ANKARA (Medyascope) – CHP kurultayının ceza davasında, İBB davasında itirafçı olan Adem Soytekin tanık olarak dinlendi. Delegelere KİPTAŞ’tan daire verildiği iddiasını gündeme getiren Soytekin, dairelerin parasıyla satıldığını ve ne amaçla satıldığını bilmediğini söyledi. Adem Soytekin kendi itirafçı ifadesini de yalanladı. Avukat Çağlar Çağlayan satış tarihi ile kurultay tarihi arasındaki süreye dikkat çekerek “2021 Aralık ayında yapılmış satışların, 2023 Eylül ayında belirlenen delegelere verilmiş olmasını sağlayan kişi peygamberliğini ilan eder” dedi.
Medyascope muhabiri Furkan Karabay habere katkıda bulundu.
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- CHP’nin kurultay davasında tanık Adem Soytekin, KİPTAŞ dairelerinin CHP delegelerinin oyunu etkilemek amacıyla kullanıldığını iddia etti.
- Mahkeme, Soytekin’in ifadelerini yalanladığı durumlar ve satışların kurultay tarihinden önce gerçekleştiği konusunu ele aldı.
- Dava, 16 Eylül’e ertelendi; tanıkların beyanları ve delil sunma süreleri değerlendirildi.
- Savunma avukatı, Soytekin’in önceki ifadelerini ‘şablon’ olarak nitelendirip çelişkilerle dolu olduğunu savundu.
- CHP’nin mutsuz delegeleri ve atama süreçleri hakkında da dikkat çeken iddialar ortaya atıldı.
İlgili bağlantılar
- CHP kurultayı davası 1 Temmuz’a ertelendi: Adem Soytekin tanık olarak dinlenecek
- Ruşen Çakır yorumladı: Adem Soytekin niçin tahliye edildi?
- İBB davasında 14. gün | Bir itirafçı daha ifadesini geri çekti
- İBB davası: Adem Soytekin hakkında tahliye kararı
- Furkan Karabay, Ali Deniz Çakır ve Hüseyin Ersöz yorumladı: İBB davasındaki tahliyeler

CHP’nin 2023’teki 38. Olağan Kurultayı, istinaf mahkemesinde mutlak butlanla yok hükmünde sayıldı ancak ceza davası devam ediyor. Bugün (1 Temmuz) Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın altıncı duruşması yapıldı.
“Oylamaya hile karıştırdığı” iddiasıyla aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da olduğu 12 kişinin yargılandığı davanın bu duruşmasında Adem Soytekin’in ifadeleri öne çıktı. Mahkeme davayı 16 Eylül’e erteledi.
Son sanık da savunma yaptı
Savunması alınmayan tek sanık olarak bugün Özgen Nama mahkeme huzurundaydı. Nama savunmasında şunları söyledi:
“Hakkımda asılsız iddiaları ortaya atan kişi hakkında suç duyurusunda bulundum. Dosya kapsamında bu isnatları destekleyen hiçbir somut inandırıcı ve hukuken geçerli delil bulunmamaktadır. Kurultay süreçlerinde delegeler ziyaret edilir. Ben de bu kapsamda delegelerin bulunduğu Marriott Otele gittim. Elimde bir çanta bulunmamaktadır. Mobese ve oteldeki kameralar incelenirse bu görülecektir. İddia edildiği gibi para dağıtılması ve menfaat sağlanması söz konusu değildir.”
Nama’nın ardından söz alan avukatı Onur Cingil “İddianamenin sadece 16’ncı sayfasında, bir tanığın duyumlarına yönelik beyanlarında iki kez müvekkilimin ismi geçmekte. Tanıklık ‘gördüm’ noktasında olması gerekirken burada böyle olmamıştır. İfadede 11 kez ‘duydum’ deniyor” diye konuştu. Cingil, müvekkilinin kurultaya katıldığını ancak sandık başında görev almadığını; oylamaya hile karıştırıldığı iddia edilecek şekilde oylamaya, sayım döküme müdahale etmesinin mümkün olmadığını belirtti.
Cingil “Dosyada MASAK raporu var ve buna bakıldığında müvekkil aleyhine en küçük bir olumsuzluk olmadığı açıktır” dedi. Ayrıca Cingil, Nama’nın çantayla para taşıdığına dair tanık beyanı dışında bir kanıt ve görgü olmadığını söyledi.
CHP vekili olarak duruşmada bulunan avukat Kadri Gökhan Sultan bu aşamada herhangi bir beyanları olmayacağını ifade etti.

Adem Soytekin isimleri kâğıttan okumak istedi
İBB davasında “etkin pişmanlıktan” yararlanarak tahliye olan Adem Soytekin de duruşmada dinlendi. Soytekin, KİPTAŞ’taki 350 daireli bir projedeki 100 dairenin kurultay delegelerinin oyunu almak için kullanıldığını iddia etmişti.
Soytekin, İBB davasındaki savunmasında önce “Rüşvet vermedim, aracılık etmedim” demiş, daha sonra ise tutuklu KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’a rüşvet verdiğini söylemişti. Kurt, kendisine yöneltilen iddiaları reddederken Soytekin 30 Nisan’da tahliye edilmişti.
Soytekin SEGBİS yoluyla duruşmaya bağlandı, yanında avukatı da vardı. Sanık müdafiilerinin dikkat çekmesi üzerine mahkeme başkanı, Soytekin’in avukatının salondan çıkmasını istedi.
Ayrıca Soytekin elinde bir kâğıtla ifade vermeye hazırlanmıştı. Hâkim, nottan okunmamasını istediğinde Soytekin, isimlere aşina olmadığı için bazı notlar aldığını söyledi.
Sanık avukatları “İsimlere aşina değilse o şekilde zapta geçemez” diye itiraz etti. Hâkim, Soytekin’in elindeki kâğıdı yanındaki görevlinin almasını isteyerek “Sen hatırladığın kadarıyla anlat” dedi.
Soytekin’de delegenin etkilendiği bilgisi yok
Ardından hâkim Soytekin’e “Kurultay sürecinde KİPTAŞ üzerinden daireler mi satıldı, yoksa bedelsiz olarak mı verildi” diye sordu.
Soytekin parayla satıldığını ama ödemenin zamana yayıldığını söyledi. Kimlere satıldığı sorusunun üzerine Soytekin “CHP delegeleri, belediye meclis üyeleri, akrabaları var zaten liste incelendiğinde çıkıyor ortaya” dedi.
Hâkimin ne amaçla satıldığı sorusu üzerine Soytekin “Amacı bize söylemediler ama 100 daire ayırmışlar, bu isimleri KİPTAŞ belirledi. Daire alanların hepsi bir şekilde CHP’de özgül ağırlığı olan kişiler” diye konuştu.
Hâkim son olarak “Bu dairelerin verilmesi karşılığında kurultay sürecinde herhangi bir delegenin iradesinin etkilendiğine dair bilgin, gördün var mı” diye sordu, Soytekin siyasi biri olmadığı için bilgi ve görgüsü olmadığını söyledi.

Soytekin: “KİPTAŞ daireleri değeri altında satılmadı”
Ekrem İmamoğlu’nun müdafi olarak duruşmada bulunan avukat Çağlar Çağlayan, Soytekin’e sorularını yöneltti. Satış işlemini yapmaya kimin yetkili olduğu sorusu üzerine Soytekin, müteahhitler olarak yaptıklarını ancak isimleri KİPTAŞ’a bildirdiklerini söyledi. Çağlayan’ın “KİPTAŞ’ın size bu kişiye daire satma dediği oldu mu” sorusuna Soytekin hatırlamadığını söyledi.
Soytekin sorular üzerine, söz konusu projede tek yüklenici olmadığı ama hâkim yüklenici olduğunu anlattı. Sorular ve yanıtları şöyle devam etti:
- ÇÇ: Daireler için emsal değerinin altında satış yapıldı mı?
- AS: Hayır. 100 daireyi KİPTAŞ ayırdı, bunlar metrekaresi 10 bin liradan satıldı, diğerleri 12 bin 500 liradan başladı. Bunlara ödeme kolaylığı sağlandı. Cazip kılan fiyatı ve ödeme seçenekleriydi. Eksper değeri metrekaresi için 8 bin 400 lira civarındaydı. Rakam çıkan emsal değerin altında değil.
- ÇÇ: Daha önceki ifadenizde bu dairelerin metrekaresi için 13 bin lira demiştiniz, şimdi 8 bin 400 diyorsunuz. Hangisi doğru?
- AS: Biz müteahhit olarak 13 bin liradan çıkmak istedik ama KİPTAŞ bunları ayırdı.
- ÇÇ: Bununla ilgili yazışmanız var mı?
- AS: Yok toplantılarda sözlü olarak konuştuk.
Satışlar kurultaydan iki yıl önce
Çağlayan sorularına şöyle devam etti:
- ÇÇ: Bu satışlar ne zaman oldu?
- AS: 2021 yılının aralık ayında.
- ÇÇ: Bu satışlar aralık 2021-Ocak 2022 arasında gerçekleşti, doğru mu?
- AS: Evet.
- ÇÇ: Bu dairelerin kime satılacağını kim söyledi?
- AS: KİPTAŞ’tan liste geldi.
- ÇÇ: Hangi yolla geldi?
- AS: Mail yoluyla randevu listesi gibi gönderdiler.
- ÇÇ: O konuda yazılı bir delil var öyle mi?
- AS: Satış pazarlama şirketimizin maillerinde mevcut.
- ÇÇ: Bu delili İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya sundunuz mu?
- AS: O konudaki yetkili de o davada tutuksuz yargılanıyor, sunmuştur diye düşünüyorum.
Soytekin kurultay tarihini hatırlamadı
ÇÇ: 2021 Aralık-2022 Ocak arasında satılan taşınmazlarla ilgili size hiç kimse “Bu kişilere sat biz söz verdik, kurultayda işimize yarayacak, parti içinde iktidarı sağlamamız için bu kişilere satılması gerekiyor” dedi mi?
AS: Bu daireleri ayırdık biz, “Bunları CHP’li ve büyükşehir belediyesinde çalışmış kişilere vereceğiz” şeklinde konuşmalar gerçekleşti.
ÇÇ: Davaya konu kurultay tarihini biliyor musunuz?
AS: Şimdi aklıma gelmedi ama satışlardan daha sonra yapıldığını biliyorum.
ÇÇ: Kaç yılında olduğunu hatırlıyor musunuz?
AS: 2023 sonuydu.
Soytekin’in ifadesinin ardından sanık avukatları “Kurultay tarihi ile satış tarihi farklıdır, dava konusuyla ilgili olmayan bu beyanların kabul edilmemesini talep ediyoruz” dedi.

“Süreci başlattı, il başkanlığına atandı” iddiası
CHP Bursa İl Başkanı görevinden alınan ve bu dosyada yargılanan Nihat Yeşiltaş’ın avukatı Levent Dağdeviren kurultay davası sürecinde beyanlarda bulunan kişilerin, mutlak butlan kararının ardından farklı kademelerde görevlendirildiğini söyledi:
“Turgut Özkan’ın getirdiği Erkan Çakır’ın beyanlarıyla başlayan bir süreç yaşandı. Erkan Çakır il başkanımızı tanımaz etmez, Bursa’yla ilgisi yok. 2023’teki il kongresinde Nihat Yeşiltaş’ın üçte biri kadar oy alan Turgut Özkan şu an il başkanı olarak atandı. Bu oldukça manidar. Veysi Uyanık’ın oğlu Ahmet Hakan Uyanık, Genel Başkan Yardımcısı oldu. Nurhayat Altaca Kayışoğlu’nun beş yıl önce aldığı evle ilgili iddialar ortaya atan Serda Tandoğan Kuru şu anda genel merkezde genel başkan danışmanı olacak, belki bu beyanımızdan sonra vazgeçerler. Tandoğan Kuru diyor ki, ‘Özgür Özel kendisini desteklemeyenleri belediye başkanı adayı yapmadı.’ Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey benim müvekkilim, kurultayın iki aşamasında da Kılıçdaroğlu’nu desteklediğini çok iyi biliyorum. Kendisinin adaylığını Kılıçdaroğlu açıkladı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın yine bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıkladığı bir isim. Müfteriler kendi içlerinde çelişiyorlar.”
Dağdeviren, istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararında gerekçe adına “devam eden dosyalardaki beyanlar, evraklar ve belgeler nazar alınarak davanın kabulü” cümlesinin yer aldığına dikkat çekti. Bunun üzerine Dağdeviren “Hangi dosyadaki hangi tanığın, hangi beyanının hangi nedenle hükme esas alındığı belirtilmeyen, hukuki bir metin olmaktan uzak bir karardır. Mahkemenizin kanaatini etkileyebilecek bir metin değil” dedi.
Taşınmaz mallar soruşturmada incelenmişti
Avukat Çağlar Çağlayan, dosyanın açılmasına vesile olan eski delegelerden Yılmaz Özkanat’ın il başkanı olmak isteyip olamadığı için şikâyetçi olduğunu önceki duruşmalarda da söylediklerini belirtti. CHP’nin atanmış yönetiminin yeni atama kararlarına işaret eden Çağlayan “Yılmaz Özkanat dün mevcut yönetim tarafından il başkanı olarak atandı. Şikâyetçinin neden, neye kızıp şikâyetçi olduğunu atama kararlarından anlıyoruz” dedi.
Tanık olarak dinlenen Adem Soytekin’in ifadesi üzerine ise Çağlayan şöyle konuştu:
“Tanıklar ellerinde kâğıtlarla ifade vermeye çalışıyor. Tanık soruşturma aşamasındaki beyanını tekrarlamıştır, yazılı delilin aksine dahi olmayan beyanı sadece zaman kaybı olmuştur. Türkiye’nin herhangi bir yerinde taşınmaz mal edinmelerine ilişkin bu dosyanın soruşturma aşamasında inceleme yapıldı, böyle bir şeyin olmadığı ortaya çıktı. Buna rağmen tanık elinde kâğıtla gelip isim vermeye çalıştı, kâğıdı bırakınca iki isimden birini hatırlayamadı. Ortaçağda terk ettiğimiz masumiyeti ispat zorunluluğunun geri getirildiğini görüyoruz.”

“Peygamberliğini ilan eder”
Çağlayan satış tarihi ile kurultay tarihi arasındaki süreye dikkat çekerek “2021 Aralık ayında yapılmış satışların, 2023 Eylül ayında belirlenen delegelere verilmiş olmasını sağlayan kişi peygamberliğini ilan eder zaten” dedi.
Ayrıca Çağlayan Soytekin’in bu suçlamaları reddettiğini ancak daha sonra etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini, serbest kalamayınca bir daha beyanda bulunduğunu söyledi.
Çağlayan, Soytekin’in konuyu CHP’ye bağlayarak tahliye olma umuduyla beyan verdiğini savunurken “İBB iddianamesinde ya da mahkemedeki savunmasında CHP’lilere verildiği iddiası geçmiyor bile. Bir sene önce beyanda bulunmuş, ‘Liste var, ev satılan yakınlarını biliyoruz’ diyorlar. Bir senede bir isim veremediler” ifadelerini kullandı.
“Bir yılda bir delil sunamadılar”
Söz konusu KİPTAŞ projesinin satış sözleşmesine göre satış yetkisinin yüklenicinde olduğunu, yüklenicinin bir konsorsiyumdan oluştuğunu ve Adem Soytekin’in de konsorsiyumda hâkim ortak olduğunu belirten Çağlayan şöyle konuştu:
“Kime satılacağına kendisi karar veriyor. ‘KİPTAŞ’tan isim listesi verildi, mail var’ diyor ama bir senede bu delili sunamaz mı? Bu konuyla ilgili hiçbir iki kişinin beyanı birbiriyle uyuşmuyor. Adem Soytekin bu projede zarar yok biz burada kâr ettik diyor zaten. İddiaya göre birine cep telefonu verilecek yanındaki delegeye ev verilecek, makul değil mantıklı değil ama bir yıldır bu iddianın peşinden koşuyoruz.”
Çağlayan, mahkemede kurultay ceza davasıyla ilgili olduğu kanaati oluşmuşsa iddiaların KİPTAŞ’tan sorulmasını ve KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un dinlenmesini istediklerini söyledi.
16 Eylül’e ertelendi
Beyanların ardından savcı duruşma sonunda ara karara ilişkin mütalaasını verdi:
“Mahkemenin 1 Nisan 2026 tarihli üç nolu ara kararı doğrultusunda dinlenilmesine karar verilen tanık beyanlarının alınması için yazılan talimat cevaplarının beklenilmesine, mahkeme dosyasında mevcut olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin (Aziz İhsan Aktaş davası) kovuşturmasına esas iddianamesinde geçen Emirhan Akçadağ isimli şahsın ifadesinde mevcut dava konusuyla ilgili beyanlarda bulunduğu anlaşılmakla tanık olarak dinlenilmesine karar verilmesi ve eksik hususların giderilmesi talep olunur”
Savcının Beşiktaş Belediyesi’nin eski özel kalem müdürü Emirhan Akçadağ’ın tanık olarak dinlenmesi talebine tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın avukatı Burcu Mazıcıoğlu itiraz etti. Mazıcıoğlu, Aziz İhsan Aktaş dosyasında kurultaya dair Akçadağ’ın tek beyanının 2024 yılında yapılan tüzük kurultayına ilişkin olduğunu söyledi.
Mahkeme talimat sonuçlarının beklenmesine ve Emirhan Akçadağ’ın dinlenmesine karar verdi. Dava 16 Eylül 2026, saat 10.00’a ertelendi.
Adem Soytekin İBB dosyasında ne ifade verdi?
ASOY İnşaat’ın sahibi Adem Soytekin, 17 Temmuz 2025’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcısına verdiği “etkin pişmanlık” ifadesinde KİPTAŞ Pendik Arkatlı Evleri projesinden dairelerin kurultay delegelerini etkilemek için verildiğini iddia etmişti.
Soytekin, “Burada daire verilen şahısların bir çoğu siyasi manada özgül ağırlığı olan ve etkin kişilerdir. Bu daireler kurultay sürecinde de etkili kişilere verilmiştir” demişti.
Ayrıca Soytekin, İBB davasının ilk duruşmasının 28’inci gününde yaptığı savunmada ise, önceki beyanlarının “şablon” olduğunu söylemişti. Soytekin, savcılık ifadelerindeki “sistem” ve “yapı” ifadelerini “savcının şablonu” olarak anladığını ve bu beyanların kendisine ait olmadığını ifade etmişti. Soytekin, “Ben sorulan bir şablon soru üzerine bunu söyledim. Yoksa ben nereden bileyim 2014’te Beylikdüzü’nde bir örgüt kurulmuş sonra Türkiye’yi ele geçirecekmiş. Bu çok hayalperest olurdu zaten” ifadelerini kullanmıştı.
Öte yandan Soytekin örgüt yöneticisi olmakla suçlandığı İBB davasında “psikolojik baskı altında olduğunu” söyleyerek savunma sırasının öne alınmasını isteyerek sonraki celselere katılmadı.








