetçiliğinin Birinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan ulus devlet düzeniyle birlikte şekillendiğini belirterek, hareketin uzun yıllardır “100 yıl önce yaşadığı haksızlığı telafi etme” düşüncesi etrafında geliştiğini söyledi.
Buna karşın Kürt siyasetinin pratikte daha gerçekçi davrandığını belirten Sağnıç, dört ülkedeki Kürt siyasi aktörlerinin ideolojik söylemlerinden çok mevcut koşullara göre hareket ettiklerini ifade etti. Bugün Türkiye’de yürütülen çözüm sürecinin de bu pragmatik yaklaşımın bir örneği olduğunu söyledi.
Silahlı mücadelenin sınırına gelindi
Çakır’ın PKK’nin ideolojik dönüşümüne ilişkin sorusunu yanıtlayan Sağnıç, Kürt hareketlerinin zaman içinde daha pragmatik bir çizgiye yöneldiğini söyledi.
Silahlı mücadelenin artık eskisi gibi siyasi sonuç üretmediğini belirten Sağnıç, Kürt toplumunun mobilizasyon kapasitesinin büyük ölçüde tamamlandığını, bu nedenle barış ve silahsızlanma sürecine güçlü bir uyum ortaya çıktığını dile getirdi.
Sağnıç, silahlı mücadelenin yerini yeniden doldurabilecek başka bir aktörün ortaya çıkmasının da mümkün görünmediğini ifade etti.

“Barış süreci Kürt siyasetindeki aktörleri değiştirir”
Sağnıç, çözüm sürecinin en önemli sonuçlarından birinin Kürt siyasetindeki kadroların değişmesi olacağını söyledi.
Bugüne kadar siyasetin ön koşulunun “direnebilmek” ve “savaşabilmek” olduğunu belirten Sağnıç, çatışma ortamının sona ermesiyle daha eğitimli ve dünyayla entegre isimlerin siyasette öne çıkabileceğini savundu.
“Bugün eğer Türkiye’deki Kürt meselesinin siyasi aktörleri en çok direnebilen, en çok savaşabilen, en cesurlar olmaya devam ederlerse, Kürt toplumunun içerisinden çıkacak en zekiler, en başarılılar siyaset dışı kalmaya mecbur kalırlar” diyen Sağnıç, bunun gelecekte değişebileceğini söyledi.
Irak Kürdistanı’nda yeni denge beklentisi
Programda Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi gelişmeler de ele alındı.
Sağnıç, Türkiye ile PKK arasındaki çatışmanın sona ermesinin Erbil ile Süleymaniye arasındaki ilişkileri de olumlu etkileyebileceğini belirtti. KYB’nin son yıllarda Ankara ile ilişkileri yeniden geliştirmek için yoğun çaba gösterdiğini söyleyen Sağnıç, KDP ve KYB’nin Türkiye ile ilişkiler konusunda benzer beklentiler taşıdığını ifade etti.
İsrail ve İran tartışması
Programda çözüm sürecine yönelik olası dış müdahaleler de gündeme geldi.
Sağnıç, Türkiye ile İsrail arasında gerçek bir jeopolitik gerilim bulunduğunu ancak İsrail’in PKK üzerinden doğrudan belirleyici bir rol üstlendiğini söylemenin doğru olmayacağını ifade etti.
Buna karşılık İran’ın Kürt siyaseti üzerindeki etkisinin daha yakından izlenmesi gerektiğini belirten Sağnıç, iç siyasi dinamiklerin de dış müdahaleler kadar önemli olduğuna dikkat çekti.
“İktidarda Trump olmasaydı, Türkiye bu süreci başlatır mıydı?”
ABD’nin rolünü de değerlendiren Sağnıç, Donald Trump yönetiminin Ortadoğu politikasının sürecin başlamasında etkili olduğunu savundu.
Sağnıç, “Trump hükümetinin olmadığı bir evrende Türkiye’nin PKK ile bir süreç başlatacağını düşünmüyorum” dedi.
ABD’nin son dönemde Türkiye, Irak ve Suriye dosyalarını birlikte ele aldığını belirten Sağnıç, Washington’ın güçlü merkezi devletleri destekleyen yaklaşımının Ankara’nın politikalarıyla örtüştüğünü ifade etti.
“Kürt meselesinin çözümü ancak bu sürecin sonundan itibaren konuşulmaya başlanabilir”
Programın sonunda değerlendirmelerini özetleyen Sağnıç, silahsızlanma sürecinin Kürt sorununun tamamen çözüldüğü anlamına gelmeyeceğini söyledi.
“Kürt meselesinin çözümü ancak bu sürecin sonundan itibaren konuşulmaya başlanabilir” diyen Sağnıç, Türkiye’deki Kürt siyasetinin Irak, Suriye ve İran’daki Kürt siyasetinden farklı bir kulvarda ilerlemesinin doğal karşılanması gerektiğini belirtti.







