Ercüment Akdeniz’e HDK davasında beraat kararı

İSTANBUL (Furkan Karabay) – HDK soruşturmasında tutuklanan gazeteci Ercüment Akdeniz’in “örgüt üyeliği”nden yargılandığı davada karar duruşması görüldü. Ercüment Akdeniz beraat etti.

Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • HDK soruşturmasında tutuklanan Ercüment Akdeniz, “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılanıyordu.
  • Mahkeme, Akdeniz’in beraatine karar verdi, mütalaada ceza talep edilmişti.
  • Ercüment Akdeniz, HDK’nın suç olarak görülmediğini vurguladı ve barışçıl çözümden yana olduğunu belirtti.
  • Avukatlar, müvekkillerinin suçlamalarına karşı delil olmadığını ifade etti.
  • HDK soruşturması kapsamında toplamda 50 kişi gözaltına alınmıştı.

HDK davası: Ercüment Akdeniz beraat etti

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) soruşturması kapsamında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla 243 gün hapsedilen gazeteci Ercüment Akdeniz, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.

10 Şubat’taki üçüncü duruşmada, Akdeniz’in yurtdışı çıkış yasağının devamına karar veren mahkeme, esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyayı savcılığa göndermişti. Savcılık celse arasında mütalaasını sundu. Mütalaada, Akdeniz’in “örgüt üyeliği”nden cezalandırılması talep edildi.

Duruşmada, Ercüment Akdeniz ve avukatları, basın meslek örgütleriyle gazeteciler hazır bulundu.

“İddia makamı yeni bir suç üretmiştir”

Ercüment Akdeniz, esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulundu. “Çok tuhaf bir yargılamayla karşı karşıyayım” diyen Akdeniz, devletin en üst katında dahi HDK’nın bir suç olarak görülmediğine dikkat çekti.

HDK’nın örgüt olduğuna dair Yargıtay kararı olmadığını söyleyen Akdeniz, “Ayrıca ben HDK’da yokum, burada bir görevim de yok. Ben Kürt sorunun barışçıl çözümünün yanındayım. Barış çabalarının kriminalize edilmesini doğru bulmuyorum” dedi.

“Bu yargılama Emek Partisi yargılamasına dönüştü” diyen Akdeniz, “İddia makamı yeni bir suç üretmiştir. Bu mütalaaya baktığınız zaman her Emek Partisi faaliyetini, yani Emek Partisi’nin her faaliyetini HDK’nın faaliyeti gibi saymış. Öyle yargılama olur mu? Olmaz. Kanaatimce olmaz” diye belirtti.

Akdeniz devamında şunları söyledi:

“Suçlamaların ne kadar yersiz, ne kadar isabetsiz olduğunu bence mütalaa metni de biliyor. Bu ruh hissedebiliyor. Bu yüzden torbanın içine Gezi’den de bir şeyler kalsın, mahkeme heyeti üzerinde bir algı oluşturalım diye düşünüldü. Bir de Gezi döneminde o alanda bir televizyona yönelik orada da gazetecilik kapsamında bulunuyordum. Gazetecilik suç değildir. Bunu her yerde dile getiriyorum, dile getiriyoruz.

Benim bir siyasi partide başkanlık yapmış olmam mı suç, benim gazeteci olmam mı suç? Bunu düşünüyorum herhalde. Yani toplumun önünde bir siyasi parti başkanlığı yapmış bir gazeteci insan, böyle asılsız, mesnetsiz suçlamalarla ceza alırsa insanlar siyasetten soğuyacak, belki siyasette daha ileri gitmeyecek, başkan olamayacak. İletişim fakültesindeki genç arkadaşlarımız gazetecilik yapmaktan korkacak. Bu ülkenin demokrasisi için ciddi bir durumdur. Hepimizin çocukları için hukukun üstün olduğu bir düzende yaşamak gerekiyor.”

Akdeniz’in avukatlarından Umut Akdeniz ve Özgür Urfa, müvekkillerinin iddiaya konu HDK’da herhangi bir hiyerarşik bağının bulunmadığına dikkat çekti. Avukat Urfa, “Olmayan bir iddianın olmadığını ispatlamaya çalışıyoruz” dedi.

Avukat Özcan Karakoç ise mütalaanın varsayım ve kurguya dayalı olduğunu, ortada örgüt olduğuna dair bir delil dahi bulunmadığını söyledi.

Ardından karar açıklandı. Ercüment Akdeniz beraat etti.

Ne olmuştu?

İstanbul başsavcılığı tarafından yürütülen HDK soruşturması kapsamında 50 kişi 18 Şubat 2025’te gözaltına alınmıştı.

DBP, DEM Parti, Devrimci Parti, EMEP, ESP, HDK, SYKP, Yeşil Sol Parti üyesi çok sayıda kişi Vatan Emniyet’e götürülmüştü.

21 Şubat’ta Çağlayan Adliyesi’ne getirilen Atila Özdoğan, Ece Yıldız Karabacak, Özlem Feza Sezer Bayram, Yakup Kadri Karabacak, Aynur Cengiz, Ayşe Bengi Çelik, Dilek Posl, Erkin Barın Göylüler, Kardelen Taş, Melek Kızılcaok, Şengül Erdoğan, Elif Akgül, İlknur Melengeç, Mehmet Saltoğlu, Ayşe Panuş, Ercüment Akdeniz, İbrahim Halit Elçi, Tarık Yıldız, Zeyfu Fakir, Alya Akkuş, Esengül Demir, Melih Kayhan Pala, Osman Zorba, Pınar Aydınlar, Saime Oğuzhan, Sema Barbaros Durmuş, Semiha Şahin, Ahmet Saymadi, Berfin Azdal ve Emrecan Bayram tutuklanmıştı.

Savcılık, Akdeniz ve gözaltına alınan diğer kişilerin “HDK yapılanması içinde İstanbul’da faaliyet gösterdiğini” iddia etmişti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ercüment Akdeniz ve Yıldız Tar hakkında hazırlanan iddianamede, “silahlı örgüt üyeliği” suçundan cezalandırılmaları istenmişti.

Akdeniz ve Tar’ın, basın açıklamaları ve gösteri yürüyüşlerini haberleştirmeye ilişkin yaptıkları telefon görüşmeleri, iddianamede delil niteliğinde sunulmuştu.

Ercüment Akdeniz’e isnat edilen suçlar arasında, 29 Haziran 2013 günü Gezi Parkı eylemine katılması, 24 Nisan 2011’de Fatih’teki Demokratik Çözüm Çadırının bulunduğu alana gitmesi, “Ana dilde eğitim, siyasi ve askeri operasyonlar durdurulsun, tüm siyasi tutsaklar serbest bırakılsın, yüzde 10 seçim barajı indirilsin (Demokratik Özerklik ve Demokratik Cumhuriyet imzalı)” pankart açtığı iddiaları vardı.

Suçlamayla ilgili Akdeniz ifadesinde, “Bana gösterilen fotoğraflarda işaretlenen şahıs benim. Yine şunu hatırlatmak isterim ki bahsi geçen dönemde emniyet ve yargı organlarında çok sayıda FETÖ/PDY elemanı bulunduğu için bu tespitlerin fotomontaj olma ihtimalinden şüpheleniyorum. Bana gösterdiğiniz ikinci fotoğraf Gezi eylemleri başlamadan önce barışçıl eylem hakkımızı kullanıp sanat çevreleriyle Gezi Parkı’na gittiğimiz ve basın açıklamasından sonra meydandan dağıldığımız güne aittir” demişti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.