Göksel Göksu yazdı | Özgür Özel: CHP ile bağlar kopacak, biri yeni kurulacak iki partiyle yola devam

Ekrem İmamoğlu’nun aynı gün üç ayrı dava kapsamında hâkim karşısına çıktığı duruşmaları izlemek üzere Silivri’ye gelen CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’e, yeni partiyi ve izleyecekleri yol haritasını sordum. Atamayla göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin kritik tarih olan 26 Temmuz’a kadar olağanüstü kurultay kararı almaması halinde CHP ile bağlarını, partiyi geri alana dek koparacaklarını açıklayan Özel, yola biri sıfırdan kurulacak, diğeri seçime girme yeterliliğine sahip iki partiyle devam edeceklerini söyledi. Yeni dönemin temelini tabanın ve sokağın sesini esas alan bir siyaset anlayışı oluşturacak. Ekrem İmamoğlu da bu anlayışı aynı gün “Yeni nesil siyaset geliyor” sözleriyle tanımladı.

Göksel Göksu yazdı | Özgür Özel: CHP ile bağlar kopacak, biri yeni kurulacak iki partiyle yola devam
Göksel Göksu yazdı | Özgür Özel: CHP ile bağlar kopacak, biri yeni kurulacak iki partiyle yola devam

Özgür Özel seçime iki partiyle gidecek

Özgür Özel de tıpkı basın mensupları, avukatlar ve hatta sanıklar gibi İBB’ye yönelik ‘yolsuzluk’ davası ile Casusluk ve Diploma davalarının görüldüğü duruşma salonları arasında mekik dokudu. Ben de yeni yol haritasını, Diploma davasından çıkıp casusluk davasına geçtiği ve duruşmaya ara verildiği sırada sordum.

Tarih vermedi. Ancak CHP’nin olağanüstü kurultay kararı almadığı takdirde seçime katılma yeterliliğini yitireceğini öngördüğü 26 Temmuz’dan itibaren her an adım atabileceklerini de net olarak ifade etti. Taban baskısına işaret ederek yola yeni partiyle devam edeceklerini söyledi. Kendisine, “Bu durumda mevcut partilerden biriyle yola devam etme seçeneği artık gündemde yok mu?” diye sordum. Bu soruya verdiği yanıt ise dikkat çekiciydi: “Hayır, iki parti olacak…”

“Bu durumda mevcut partilerden biriyle yola devam etme seçeneği artık gündemde yok mu?” diye sorduğumda ise verdiği yanıt ise dikkat çekiciydi: “Hayır, iki parti olacak…”

“Seçime girme yeterliliği olan mevcut partilerden biri, baskın seçim olması ihtimaline karşı yedekte tutulacak, ancak biz yola sıfırdan kuracağımız yeni bir partiyle devam edeceğiz.”

Özel’e “Bu durumda CHP ile yollarınızı tamamen ayırıyor musunuz, yoksa bir yandan da o çatı altında mücadele etmeye devam edecek misiniz?” diye sordum. Cevabı netti:

“Seçimden birinci parti olarak çıkıp parti geri alınana kadar bağlar bütünüyle kopacak.”

Bu kararlılık, yani Özel ve ekibinin ifadesiyle tabanın ve sokağın sesine kulak vermeyi, parti içi iktidar mücadelesi yerine iktidara yürümeyi seçtikleri yönündeki net tutum, yalnızca Özgür Özel’in sözlerinde değil, duruşma salonlarında da kendini hissettirdi.

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) mevcut Türkiye Raportörü, İspanyol siyasetçi Nacho Sánchez Amor ve AB heyetinin de izlediği “Diploma davası”ndan çıkıp, yargılandığı “Casusluk davası” kapsamında daha ikinci duruşmasında değişen mahkeme heyetinin karşısına çıkan Ekrem İmamoğlu’nun, gerek savunması sırasında söyledikleri, gerek ara verildiği sırada gazetecilerin “yeni parti”ye ilişkin sorularına verdiği cevaplar aslında yeni partinin rotasının çoktan çizildiğinin göstergesi gibiydi.

Göksel Göksu yazdı | Özgür Özel: CHP ile bağlar kopacak, biri yeni kurulacak iki partiyle yola devam
Göksel Göksu yazdı | Özgür Özel: CHP ile bağlar kopacak, biri yeni kurulacak iki partiyle yola devam

“Yeni nesil siyaset”

İmamoğlu’nun ağzından dökülen “Yeni nesil siyaset”, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu ve muhtemelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi işaret ederek söylediği “Akran baskısı” tanımlaması ve yeni nesil siyasetin çerçevesini belirleyen şu sözler, yeni parti ile birlikte okunduğunda epey anlamlı:

“Aynı akranların cenderesi altında bir ülke. Siz kabul ediyor musunuz? Ben etmiyorum. Ben etmiyorum kardeşim! Akran baskısını bu millet yutamaz yani, yeter! İşinize bakın ya, devriniz bitti. Yeni nesil siyaset geliyor, o yeni nesil siyasette adalet var. Yeni nesil siyasette şeffaflık var. Yeni nesil siyasette sokakta, sokakta konuşan, insanlarla muhabbet eden siyaset var; alan, veren, dinleyen, dinleten, daha çok dinleyen, özür dileyen, anlamaya çalışan… Bakın; sağcısı, solcusu, muhafazakârı, Türk’ü, Kürt’ü yok. Demokrat, demokrat! Bu kadar net.”

Yeni nesil siyaset tanımı ile siyasetin artık sokağa taştığını ve rotanın sokağa rağmen değil, sokakla birlikte, sokağın sesine kulak vererek yapıldığını anlatmakla kalmadı; hem daha önce söylediği “Bu millet samimiyeti, çalışkanlığı ve umudu gördüğü, milletin içinde halkı düşünen liderlikle ya bir yol bulur ya da bir yol yapar” sözlerini tekrar etti hem Özel ile yol arkadaşlığının altını kalın kalın çizdi:

“Ben Özgür Özel’in onurlu, onunla beraber onunla yürüyecek bir yol arkadaşıyım. Onun liderliğine inanıyorum. Buradan da ilan ediyorum. Milletin iktidarı kurulur. Bu liderlik bir siyasi partinin iktidar olma meselesi değildir. Bu liderlik Türkiye’de herkesin Türkiye’deki demokrasinin, cumhuriyetin, laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığı mücadelesidir. Sandığın varlığı mücadelesidir, seçimin güvenliği mücadelesidir.”

“Neye az kaldı?”

İmamoğlu daha önce söylediği “Az kaldı” sözlerinin ne anlama geldiğinin sorulması üzerine “Zamanı bitmişleri göndermeye az kaldı” cevabını verse de yeni parti ile ilgili soruların yönünü “Onu liderimizden takip edin” diyerek Özgür Özel’e çevirdi. Özel ise cevabını yol haritasının nasıl şekilleneceğini sorduğumda vermişti zaten. Özel ve ekibi CHP ile bağlarını koparıp yoluna biri seçim yeterliliği olan diğeri sıfırdan kurulacak yeni bir parti olmak üzere iki parti ile devam edecek.

Duruşmalara katılan milletvekilleri bu gerekliliği “Sokakta konu dönüp dolaşıp bir şekilde butlana ve bizim ne yapacağımıza geliyor. Ne olacaksa bir an önce olmalı ve olacak” diye açıklıyor.

Seçim zamanında yapılırsa Özel ve ekibi seçmenin karşısına yeni parti ile çıkacak. Baskın seçim olması halinde ise şimdilik adını açıklamadıkları ancak seçilme yeterliliği olan parti devreye girecek. Bu parti hızla olağanüstü kurultay kararı alarak adını, genel başkanını ve tüzüğünü yenileyecek. Özel ve ekibi her koşulda seçime girecek.

Girecek de CHP’deki 136 milletvekilinin kaçı partide kalacak, kaçı yeni parti ile birlikte hareket edecek? Olağanüstü kurultay için imza veren 110 milletvekilinin tamamının kurulacak yeni partiye geçmesi beklenmiyor olsa da, Özgür Özel kendisiyle birlikte hareket edecek milletvekillerinin sayısı konusunda ketum davransa da kulislerde konuşulana göre sayının ilk etapta 70-80 aralığında olacağı ve kararsız kalan vekillerin önemli bir bölümünün aşama aşama yeni partide saf tutacağı konuşuluyor.

Kararsız kalan vekillerin ise Kılıçdaroğlu’na destek vermekten çok Özel’in dokunulmazlığının kaldırılması ve tutuklanması ihtimali üzerinden şekillenen felaket senaryolarını dikkate alarak temkinli davrandıkları dillendiriliyor.

Liderinin tutuklanması ihtimalinin olumsuz etkilerini yeni partide saf tutacak vekiller de dikkate alıyor olsa da onların bakış açısı farklı. Bu vekiller halk desteğini önemsiyor ve lider tutuklanacak olsa dahi bayrağı bir başka ismin devralacağını ve halkta oluşan dinamizmin önüne geçilemeyeceğini savunuyor.

Tüm yönleriyle bakıldığında CHP’yi de, Özgür Özel ve ekibini de, Türk siyasetini de kritik günlerin beklediği aşikâr.

Ya felaket senaryosu devreye girecek ve neler yaşanacağını hep birlikte göreceğiz ya da İmamoğlu’na 4 kez seçim kazandıran danışmanı Necati Özkan’ın “Yeni parti kurulursa başarı şansı ne olur?” sorusuna gülümseyerek verdiği cevapta olduğu gibi “Yeni parti kurulduğunda tavan yapacak.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş