NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirisinde ne var?

NATO Aile Fotoğrafı

İSTANBUL (Medyascope) – NATO’nun Ankara Zirvesi Bildirisi, tüm üyelerin onayıyla yayımlandı. Altı maddelik kısa bildiride 5. madde kapsamında kolektif savunma vurgusu öne çıkarken, Rusya, terörizm, Ukrayna’ya destek, İran’ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğü de metne girdi.

Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • NATO Ankara Zirvesi Bildirisi, üyelerin onayıyla altı maddeden oluştu ve kolektif savunma vurgulandı.
  • Bildiride Rusya, terörizm, Ukrayna’ya destek, İran’ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı konuları yer aldı.
  • Savunma harcamalarının 139 milyar dolardan fazla artırıldığı ve 50 milyar dolarlık yeni alım duyurusu yapıldığı belirtildi.
  • Ankara Bildirisi’nde yapay zekâ ilk kez işlendi ve transatlantik savaş bulutunun geliştirilmesi vurgulandı.
  • Liderler, Ukrayna’ya 70 milyar euroluk destek taahhüdünde bulundu ve NATO’nun geleceği hakkında mesajlar verildi.

NATO’nun Ankara Zirvesi Bildirisi, ittifakın tüm üyelerinin onayıyla yayımlandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın zirve öncesinde bazı müttefiklere yönelik sert açıklamalarına rağmen bildirinin kabulünde sorun yaşanmadı.

Daha önceki yıllarda çok sayıda paragraftan oluşan ve sayfalarca süren NATO zirve bildirileri, Ankara Zirvesi’nde beklendiği gibi oldukça kısa tutuldu.

Ankara Zirvesi Bildirisi toplam altı maddeden oluşuyor.

Metin; kolektif savunma, savunma harcamaları, Ukrayna’ya destek, İran, terörizm, Rusya tehdidi ve NATO’nun gelecekteki dönüşümüne ilişkin mesajlar içerdi.

ABD’nin NATO’ya bağlılığının tartışma konusu olduğu, Trump’ın açıklamalarının kolektif savunmaya yönelik soru işaretleri yarattığı bir dönemde yapılan Ankara Zirvesi, ABD-Avrupa bağını teyit eden bir havada sona erdi.

Bildiride, NATO’nun kurucu belgesi olan Washington Antlaşması’nın 5. maddesi kapsamında kolektif savunmaya ve transatlantik bağa bağlılığın sarsılmaz olduğu vurgulandı.

Metinde, “Birimize yönelik bir saldırı, hepimize yönelik bir saldırıdır” mesajı doğrudan verildi.

Rusya ve terörizm bildiride nasıl yer aldı?

2024’te düzenlenen Washington Zirvesi Bildirisi’nde Rusya için, “Rusya, müttefiklerin güvenliğine yönelik en önemli ve doğrudan tehdit olmaya devam etmektedir” ifadesi kullanılmıştı.

Ankara Bildirisi’nde ise Lahey Zirvesi’ndeki vurgulara paralel bir söylem benimsendi. Rusya, Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarına yönelik uzun vadeli tehdit olarak anıldı.

Türkiye’nin özel hassasiyet gösterdiği terörizm konusu da metne yansıdı.

Bildiride, “Müttefikler, Rusya’nın Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarına yönelik uzun vadeli tehdidine ve süregelen terörizm tehdidine karşı koymak amacıyla Lahey’deki savunma taahhütlerini yerine getiriyor” denildi.

Çin’e ise Lahey Zirvesi Bildirisi’nde olduğu gibi Ankara Bildirisi’nde de yer verilmedi.

Trump ve Rutte, Ankara NATO Ankara Zirvesi

Savunma harcamaları ve yatırımları ne kadar artırıldı?

Bildiride, NATO’nun Avrupalı müttefikleri ve Kanada’nın savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar dolardan fazla artırdığı belirtildi.

Metinde, “Bugün Ankara’da, 50 milyar doların üzerinde yeni alım duyurusu yapıyoruz ve kolektif üretim kapasitemizi genişletmeye ve inovasyonu hızlandırmak için sektörle birlikte çalışmaya kararlıyız” ifadeleri kullanıldı.

Savunma harcamaları ve savunma yatırımlarına yönelik bu vurgu, Avrupalı müttefiklerin ittifak içinde daha fazla sorumluluk üstlendiğini gösterme amacı taşıdı.

Türkiye’nin son dönemde farklı platformlarda dile getirdiği “müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerinin kaldırılması” çağrısı da bildiride karşılık buldu.

Metinde, “Müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerini ortadan kaldırmak ve NATO’nun ortaklıklarından yararlanarak savunma sanayi derinliğini ve işbirliğini en üst düzeye çıkarmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz” denildi.

NATO 3.0 vurgusu: Daha güçlü Avrupa, daha güçlü NATO

Ankara Bildirisi’nde, NATO yetkililerinin “NATO 3.0” olarak tanımladığı yeni döneme de atıf yapıldı.

Bu yaklaşım, Avrupa’nın savunmada daha fazla sorumluluk üstlendiği, savunma harcamalarının dengelendiği ve ABD’nin ittifaka bağlılığının sürdüğü bir yapı olarak özetleniyor.

Bildiride, “Geleceği inşa ediyoruz: Daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa – modernize edilmiş bir İttifak. Avrupa’daki müttefikler ve Kanada, ABD ile birlikte çalışarak İttifak’ın savunması konusunda daha fazla sorumluluk üstleniyorlar” ifadeleri yer aldı.

NATO’nun caydırıcılık ve savunma gücünün; uzay ve siber varlıklarla desteklenen nükleer, konvansiyonel ve füze savunma yeteneklerinin uygun bir karışımına dayandığı vurgulandı.

Metindeki “Savaş üstünlüğümüzü korumaya kararlıyız” ifadesi de dikkat çekti.

Yapay zekâ ilk kez bildiride

Ankara Bildirisi’nin dikkat çeken başlıklarından biri de yapay zekâ oldu.

Metinde, “Birbiriyle uyumlu çalışan transatlantik bir savaş bulutu geliştiriyor ve güçlü yapay zekâ modellerini kullanmaya başlıyoruz” denildi.

Böylece yapay zekâ ilk kez bir NATO zirvesi bildirisinde bu düzeyde yer buldu.

Bu ifade, NATO’nun gelecekteki askeri planlamasında veri paylaşımı, yapay zekâ destekli karar alma mekanizmaları ve dijital savaş altyapısının daha fazla önem kazanacağına işaret etti.

Ukrayna’ya 70 milyar euroluk destek taahhüdü

Bildiride, müttefiklerin Ukrayna’ya yönelik sarsılmaz destekte birleştiği vurgulandı.

Ukrayna’ya sağlanan güvenlik yardımının büyük bölümünün artık ikili ve çok taraflı yollarla Avrupalı müttefikler ve Kanada tarafından finanse edildiği belirtildi.

Liderler, Ukrayna’ya 70 milyar euroluk destek taahhüdünde bulundu. Ayrıca 2027 yılında da en az eşdeğer seviyelerin sürdürülmesi yönündeki egemen taahhütlerini teyit etti.

Bu vurgu, ABD’nin Ukrayna’ya desteğinin ve Avrupa’nın sorumluluk paylaşımının tartışıldığı bir dönemde, ittifak içinde yük paylaşımı mesajı olarak öne çıktı.

İran ve Hürmüz Boğazı mesajı

Ankara Bildirisi’nde İran konusu da yer aldı.

Son dönemde ABD ile bazı Avrupalı müttefikler arasında gerilime neden olan İran başlığı, bildiride nükleer program ve Hürmüz Boğazı üzerinden ele alındı.

Metinde, “Müttefikler, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineler ve İran’ı Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı göstermeye çağırır” denildi.

Bu ifade, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tanker saldırıları ve ABD-İran geriliminin zirvenin diplomatik gündemine de yansıdığını gösterdi.

Seneye NATO Zirvesi olacak mı?

Ankara Bildirisi’nin sonunda, “Türkiye’nin bize gösterdiği cömert misafirperverlikten dolayı minnettarız. Bir sonraki görüşmemizi dört gözle bekliyoruz” ifadeleri yer aldı.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte.

Geleneksel olarak NATO zirve bildirilerinin sonunda bir sonraki zirveye ev sahipliği yapacak müttefik ülkeye atıf yapılıyor.

Washington Zirvesi Bildirisi’nde hem Hollanda’ya hem de Türkiye’ye atıf yapılmıştı. Lahey Zirvesi Bildirisi’nde ise Türkiye ve Arnavutluk atfı vardı.

Ankara Zirvesi Bildirisi’nde Arnavutluk’a atıf yapılmaması dikkat çekti ancak NATO Genel Sekreteri Mark Rutte bir sonraki zirvenin Arnavutluk’ta yapılacağını doğruladı, sadece ne zaman yapılacağı belirsiz.

Erdoğan’dan F-35 sorusuna yanıt: “Bizi izlemeye devam edin”

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’daki NATO Zirvesi’nin son gününde düzenlediği basın toplantısında, ABD ile F-35 müzakerelerine ilişkin soruları yanıtladı.

Erdoğan

Reuters’ın Beyaz Saray muhabiri Hümeyra Pamuk’un, ABD Başkanı Donald Trump’ın F-35 konusunda “Kararımı henüz tamamen vermedim” açıklamasını hatırlatması ve Türkiye’nin F-35 alabilmesi için Amerikan yasalarına göre S-400’lere sahip olmaması gerektiğini sorması üzerine Erdoğan, “Bizi izlemeye devam edin” dedi.

Erdoğan, açıklamasının devamında Trump’ın F-35 konusunda olumlu bir yaklaşım içinde olduğunu belirtti.

“Trump F-35’lerde olumlu bir yaklaşım içerisinde. F-35’ler teslim edildiğinde tüm dünya ‘ABD sözünü tuttu’ diyecek” ifadelerini kullandı.

Netanyahu ve Miçotakis’in F-35 açıklamalarına tepki

Erdoğan’a, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’ye F-35 satılmamasını istemesi ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in benzer açıklamaları da soruldu.

Erdoğan, “Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok” dedi.

Netanyahu için “Hangi sularda yüzdüğü belli” ifadesini kullanan Erdoğan, Miçotakis’e de tepki gösterdi.

Erdoğan, “Miçotakis’in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi. Zira biz Miçotakis’in Yunanistan için aldığı savunma araçlarına ‘Niçin bunları aldın’ gibi bir düşünce sarf ettik mi?” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş