İSTANBUL (Medyascope) – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, LGBTİ+ dernekleri ve aktivistlerinin de aralarında bulunduğu kişilere yönelik 12 ili kapsayan “Ailem Güvende” operasyonunda 26 kişiyi gözaltına aldı. Operasyon kapsamında İzmir’de 16 kişi tutuklandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek operasyonların aile ve çocukların korunması amacıyla yürütüldüğünü savundu. Operasyonlara LGBTİ+ dernekleri, ve siyasiler tepki gösterdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Fuhuş, Müstehcenlik ve Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurmak veya Satın Almak” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli “Ailem Güvende” operasyonu düzenlendiğini açıkladı. Başsavcılık, 12 ili kapsayan operasyonda 38 şüpheliye ait 38 adres ile 10 işletme ve altı LGBTİ+ derneğinde arama, yakalama ve el koyma işlemleri yapıldığını, 26 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Operasyon kapsamında İzmir’de gözaltına alınan 18 kişi tutuklandı.
LGBTİ+ dernekleri, siyasetçiler ve sanatçılar operasyonlara tepki gösterdi. Peki kim, operasyonlar hakkında ne dedi?
“Ailem Güvende” operasyonuna tepkiler
DEM Parti Kadın Meclisi, LGBTİ+ dernekleri, hak savunucuları ve dijital yayın mecralarına yönelik gözaltı, arama, el koyma ve erişim engelleme operasyonlarına tepki göstererek, “Toplumun güvenliği baskıyla ve yasaklarla değil, eşitlik, özgürlük, adalet ve yaşam hakkının güvence altına alınmasıyla mümkündür” açıklamasını yaptı.
DEM Parti Kadın Meclisi’nden yapılan yazılı açıklamada, şunlar denildi:
“LGBTİ+ derneklerini, hak savunucularını ve dijital yayın mecralarını hedef alan gözaltı, arama, el koyma ve erişim engelleme saldırılarını kabul etmiyoruz. ‘Ailem Güvende’ isminin verildiği bu operasyon, adından da anlaşılacağı üzere toplumu tahakküm altına alma operasyonudur. Tekçi ve cinsiyetçi politikaların ısrarla sürdürüldüğünün açık bir kanıtıdır.”
Öte yandan DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Aileniz sizin olsun. Kimin nasıl yaşayacağına, kimin kiminle yan yana duracağına, kimin örgütleneceğine sizin düşmanca ahlak anlayışınız karar vermeyecek” dedi.
LGBTİ+ derneklerine ve aktivistlerine yönelik bu operasyonları kabul etmiyoruz.
— Özgül Saki (@ozgulsakii) September 13, 2026
Suç uyduruyorsunuz. Uydurma suçlarla insanlara, dayanıştıkları mekanlara saldırıyorsunuz.
Hedef aldığınız derneklerin, insanların ortak noktası sizin dayattığınız aileci, ahlakçı ve nefret üreten… https://t.co/WKZSBt0RB8
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, “LGBTİ’lerin yaşam ve örgütlenme hakkını savunmak, bu ülkede herkesin haklarını ve özgürlüğünü savunmaktır. Gözaltılar bir an önce serbest bırakılsın. LGBTİ örgütlerinin ve basınının yakasından artık düşün” diye konuştu.
Sevda Karaca, şunları söyledi:
“Kendi yarattıkları yoksulluğun, şiddetin ve çürümenin üzerini LGBTİ’leri düşmanlaştırarak örtemezler. Kimsenin yaşam hakkı Saray’ın onayına bağlı değil. LGBTİ’lerin yaşam ve örgütlenme hakkını savunmak, bu ülkede herkesin haklarını ve özgürlüğünü savunmaktır. Sarayın hamaset ve nefret ajandasına, yalnızlaştırma ve yok etme politikasına müsaade etmeyeceğiz! Nefret siyasetine, baskıya ve örgütlenme hakkının gaspına karşı; yaşam hakkını, eşitliği, anayasal özgürlükleri ve örgütlenme hakkını yan yana, bir arada, korkmadan savunmaya devam edeceğiz! Gözaltılar bir an önce serbest bırakılsın. LGBTİ örgütlerinin ve basınının yakasından artık düşün!”

YENİ Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“LGBTİ+ hakları savunucularının hedef alınması, aynı anda hem kimliklerin ve varoluşun cezalandırılması, hem de meclisten geçirilememiş iki yasanın birden uygulamaya konmasıdır. Etki ajanlığı yasası geçmedi, eşcinselliğe özendirmeyasası geçmedi. Geçmemelerinin de bir sebebi vardı. Hukuk dışı değil gibi görünen, iktidarın çelişkilerini ortaya çıkarmayan, kendi vakıflarının yurtdışından aldıkları kaynakların sorgulanmasına ve başka devletlerle görüştüklerinde sorunlara sebep olmayacak bir yasa formülü henüz bulunamamıştı. Ama şimdi olmayan bir yasa uygulanıyor. Bu bakımdan konu sadece ilgili derneklerin değil, tüm milletvekillerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sorunudur.”

TİP LGBTİ+ bürosunun sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamada “Hak savunuculuğunu suç sayan bu keyfi kararları reddediyoruz” denildi.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, “Yolunu sarayla kesiştirmeyenleri yargıyla, sopayla, sansürle ‘terbiye etmek’ istiyorlar. Ellerinde olsa ‘iktidara muhalif olma’ suçunu yasalaştırıp rahatlayacaklar’ dedi.
Komedyeninden gazetecisine, işçisinden emeklisine, belediyesinden derneğine, şimdi de LGBTİ+ların insanca yaşama ve varolma mücadelesi yürüttüğü mecralara dönük saldırıların ortak noktası şudur: Yolunu Saray'la kesiştirmeyenleri yargıyla, sopayla, sansürle “terbiye etmek”… https://t.co/KxPdsBnplS
— Erkan BAŞ (@erkbas) September 13, 2026
İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, “LGBTİ+ hakları alanında yürütülen meşru ve yasal faaliyetlerin fuhşa aracılık, müstehcenlik, uyuşturucu ve benzeri suç isnatlarıyla yan yana getirilerek kriminalize edilmesi kabul edilemez” dedi.
Birlemiş Milletler (BM) İnsan Hakları Savunucuları Özel Raportörü Andrea Bolaños Vargas, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Yetkililerden, yalnızca meşru insan hakları çalışmaları nedeniyle gözaltına alınan herkesin derhal serbest bırakılmasını ve LGBTİQ+ savunucularının ve derneklerinin haklarını suçlu muamelesi, yıldırma veya misilleme olmaksızın kullanabilmelerini sağlamalarını rica ediyorum” diye yazdı.
🇹🇷# Türkiye
— Andrea Bolaños Vargas (@AndreaBV_SR_HRD) September 13, 2026
I am deeply concerned by reports of mass raids and detention of LGBTIQ+ human rights defenders across Türkiye, alongside searches of LGBTIQ+ associations and seizure of digital equipment.
I urge the authorities to ensure the immediate release of all those detained… pic.twitter.com/4ZT7uDAuvZ
İnsan Hakları Derneği “Bu derneklerin hedef alınması, insanları test ve tedaviden uzaklaştırır, kamu sağlığını tehdit eder ve HIV ile yaşayanların son derece hassas kişisel verilerini devlet müdahalesine açık hâle getirir” açıklamasında bulundu.
DİSK Basın-İş’in sosyak medya hesabından yapılan açıklamada “Demokratik bir toplumda hiçbir kimlik, hiçbir hak savunucusu ve hiçbir yayın organı, düşüncesi veya kimliği nedeniyle erişim engeliyle, gözaltı ve tutuklama ile cezalandırılamaz” denildi.
🏳️🌈 12 Eylül tarihinde, çok sayıda LGBTİ+ örgütünün, yayın organının, öğrenci topluluğunun, hak savunucusunun ve aktivistin internet sitesi ile sosyal medya hesapları hakkında erişim engeli kararları verildi. 50’ye yakın hak savunucusu gözaltına alındı.
— DİSK Basın-İş (@diskbasinis) September 13, 2026
Bu kararlar, Anayasa'nın… pic.twitter.com/OodRzpgkZT
Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi, “Nefreti körükleyen, ahlakçı, aileci politikalarla örgütlenme özgürlüğünü gasp eden saldırıların karşısında, LGBTİ+’ların yanındayız” açıklamasında bulundu.
Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından yapılan açıklamada “Bu operasyonla yalnızca LGBTİ+ bireyler değil, HIV ile yaşayan kişilerin haklarını, sağlığını ve yaşam kalitesini korumak, toplumsal farkındalığı geliştirmek ve damgalanmaya karşı mücadele etmek için faaliyet gösteren dernekler de hedef alınmıştır” denildi.
Türk Tabipleri Birliği (TTB), cinsiyet kimliği ile cinsel yönelim çeşitliliğinin suç gibi gösterilmesinin insan hakları ihlali olduğunu vurgulayarak, ayrımcı politikalara ve baskılara derhal son verilmesi çağrısında bulundu.







