Ali Çağatay 10 Eylül’de hakim karşısına çıkacak

İSTANBUL (Medyascope) – Gazeteci Ali Çağatay, İBB Kültür A.Ş. yöneticisi Erhan Karaal’ın kaçırıldığı iddiasını paylaştığı için tutuklandı. Üç aydır tutuklu bulunan Çağatay, 10 Eylül’de hâkim karşısına çıkacak.

Gazeteci Ali Çağatay
Ali Çağatay 10 Eylül’de hakim karşısına çıkacak

Gazeteci Ali Çağatay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında tutuklandı. İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliği, Çağatay hakkında 26 Haziran 2026’da tutuklama kararı verirken, savcılık bu kararı Erhan Karaal’ın kaçırıldığı iddiasını içeren paylaşımına dayandırdı. Savcılık, gazeteciyi “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Emniyet Teşkilatını aşağılama” suçlarından cezalandırılması istemiyle yargılıyor.

Çağatay’ın avukatı Aslı Kazan, tutuklama kararına 30 Haziran ve 2 Temmuz’da itiraz ederken, Cumhuriyet Savcısı Atakan Kınacı de itiraz dosyasını 8 Temmuz’da hâkimliğe gönderdi. Ancak dosya bu aşamadan sonra hâkimlik kaleminde bir haftadan uzun süre işlem görmeden bekledi.

Kazan, bu süreçte kalem personelinin sorularına hep aynı yanıtı verdiğini belirterek, personelin “bugün göndereceğiz, yarın göndereceğiz” dediğini aktardı.

İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliği, dosyayı ancak 17 Temmuz’da inceleyip itirazı reddetti ve aynı gün nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine gönderdi. İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesi de itirazı 18 Temmuz’da somut bir gerekçe göstermeden reddetti; ret kararı 20 Temmuz’da elektronik imzayla kesinleşti.

Hâkim huzurunda dinlenilmedi

CMK’nın 108. maddesine göre tutukluluk incelemesi 30 gün içinde yapılmalı, bu süre ise 26 Temmuz Pazar gününe denk geldi. Kazan, incelemenin 24 Temmuz Cuma günü yapılabileceğini öngörerek 22 Temmuz’da müdafi sıfatıyla katılım talebinde bulundu.

Buna karşın İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği, Kazan’ı 24 Temmuz’daki duruşmaya almadı. Kazan, kanunun bilinçli biçimde “şüpheli veya müdafii” ifadesini kullandığını ve tek bir tarafın dinlenmesinin yeterli sayıldığını hatırlatarak, buna rağmen dinlenme talebinin karşılıksız kaldığını söyledi.

Çağatay, cezaevi ziyaretinde avukatına SEGBİS odasından bağlandığını anlatırken, kendisinden yalnızca “Buradayım” demesinin istendiğini aktardı. Çağatay ayrıca, bağlandığı salonda kürsüde hiçbir hâkimin bulunmadığını da belirtti. Kazan, bu anlatım üzerine usule uygun bir inceleme yapılmadığı yönünde ciddi hukuki kuşku oluştuğunu vurguladı.

Anayasa Mahkemesi’ne başvuruldu

Kazan, saptadığı usulsüzlüğü dosyaya bildirerek iddianamenin ivedilikle yazılmasını istedi ve 30 Temmuz’da Anayasa Mahkemesi’ne tedbir talepli bireysel başvuruda bulundu. Başvuruda, Çağatay’ın hak ihlaline uğradığının tespiti ve tutuklama kararının tedbiren kaldırılması talep edildi.

İddianame ağustosta hazırlandı

Kazan, 7 Ağustos’ta tutukluluğun devamı kararına yeniden itiraz ederken, savcılık aynı gün iddianameyi tamamlayıp İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesine gönderdi. Mahkeme iddianameyi önce yetki yönünden iade etti, ancak İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi savcılığın itirazı üzerine bu kararı kaldırdı ve dava İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

Mahkeme, tensip zaptıyla tutukluluğun devamına ve duruşmanın 10 Eylül’de yapılmasına karar verdi. Kazan, bu karara da itiraz etti ve dosya değerlendirilmek üzere Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş