Medyascope okurları yazıyor | Barıştan kim korkar?

Okurlarımızı, takipçilerimizi, izleyicilerimizi ve tüm destekçilerimizi görüşlerini Medyascope’ta dile getirmeye davet ediyoruz. Yazınız editoryal ilkelerimize uyar ve Yayın Kurulumuz tarafından da uygun görülürse, web sitemizde imzanızla yayınlanacaktır. Konuşan, tartışan, farklı fikirlerin dile getirildiği bir Türkiye istiyoruz. Doğan Özkan, “Barıştan kim korkar?” başlıklı yazıyı kaleme aldı.

Roj Girasun ile söyleşi: CHP'ye kayyum barış sürecine yönelik bir sabotaj, Barışın şafağında
Medyascope okurları yazıyor | Barıştan kim korkar?

Malum süreç başladığından beri kamuoyundan beklenen güçlü tepki ve süreç karşıtı direnç henüz görünmüyor. Farklı partilerin müzakere sürecine karşı yaptığı gösteri çağrıları, kamuoyunun ilgisizliği ve katılım eksikliği nedeniyle hüsranla sonuçlandı. Peki, ne oluyor? Gazeteciler, sosyologlar ve akademik kimliğe sahip onlarca insan nasıl bu kadar yanılabiliyor?

Türkiye Cumhuriyeti, imparatorluklar çağının kapandığı 19. yüzyılın sonlarında dağılan Osmanlı İmparatorluğu’nun enkazı üzerine, 20. yüzyılın başında Müslüman Sünni halkları “Türklük” kimliği altında eriterek inşa edildi. Bu eritme sürecinde kalıplara sığmak istemeyenler inkâr ve imha yoluyla tasfiye edildi.

Peki ya uyum sağlayanlar? Tek tipçiliğe ve “söz konusu devlet ise gerisi teferruattır” anlayışına uyum sağlayan Türkiyeliler, uluslararası kıyaslamalardan korunarak yerli ve millî aydın, yazar ve entelektüel olarak taltif edildi. Uluslararası rekabetten uzak, bu sayede belirli rütbelere ulaşmış olan bu kesim, aslında küresel ölçekteki konumlarını kaybetme korkusuyla her türlü değişime direnç göstermektedir.

Bilginin tarafsızlığı da sorgulanmalı

Nobel ödüllü ekonomist Ronald Coase’un, “Rakamlara yeterince işkence ederseniz, onlara her şeyi itiraf ettirebilirsiniz” sözü, farkında olmadan bilginin tarafsız olmadığını da dile getirir. Benzer şekilde, “avcı erkek, toplayıcı kadın” olarak bilinen geleneksel rol dağılımı, onlarca yıldır erkek egemenliğini tarihsel bir temele oturtmak için kullanılan en büyük antropolojik varsayımlardan biriydi. Ancak son yıllarda yapılan disiplinlerarası bilimsel çalışmalar, bu mitin tamamen çöktüğünü ortaya koymuştur.

Peki, dünyada ve Türkiye’de benzer pozisyonlarda yer alanlar karşılaştırıldığında ne görülüyor? Şanghay Dünya Üniversiteleri Akademik Sıralaması’nda (ARWU) ilk 500’de Türkiye’den hiçbir üniversite bulunmuyor.

Türkiye’den yetişen uluslararası düzeyde araştırmalar yapan akademisyenler ise Avrupa ve Amerika’yı tercih ediyor. Bunun sonucunda Türkiye’de aydın ve entelektüel ortam giderek çoraklaşıyor.

İşte bu çorak ortamda boy vermiş, liyakattan uzak aydın ve entelektüel sıfatlı kişiler, konumlarını koruyabilmek için her türlü değişime karşı direnmektedir.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş