12 Eylül döneminin simge avukatı Nebi Barlas hayatını kaybetti

İSTANBUL (Medyascope) – 12 Eylül askeri darbe döneminde binlerce siyasi tutuklunun savunmasını üstlenen, toplu davalardaki hukuk mücadelesiyle tanınan avukat Nebi Barlas, 86 yaşında hayatını kaybetti. Barlas, yaşamı boyunca hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkı için verdiği mücadeleyle hafızalarda yer edindi.

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • 86 yaşında hayatını kaybeden Nebi Barlas, 12 Eylül askeri darbe döneminde önemli bir avukatlık kariyerine sahipti.
  • Barlas, siyasi tutukluların savunmasını üstlenerek hukukun üstünlüğü için mücadele etti.
  • 1963’te cezaevine giren Barlas, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra avukatlığa başladı.
  • 12 Eylül darbesi sırasında 2480 sanığın avukatlığını yaptı ve birçok illegal duruma tanıklık etti.
  • Barlas, hukukun günümüzdeki durumunu darbe dönemine benzetti ve mevcut davalarda yaşanan uygulamaları eleştirdi.

Nebi Barlas
12 Eylül döneminin simge avukatı Nebi Barlas hayatını kaybetti

12 Eylül askeri darbe döneminin toplu siyasi davalarındaki adalet mücadelesiyle tanınan ünlü hukukçu Nebi Barlas hayatını kaybetti.

Yaşamını hukukun üstünlüğü mücadelesine adayan Nebi Barlas 86 yaşındaydı.

Cezaevinden hukuk fakültesine

12 Eylül döneminin simge avukatı Nebi Barlas hayatını kaybetti

1963 yılında Talat Aydemir ve Fethi Gürcan tarafından yapılan askeri darbe girişiminden sonra tasfiye edilen Harbiyelilerden biri olan Nebi Barlas, haksız yere verilen bir kararla 3,5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirir ve adalet mücadelesini avukat olarak sürdürür. 12 Mart 1971 Darbesi´nden sonra Kurmay Yarbay Talat Turhan´ın savunmasını üstlenen Av. Nebi Barlas, 12 Eylül 1980 Darbesi´nden sonra da, uğradığı bütün baskılara karşın, binlerce solcu genci sıkıyönetim mahkemelerindeki hukuksuzluklara karşı savunan avukatların en önünde yer alır.

Nebi Barlas 12 Eylül 1980 askeri darbe döneminde 807’si idam istemli 2480 sanığın avukatlığını üstlendi. 25 Haziran 1981’de Paşakapısı Cezaevinde idam edilen Ahmet Saner ve Kadir Tandoğan’ın da avukatlığını yapan Barlas, onların idamlarına bizzat tanıklık etti.

Mesleği bırakması

2000’e kadar avukatlık yapan Nebi Barlas, avukatlığı bırakmasını 12 Eylül 2023’te Artı Gerçek’ten Esra Çiftçi’ye verdiği röportajda şöyle anlatıyor:

“Sağmalcılar Cezaevi’nde avukatlara yönelik hukuk dışı aramalar yapılıyordu. Bel kayışı ve ayakkabılar çıkartılıyordu. Sağlık yönünden son derece mahsurlu, pislik içindeki terlikler veriliyordu. Bu rezil uygulama bittikten sonra demir parmaklığa doğru yürüdüğümde, askerin ayakkabılarıma adeta şut çekercesine vurduğunu gördüm. Askere verdikleri terlikleri fırlattım. Büyük olay oldu. Savcı ve müdür geldi. Her zaman sakinliğimle tanındığım halde şahsıma yapılan bu hakareti kabul edemediğimi, onurlu bir avukatlık yaptığımı, Harbiyeli olmanın onurlu ve gururunun her şeyin üstünde tuttuğumu, bu hakareti kabul etmemin mümkün olmayacağını ifade etmeye çalıştım. Savcı ve müdür bana hak vermiş olacaklar ki beni teselli etmeye çalıştılar. Aramaların bu şekilde rezilce devam etmesi üzerine bu şartlarda avukatlık görevini yapamayacağımı düşündüğümden, çok sevdiğim mesleğimi bırakmak zorunda kaldım.”

“Davalardaki uygulamalar 12 Eylül’ü aratıyor”

Aynı röportajda 12 Eylül dönemiyle bugünü de karşılaştıran Nebi Barlas, şöyle dedi:

“12 Eylül darbe döneminin sıkıyönetim mahkemelerini on yıl boyunca yaşamış bir hukukçu olarak günümüzde açılan davalarda yapılan uygulamaların, verilen kararların darbe dönemi mahkemelerini arattığını kesinlikle söyleyebilirim. Davaların tahkikat aşaması, mahkeme safahatı sırasında sanıklara ve savunma avukatlarına yapılan muamele hukuk açısından dehşet verici. Darbe döneminde bile böyle uygulamalarla karşılaşmadık. En önemli farklardan birisi, savunma ve avukatlara karşı gösterilen tutum ve davranışlardır.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş