İSTANBUL (Medyascope) – Bilgehan Uçak’ın romanı “Biraz Ses Olsun” Yunan okurlarla buluştu. Etkinliğin açılışını eski Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopoulos yaptı.

Bilgehan Uçak’ın, Tsoukatos Yayınları tarafından yayımlanan “Biraz Ses Olsun” romanı, Atina’daki IANOS Kitabevi’nde okurlarla buluştu. Etkinliğin açılışını eski Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopoulos yaptı.
“Kültür, halklar arasındaki iletişimin en güçlü köprüleri”
Etkinliğin açılışı, eski Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopoulos ile Atina Belediyesi Spor, Kültür ve Gençlik Kurumu Başkanı Roxani Bei’nin selamlama konuşmalarıyla yapıldı. Avramopoulos ve Bei, Yunanistan ile Türkiye arasındaki kültürel etkileşimin ve diyalogun önemine vurgu yaptı.
Avramopoulos şunları söyledi:
“Bugünkü tanıtım, sıradan bir kitap lansmanının sınırlarını aşmaktadır. Bir ülkeden diğerine yolculuk eden her kitap, yalnızca kelimeleri değil; fikirleri, anıları, yaşanmış deneyimleri ve kültürü de beraberinde taşır. Kültür, halklar arasındaki iletişimin en güçlü köprülerinden biri olmaya devam etmektedir. Bu kitap, sessizliklere ışık tutan ve bizi durup birbirimizi dinlemeye davet eden bir yolculuktur. Evrenseldir.”
Biraz Ses Olsun hakkında neler söylendi?
Bilgehan Uçak, bir diğer kitabı Kazancakis’e gönderme yaptı, “Zorba’nın son bölümlerinde, kitaba adını veren başkahramanın sözleri ne Türklere, ne Yunanlara ne de herhangi bir halka aittir. Tam da hiçbir gruba ait olmadıkları için insanın yalnızlığına seslenir ve evrensel bir nitelik kazanırlar. Biraz Ses Olsun’da da aynı yalnızlık çığlıklarını bulacaksınız” dedi.
Yunanistan’ın yaşayan en büyük ressamlarından George Rorris’in bir tablosu da kitapta yer alıyor. Rorris, ilk cümlelerden itibaren kitaptan etkilendiğini söyledi:
“İlk 60 sayfa içinde kitabı elimden bırakmam mümkün olmadı. Günlük yaşamın izlerini güçlü bir şekilde taşıyan, beni şaşırtan bir sadelik ve bilgelik vardı. Resmimin bu hikâyeye bir yüz kazandırabilmiş olmasından dolayı gerçekten çok mutlu oldum.”
Polisiye yazarı Dimitris Mamaloukas ise şu değerlendirmede bulundu:
“Hoş ve etkileyici bir sürpriz. Büyüleyici ve atmosferi güçlü bir eser. Bilgehan, kitabında, Nurhan, Fatoş ve Müjde karakterlerini sevgi, gündelik iç çatışmalar ve yalnızlık üzerinden ustalıkla şekillendiriyor. Kitabı okurken, iki halkın birbirine aslında ne kadar benzediğini daha iyi anlıyorsunuz.”
Etkinlikte, Finans ve Enerji Ekonomisi Profesörü Kostas Andriosopoulos ile Pire Üniversitesi Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Profesörü Konstantina Botsiou da yer aldı. Kitaptan seçilen bölümler ise psikoterapist Filippos Papazis tarafından seslendirildi.
Biraz Ses Olsun’un konusu nedir?
Biraz Ses Olsun, bir ömür aynı çatı altında yaşayan ancak birbirlerini gerçek anlamda hiç anlayamamış insanların Bilgehan Uçak, bu romanda bağlılığı, aidiyeti ve kalabalıklar içindeki yalnızlığı ele alıyor.
Bilgehan Uçak, Biraz Ses Olsun’da aynı çatıyı paylaşmalarına rağmen birbirine ulaşamayan, görünmez duvarların ardına saklanmış bir ailenin hikâyesini anlatıyor. Roman, yanlış bir hayata mahkûm olmanın getirdiği ağır kederle, hem kendini hem de çevresini yalnızlaştırarak baş etmeye çalışan Nurhan Bey’in ve ailesinin üç kuşağa yayılan hikâyesini odak noktasına alıyor.
Aile, aidiyet ve bağlılık gibi köklü kavramları sorgularken, ev içindeki o ağır ve tanıdık sessizliğin altı çiziliyor. İletişimsizlikle, bakmadan ve konuşmadan geçen yıllarla tükenen bir ömrü “iki dağın iki hoyrat suyu gibi senelerce akıp duran” evlilikler üzerinden anlatan Biraz Ses Olsun, yalnızlığı avutmak için televizyon sesine sığınan modern insanın ve taşra trajedisinin edebi bir dökümünü sunuyor.








