Dünya Alem (47) – Selçuk Özdağ: “Türkiye ruhen tek partili hayata evriliyor”

İSTANBUL (Medyascope) – İstinaf mahkemesinden çıkan mutlak butlan kararı sonrası CHP binasının kolluk gücü zoruyla tahliye edilmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu dönemi iddiaları, siyasetin merkezine bomba gibi düştü. Bir gece önce kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin yeniden açılması ise yürütmenin karar alma mekanizmasındaki öngörülemezliği gözler önüne serdi. Dünya Alem’in bu bölümünde İslam Özkan’ın konuğu olan Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, yaşanan bu iki büyük krizi değerlendirdi.

Türkiye siyasi tarihinin en kritik günlerinden biri yaşanırken, yargı kararları ile siyasi meşruiyet krizi bu kez ana muhalefet partisi CHP’nin Genel Merkezi önünde polisin sert müdahalesi ile ete kemiğe büründü. Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ mutlak butlan kararı ardından CHP binasında yaşananları ve  İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kapatılıp yeniden açılmasını değerlendirdi.

“Bilgi Üniversitesi garabeti, Cumhurbaşkanlığı sisteminin iflasıdır”

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin bir gecede kapatılıp ertesi gün yeniden açılmasını mevcut sistemin kurumsal ciddiyetten uzaklaşmasının bir neticesi olarak yorumlayan Özdağ, “Sayın Cumhurbaşkanı bir gece kararnameyle rektörlük şartını kaldırıyor, birini atıyor, ertesi gün şartı geri getiriyor. Bir rektör atamayı unutup altı ay sonra atadıkları örnekler var. ‘Bürokratik hantallık bitecek’ denilerek getirilen bu tek aklın yönettiği sistem, dünyada sadece Türkiye’de uygulanmaktadır. Bu ucube sistem, bugün yaşadığımız her ekonomik ve hukuki sıkıntının anasıdır; babası da Sayın Erdoğan’ın yönetme tarzıdır” diye konuştu.

“CHP kararı, yargının YSK üzerinde yetki gaspıdır”

Özgür Özel’in kazandığı kongreye yönelik istinaf mahkemesinden çıkan “mutlak butlan” kararına ve polisin genel merkezi abluka altına almasına ilişkin Özdağ, seçim hukuku hiyerarşisine dikkat çekti. Siyasi partilerin kongrelerinde delegelere kahve, çanta gibi sembolik hediyeler dağıtılmasının hukukun değil, siyasi etiğin konusu olduğunu belirten Özdağ, şu tespiti yaptı:

“Partilerin kongrelerine ilçe, il ve nihai olarak Yüksek Seçim Kurulu (YSK) karar verir. YSK bu kongreyi onaylamıştı. Eğer adliye mahkemeleri kendisini YSK’nın üzerinde görerek kongre iptal etmeye kalkarsa, yarın bir cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettiklerinde de yargıyı devreye sokabilirler. Bu karar hukuki değil, YSK’nın anayasal yetkilerinin gasp edilmesidir. Karşımızda korkan ya da talimat alan bir yargı var.”

Türkiye’nin demokratikleşme serüvenini bir “don lastiğine” benzeten Özdağ, “Çekiyorsunuz, ‘hukukun üstünlüğüne evriliyoruz’ dediğimiz bir iklimdeyken, bir bakıyoruz lastiği bırakıyorlar, hoop eski haline dönüvermiş! Tekrar fakirleşmişiz, tekrar demokrasi rafa kaldırılmış” dedi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.