İBB davasında 60. gün | Murat Ongun: “Emrah Bağdatlı bile kendisini savcılar kadar abartamazdı”

İSTANBUL (Medyascope) – İBB davasında tutuklu sanık Murat Ongun, dün yarım kalan savunmasına bugün sonlandırdı. Ongun, “Emrah Bağdatlı bile kendisini savcılar kadar abartamazdı. Bu iddianamenin içeriği nesiller boyu anlatılacak” dedi.

Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Murat Ongun, İBB davasında savunmasına devam ediyor ve iddianamenin abartılı olduğunu belirtiyor.
  • Ongun, Emrah Bağdatlı’nın iddia edildiği gibi iletişim koordinatörlüğünde odası olmadığını ifade etti.
  • Ongun, Emrah Bağdatlı’nın mal varlığının 750 bin dolar seviyesinde olduğunu ve iddianamenin nesiller boyu konuşulacağını söyledi.
  • İBB Özel Kalem Müdürü’nün sakladığı telefonun merak edilmediğini vurguladı.
  • Ongun, Adalet Bakanı Gürlek’in Mehmet ve Fatih Türk ile ahbap ilişkisi olduğunu iddia etti.
Murat Ongun savunmasına devam ediyor
Murat Ongun savunmasına devam ediyor

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 59’u tutuklu, 414 sanıklı İBB davasının ilk duruşması 60. günde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin karşısındaki 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam ediyor.

Ongun: “Emrah Bağdatlı’nın iletişim koordinatörlüğünde odası yok”

Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, dün yarım kalan savunmasına devam etti. Ongun, iddianamede “kasası” olarak iddia edilen Emrah Bağdatlı’yla ilgili konuştu. Ongun, “İddia edildiği gibi Emrah Bağdatlı’nın iletişim koordinatörlüğünde bir odası yoktur. Şu salonda bir Allah’ın kulu Emrah’ın odasında çay içmemiştir çünkü odası yok” dedi.

Ongun devamında, “Benim, Emrah’la özel hayatımda da ilişkim vardır, ailecek görüşürüz. Ama beyanlarda abartıldığı gibi değildir. Öyle olsa baz kayıtlarıyla süslenen aile tatilimizde, o ve ailesi de yer alırdı. Hayatımda sadece bu şahıs varmış gibi, başka hiçbir ahbabım yok gibi lanse ediliyor. Zahmet edip HTS detaylarına baksalar; 2012’den; 2020 yılına kadar hiç görüşmediğimizi ortaya koyarlardı” diye belirtti.

Ongun, ayrıca “BDDK raporu elimde. Medya A.Ş.’den iş alan 1 – Kültür A.Ş.’den iş alan 1 olmak üzere sadece 2 firmayla 5 yılda 3.7milyon TL’lik iş yapmış” ifadelerini kullandı.

Ongun: “Emrah bile kendisini savcılar kadar abartamazdı”

Murat Ongun, “kasası” olduğu iddia edilen Emrah Bağdatlı’nın MASAK raporuna göre, mal varlığının 750 bin dolar seviyesinde olduğunu söyledi. Ongun, “Emrah bile kendisini savcılar kadar abartamazdı. Bu iddianamenin içeriği nesiller boyu anlatılacak” diye konuştu.

Ongun, İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu’nun, Ekrem İmamoğlu’na ait olduğu iddia edilen ancak yıllardır kullanılmadığı ortaya çıkan telefonu sakladığı iddiasıyla aylarca hapsedildiğini söyledi.

Ongun, “Savcılığa göre örgüt yöneticisi ve 30 iştirak şirketinden sorumlu Ertan Yıldız’ın sır telefonunu saklayan Fatih Türk’e kimse hesap sormuyor. Kimse Fatih Türk’ü merak etmiyor. Sakladığı telefon dahi merak edilmemiş. Fatih Bey 16 Temmuz 2025’te telefonu davet üzerine teslim etmiş. Ertan 12 Ağustos’ta ifade vermiş, telefonunun şifresini bile sormamışlar. Bazı telefonlar çok merak edilir, insan tutuklatır. Bazı telefonlar da ise hayat farklı akar. Neden” dedi.

“Adalet Bakanı Gürlek, Mehmet ve Fatih Türk’le ahbap”

Murat Ongun, Emre Erciş’in, Mehmet Türk ve Fatih Türk’ü bir şebeke olarak adlandırdığını ve Ekrem İmamoğlu’yla ortak olduklarını iddia ettiğini anlattı. Ongun, söz konusu isimlerin Adalet Bakanı Akın Gürlek’le “ahbap” olduğunu söyledi. Ongun, ”Mehmet ve Fatih Türk isimli insanları iyi tanıyan biri var. O da Sayın Adalet Bakanımız. Ben bizzat Mehmet Türk’ten, Akın Bey’le iyi ahbap ilişkisi olduğunu, dinledim” dedi.

Ongun devamında, “Acaba Ertan’ın itirafçı olarak devşirilmesinde, iddia makamının dostu Türk ailesi etkili oldu mu” diye konuştu.

Murat Ongun, savunmasına şu sözlerle son verdi:

“Arkanızda adalet devletin temelidir, yazıyor. Yani adalet, bir arada, güvenle, eşit haklarla ve aidiyet duygusuyla biz, yurttaşları devlete hem bağlı bireyler kılıyor hem de devlete karşı bile bizi koruyor. Adına ‘devlet aklı’ denen bir palavrayla sözde derin devlet gibi kavramlara atıfla, bizleri devletin bir plan dahilinde tutuklattığı artık alenen dillendiriyor. Üstelik önemli makam sahiplerince. Devlet bu palavracıların kirli diline alet olacak kurum değildir.

Ama, sizin temsil ettiğiniz adalet, gerekirse devlet organizasyonuna karşı bile bizi korumak zorunda. Çünkü siz devlet adına karar vermiyorsunuz. Türk milleti adına karar veriyorsunuz. İnşaat mühendislerinin sevdiğim bir sözü var: ‘Her yük temele gider’ derler. 20. kata yerleştirilen bir piyanonun ağırlığı 19. kata değil, temele gider.

Bu, dava devletin temeli olan adalete yüklenen ağır bir yüktür. Kolonları çatlatacak kadar ağırdır. Bu yük temeli zorlamaktadır.
Devleti ve adaleti doğal olarak bu milleti yoran, bu yapay yükten kurtulma vakti gelmiştir. Bu karar sizin ve 2 üyenizin 2 dudağı arasındadır. Öyle olmalıdır. Doğru hükmü icra etmeniz temennisiyle, saygılar sunarım.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş