İSTANBUL (Medyascope) – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “Süleymancılar” olarak bilinen yapıya yönelik soruşturmada üçüncü dalga operasyon başlattı. 54 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken 11 şirket ile üç derneğe kayyum atandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “Alihan Kuriş suç örgütü” soruşturmasında üçüncü dalga operasyon başlattı. Başsavcılık, 54 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkardı.
Soruşturma kapsamında 11 şirket ile üç derneğe kayyım atandığı bildirildi. Gözaltı kararı verilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldığı aktarıldı.
Gözaltı kararı çıkarılan 54 kişiden kaçının yakalandığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Soruşturmayı yürüten savcılık, konuya dair ayrıntılı bilgi paylaşmadı.
Üçüncü dalga operasyonun, 13 ve 21 Ağustos’taki operasyonların ardından elde edilen yeni delillerin değerlendirilmesiyle başlatıldığı belirtildi. Soruşturmanın derinleştirilmesi sürecinde yeni şüphelilerin tespit edildiği ileri sürüldü.
- Alihan Kuriş’in telefon hattı yüzde 50 zihinsel engelli kişiye kayıtlı çıktı
- Süleymancılar operasyonu: Marmaris’te yakalanan Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in aracını kullandıkları ortaya çıktı
- Süleymancıların eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un mezarı açıldı, cenaze Adli Tıp Kurumu’na götürüldü
Ne olmuştu?
Kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapıya yönelik ilk operasyon 13 Ağustos’ta düzenlendi. İstanbul, Ankara ve Antalya’nın da aralarında bulunduğu 17 ilde eşzamanlı baskın yapıldığı bildirildi.
Operasyonda, yapının lideri olduğu öne sürülen Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilere “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlamaları yöneltildi.
MASAK raporlarında, yapıyla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar lirayı aşan para trafiği bulunduğu iddia edildi. Şüphelilere ait 43 adres ile 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi yapıldığı bildirildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında Kuriş’in de aralarında bulunduğu 32 kişinin tutuklandığı, altı kişinin ise adli kontrolle serbest bırakıldığı aktarıldı.
Firari durumdaki Alihan Kuriş’in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’e ait olduğu belirtilen bir adreste yaklaşık 1 milyar 340 milyon lira değerinde 200 kilogram külçe altın bulunduğu bildirildi. Kuriş, ifadesinde altınların aileye ait olduğunu ve düğünlerde takılan ziynetlerden oluştuğunu söylediğini aktardı.
İkinci dalgada araç iddiaları gündeme geldi
21 Ağustos’ta İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla’da ikinci dalga operasyon düzenlendi. 13 şüpheli hakkında işlem yapılırken 12 kişinin yakalandığı bildirildi.
Yurt dışına kaçmaya hazırlandığı öne sürülen Hilmi Tuna Kuriş, Erhan Yılmaz ve kaçışa yardım ettiği değerlendirilen Mehmet Özmen’in Muğla’nın Bozburun beldesinde yakalandığı aktarıldı. Kuriş ve Yılmaz’ın taşındığı belirtilen 34 SL 313 plakalı aracın, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar tahsisli olduğu ortaya çıktığı bildirildi.
Şahin ise yaptığı açıklamada aracı kiraladığını, ancak bilgisi ve izni dışında kullanıldığını belirtti. Şahin, ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Aracın Mehmet Özmen’in şirketi adına kayıtlı olduğu ve Özmen tarafından kullanıldığının tespit edildiği iddia edildi. Özmen’in telefon kayıtlarına göre 16 Ağustos’ta Muğla yönüne giderken telefonunu kapattığı, dönüşte yeniden açtığı öne sürüldü. Özmen’in 2023’te Alihan Kuriş’in eşi Seda Kuriş adına alınan bir otomobil için 2 milyon 406 bin 650 lira gönderdiği de tespit edildiği belirtildi.
Şahin’e tahsisli 34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı iki aracın daha farklı kişilerce kullanıldığı bildirildi. Bu araçları kullananlar arasında Ömer Sipahioğlu ile 2011-2014 döneminde İçişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğünde görev yaptığı belirtilen Ömür Yücel’in bulunduğu aktarıldı. Diplomatik pasaportlu üç Belarus vatandaşının 21 Ağustos’ta bu araçlardan biriyle taşındığına dair görüntüler bulunduğu, kullanılan iki hattın Yücel adına kayıtlı olduğu öne sürüldü. Soruşturma kapsamında 2011’de yapılan rüşvet, ihalelere müdahale ve kadın ticareti iddialarını içeren bir ihbarın yeniden incelemeye alındığı bildirildi.








