İSTANBUL (Medyascope) – Açık Oturum‘un bu bölümünde CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, CHP önceki dönem Parti Meclisi Üyesi Seniye Nazik Işık ve BAYETAV Akademik Çalışmalar Koordinatörü Serkan Turgut, İzmir’de seçilmiş il başkanı Çağatay Güç yerine eski Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü’yü atanmasının ardından yaşananları Göksel Göksu’ya değerlendirdi.
Seçilmiş CHP yönetimi tarafından İzmir İl Başkanlığı’na yapılan atama büyük yankı uyandırdı. Ortaya atılan il başkanı pazarlığı iddiasında ismi geçen Seniye Nazik Işık, bu konudan haberinin olmadığını ve kendisiyle kimsenin il başkanlığı için görüşmediğini söyledi. CHP’deki krizin parti açısından yıpratıcı olduğunu vurgulayan Işık, “İktidar hazırlığına giden bir partinin kendi bağırsaklarıyla ilgili konuşmaların bu kadar arttığı bir dönem tehlikeli bir dönem” dedi ve Utku Gümrükçü’nün il binasına girdikten sonra kullandığı “harekat”, “kan dökmeden aldık”, “teslim aldık” gibi ifadeleri eleştirdi.
Parti içindeki ayrışma ile ilgili değerlendirme yapan Nazik Işık, tavrının açık olduğunu belirterek Özgür Özel’e destek verdiğini söyledi. Işık, “Ben Özgür Özel’in yanındayım. Çünkü kurultayda ortaya çıkan iradenin ve üyelerin tercihinin arkasındayım” dedi:
“İzmir’in Özgür Özel’e ilgisini, 27 Mayıs’ta İzmir’e ziyarete gelişinde bağrına basarak gösterdiğini düşünüyorum. Tabi ki her yapının içerisinde küçük oranda farklı gruplar olabilir. Kitle partilerinin içerisinde tek bir yapı olmaz. CHP’de de öyledir. O nedenle bazı küçük grupların bunun dışında kalabileceğini, ana akımın CHP açısından Özgür Özel’le yürüyeceğini düşünüyorum. Şehrin de özgür özele hazır olduğunu düşünüyorum.”
Parti içinde yaşanan gerilimin CHP’ye zarar verdiğini vurgulayan Işık, seçilmiş yönetimin görevini sürdürmesi gerektiğini söyledi. Işık, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP tarihinde önemli bir yere sahip olmasına karşın bugün yaşanan tartışmaların eski genel başkanın siyasi mirasına zarar verdiği görüşünde olduğunu söyledi ve mevcut koşullarda tartışmanın kişiler üzerinden değil, partinin geleceği üzerinden yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
“İzmir halkı örgütümüzün yanında”
Yüksel Taşkın ise İzmir’de CHP örgütünün de seçmenin de seçilmiş yönetimin yanında durduğunu savundu. Taşkın, “İzmir halkı ve örgütümüz bizim yanımızda. İnsanlar bize mücadeleyi bırakmayın, tek umudumuz sizsiniz diyor” diye konuştu.
İzmir’deki desteğin yalnızca parti içi bir mesele olmadığını ifade eden Taşkın, “İzmir halkı sandığın olmadığı yerde milli egemenlik olmayacağını, milli egemenlik olmadığı yerde de cumhuriyet olmayacağını görüyor” dedi.

“Seçilmişlerin alanı giderek daraltılıyor”
Yüksel Taşkın, Türkiye’de son yıllarda seçilmiş siyasetçilerin hareket alanının giderek daraltıldığını savundu. Yerel yönetimlerden siyasi partilere kadar birçok alanda seçilmişlerin yetkilerinin tartışmaya açıldığını belirten Taşkın, içinden geçilen süreci yalnızca CHP’nin değil Türkiye demokrasisinin meselesi olarak niteledi.
Taşkın, “Seçilmişlerin alanının sürekli daraltıldığı, atanmışların ve yargı kararlarının siyasetin yerine geçtiği bir dönemden geçiyoruz” dedi. İzmir’de ortaya çıkan tepkinin de yalnızca parti içi bir dayanışma olmadığını ifade eden Taşkın, “İzmir halkı sandığın olmadığı yerde milli egemenliğin olmayacağını görüyor. Bu nedenle seçilmiş iradeye sahip çıkıyor” diye konuştu.
CHP tabanındaki enerjiye bakarak Türkiye’deki değişim ihtimali değerlendirilebilir mi?
Yüksel Taşkın’ın dikkat çektiği “seçilmiş irade–atanmış irade”, “demokratik meşruiyet” ve “Özgür Özel’in tabandaki desteği” ile ilgili tespitlere BAYETAV Akademik Çalışmalar Koordinatörü Serkan Turgut da destek verdi. Turgut, CHP’nin kendi iç enerjisi ile Türkiye genelindeki iktidar değişimi beklentisi arasındaki makas farkını vurguladı:
“CHP kitlesinde büyük bir enerji olsa bile, Özgür Özel’in etrafında kümelenme güçlü olsa bile bu iktidarın değişebileceği anlamına gelmiyor. Bunun en azından farkında olmamız gerekiyor. Çünkü diğer partilerden de oy alınabilmesi gerekiyor. Bugün geldiğimiz noktada insanların yüzde 43’ü iktidar değişse bile yaşamında köklü bir değişiklik olmayacağını düşünüyor. Yüzde 62’si siyasi haberleri izledikten sonra kendisini kötü hissettiğini söylüyor. Yüzde 50’ye yakını görüşlerini ifade etmekten çekindiğini belirtiyor. Yargıya güven yok, medyaya güven yok. İnsanlar kendi yaşamları üzerinde etkili olabileceklerine dair inançlarını kaybediyor. Dolayısıyla sadece CHP tabanındaki enerjiye bakarak Türkiye’deki değişim ihtimalini değerlendirmek eksik olur.”
Türkiye’de seçmen davranışının yalnızca muhalefetin kendi tabanındaki motivasyonla açıklanamayacağına dikkat çeken Turgut, artan umutsuzluk ve siyasete güvensizlik duygusunun muhalefet açısından önemli bir sorun alanı oluşturduğunu vurguladı.
BAYETAV araştırması: Kılıçdaroğlu’na destek düşük
BAYETAV’ın mayıs sonundaki araştırmasına göre, İzmirlilerin yüzde 77’si Kılıçdaroğlu’nu istemiyor. Bu verileri Özel’in mutlak butlan kararı sonrasında İzmir’de düzenlediği son mitingdeki gözlemleriyle birleştirerek değerlendiren Serkan Turgut, CHP seçmeninin büyük ölçüde Özgür Özel liderliğinde devam edilmesinden yana olduğunu gösterdiğini söyledi. Turgut, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlığına destek verenlerin sayısının İzmir’de oldukça sınırlı kaldığını ifade etti.
“Umut insanların olduğu yerde bitmez”
Serkan Turgut’un tespitlerini karamsar bulan Seniye Nazik Işık ise “Ben umudun insanların olduğu yerde hiç bitmediğine inanırım. İnsanların katılımdan, demokrasiden ve değişimden vazgeçmediklerini görüyorum” dedi ve Türkiye’nin geçmişte daha zor dönemleri aştığına dikkat çekti.








