ABD’de ara seçimler: Kimler seçiliyor, hangi eyaletler kritik, Trump’ı ne bekliyor?

ABD ara seçimler

ABD’de seçmenler bugün (3 Kasım), Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminin geri kalanını şekillendirecek ara seçimler için sandık başına gidiyor. Temsilciler Meclisi’nin tamamı, Senato’nun ise 35 sandalyesi yeniden belirlenecek. Cumhuriyetçiler Kongre’deki çoğunluklarını korumaya, Demokratlar ise Trump’ın politikalarını sınırlayabilecek bir üstünlük elde etmeye çalışıyor.

ABD’de 3 Kasım Salı günü yapılacak ara seçimler, Başkan Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde önemli bir dönüm noktası olacak. Seçmenler, federal yasaların çıkarıldığı Kongre’nin iki kanadında hangi partinin çoğunluğu sağlayacağını belirleyecek.

Oylamanın sonucuna göre Trump, görev süresinin kalan iki yılında Cumhuriyetçilerin kontrolündeki bir Kongre ile çalışmayı sürdürebilir ya da Demokratların denetimindeki bir veya iki meclisle karşı karşıya kalabilir.

Trump’ın adı oy pusulalarında yer almasa da seçimler, başkanın bugüne kadarki performansı hakkında bir halk oylaması olarak da değerlendiriliyor. Zaten Trump da seçim kampanyası boyunca Cumhuriyetçi seçmenlerden sandıkta kendisi adaymış gibi oy kullanmalarını istedi.

Cumhuriyetçiler hem Temsilciler Meclisi’nde hem Senato’da çoğunluğu elinde bulunduruyor. Demokratlar ise özellikle Temsilciler Meclisi’ni geri alarak Trump yönetiminin yasama faaliyetleri üzerindeki etkisini artırmayı ve Beyaz Saray’a yönelik denetim mekanizmalarını güçlendirmeyi hedefliyor.

Seçimler aynı zamanda 2028’de yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde iki partinin siyasi gücünü ölçmesi açısından da önemli.

Ara seçim nedir, Amerikalılar neyi oylayacak?

ABD’de başkanlık seçimleri dört yılda bir, Kongre seçimleri ise iki yılda bir yapılıyor. Başkanın dört yıllık görev süresinin ortasına denk gelen Kongre seçimlerine ara seçim adı veriliyor.

ABD Kongresi, Temsilciler Meclisi ve Senato olmak üzere iki kanattan oluşuyor. Federal yasaların kabul edilebilmesi için her iki kanadın da onayı gerekiyor. Kongre ayrıca hükümetin faaliyetlerini denetleme, bütçe kararlarını alma ve başkanın yetkilerini dengeleme konusunda önemli bir role sahip.

Bu yılki seçimlerde 435 üyeli Temsilciler Meclisi’nin tamamı yeniden belirlenecek. Üyeler iki yıllık görev süresi için seçiliyor.

100 üyeli Senato’da ise 35 sandalye için yarış var. Bunların 33’ü olağan seçimlerden, ikisi Florida ve Ohio’da boşalan sandalyeler için yapılan özel seçimlerden oluşuyor. Senatörler altı yıllığına seçildiğinden her ara seçimde Senato’nun yaklaşık üçte biri yenileniyor.

Seçmenler aynı gün 36 eyalet ve üç ABD toprağında valileri belirleyecek. Binlerce eyalet meclisi üyeliğinin yanı sıra yerel yönetimler, yargı makamları ve kürtaj hakkından seçim kurallarına kadar çeşitli konularda da oylamalar yapılacak.

ABD’de ara seçimler Kongre’deki dengeler nasıl değişebilir?

Seçim öncesinde Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi’nde 218 sandalyesi bulunuyor. Demokratların çoğunluğu ele geçirmesi için Cumhuriyetçiler karşısında net dört sandalye kazanması gerekiyor.

Senato’da ise Cumhuriyetçiler 53 sandalyeye sahip. Demokratlar ve onlarla birlikte hareket eden bağımsız senatörler toplam 47 sandalyede bulunuyor. Demokratların Senato’da çoğunluğu elde etmesi için dört sandalye kazanması gerekiyor.

Senato’nun 50-50 bölünmesi durumunda eşitliği bozan oyu Cumhuriyetçi Başkan Yardımcısı JD Vance kullanabileceği için Demokratların çoğunluk sağlaması 51 sandalyeye ulaşmalarına bağlı.

Ara seçimlerin bir başka özelliği de başkanın partisinin tarihsel olarak sandalye kaybetme eğilimi. 1946’dan bu yana yapılan 20 ara seçimin 18’inde görevdeki başkanın partisi Temsilciler Meclisi’nde sandalye kaybetti. Barack Obama’nın Demokratları 2010’da, Trump’ın Cumhuriyetçileri ise 2018’de bu durumla karşılaştı.

Yine de bu geçmiş, seçimlerin sonucunu tek başına belirlemiyor. Kongre seçimlerinde ülke genelindeki toplam oy oranından çok, her seçim bölgesinde kimin kazandığı önem taşıyor.

Ekonomi, göçmenler ve İran savaşı seçmenlerin gündeminde

Seçim kampanyasının merkezinde hayat pahalılığı bulunuyor. Gıda, akaryakıt, konut ve sağlık hizmetlerindeki fiyat artışları, birçok Amerikalının en önemli sorunları arasında.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) hedefinin üzerinde seyreden enflasyon, şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ekonomik etkileriyle de bağlantılı olarak tartışılıyor.

Demokratlar, Trump’ın diğer ülkelere uyguladığı gümrük vergilerinin ithal ürünleri pahalılaştırdığını ve bunun maliyetinin Amerikalı tüketicilere yansıdığını savunuyor.

Göçmenlik politikaları da seçimlerin öne çıkan başlıklarından. Cumhuriyetçiler, Trump yönetiminin sınır güvenliğini güçlendirdiğini ve düzensiz göçle mücadelede seçim vaatlerini yerine getirdiğini söylüyor. Demokratlar ise Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu’nun (ICE) sert uygulamalarına, göçmenlerin gözaltına alınma yöntemlerine ve sınır dışı politikalarına karşı çıkıyor.

Yapay zekânın denetlenmesi, veri merkezlerinin yaygınlaşması, kürtaj hakları, ticaret politikaları ve seçim güvenliği de kampanyalarda tartışılan diğer konular arasında yer alıyor.

Özellikle yapay zekâ konusunda Cumhuriyetçi ve Demokrat bazı siyasetçiler, teknolojinin daha sıkı düzenlenmesi gerektiğini savunarak bu alanda sınırlayıcı yasalara karşı çıkan Trump’tan ayrışıyor.

Hangi eyaletlerdeki seçimler belirleyici olacak?

Senato’nun kontrolünü belirleyecek yarışlar arasında Maine, Ohio, Georgia, Michigan, Teksas ve Kuzey Carolina öne çıkıyor.

Maine’de Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins, Demokrat Troy Jackson’a karşı koltuğunu korumaya çalışıyor. Ohio’da Demokrat Sherrod Brown, Cumhuriyetçi Jon Husted karşısında Senato’ya geri dönmek için yarışıyor.

Georgia’da Demokrat Senatör Jon Ossoff’un rakibi Cumhuriyetçi Mike Collins. Michigan’da ise Demokrat Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Mike Rogers karşı karşıya geliyor.

ABD’de ara seçimler: Abdul El-Sayed ve Mike Rogers, Michigan’da karşı karşıya.

Teksas’taki yarış da yakından izleniyor. Demokrat James Talarico, Cumhuriyetçi eyalet başsavcısı Ken Paxton’a karşı mücadele ediyor. Demokratların 1994’ten bu yana eyalet genelinde bir seçim kazanamaması, bu yarışı dikkat çekici kılıyor.

Alaska, Kansas, Iowa ve New Hampshire’daki sonuçlar da Senato’daki güç dengesini etkileyebilir.

Temsilciler Meclisi’nde ise rekabet onlarca seçim bölgesine yayılmış durumda. Reuters’ın aktardığı değerlendirmelere göre, 435 sandalyeden yalnızca 40 ila 50’sinde gerçekten çekişmeli bir yarış yaşanıyor.

Bu durumun nedenlerinden biri seçim bölgelerinin sınırlarının yeniden çizilmesi. Cumhuriyetçiler ve Demokratlar, kontrol ettikleri bazı eyaletlerde seçim haritalarını kendi lehlerine değiştirmeye çalıştı. Böylece birçok bölge, seçim başlamadan önce partilerden biri açısından daha avantajlı hale geldi.

Valilik seçimlerinde de Florida, Georgia, Ohio, Teksas, Iowa ve Alaska yakından takip ediliyor.

Demokratlar kazanırsa Trump’ın başkanlığı nasıl etkilenir?

Ara seçimlerin en önemli sonucu, Trump’ın başkanlık döneminin kalan iki yılında Kongre ile kuracağı ilişkinin değişmesi olabilir.

Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanması halinde Cumhuriyetçiler, yeni yasaları Demokratların desteği olmadan bu kanattan geçiremeyecek. Trump’ın ekonomi, göçmenlik ve diğer iç politika başlıklarındaki planları daha fazla müzakereye bağlı hale gelecek.

Demokratların çoğunluğu elde etmesi, Beyaz Saray üzerindeki denetimin de artması anlamına geliyor. Temsilciler Meclisi’ndeki komiteler, Trump yönetiminin faaliyetleri hakkında soruşturmalar başlatabilecek, yetkilileri ifadeye çağırabilecek ve çeşitli belgelerin sunulmasını isteyebilecek.

İncelenebilecek konular arasında yolsuzluk iddiaları, Beyaz Saray’da inşa edilen yeni balo salonu ve ICE’nin göçmenlere yönelik uygulamaları bulunuyor.

Demokrat Parti içinde Trump’ın azil sürecinin başlatılması da tartışılıyor. Böyle bir girişimin başlatılması, başkanın doğrudan görevden alınacağı anlamına gelmiyor. Temsilciler Meclisi’nin suçlama yöneltmesi, Senato’nun ise görevden alma kararı verebilmesi için üçte iki çoğunluğa ulaşması gerekiyor.

Senato’nun Demokratların kontrolüne geçmesi durumunda Trump’ın bakan, büyükelçi ve federal yargıç atamaları da engellenebilir veya geciktirilebilir. Yüksek Mahkeme’ye yapılabilecek yeni atamalar da bu kapsamda değerlendiriliyor.

Cumhuriyetçilerin her iki mecliste çoğunluğu koruması ise Trump’ın yasama gündemini sürdürmesini kolaylaştıracak. Bununla birlikte çoğunluğun daha da daralması, Cumhuriyetçi vekiller arasındaki görüş ayrılıklarını daha önemli hale getirebilir.

Trump’ın bazı başkanlık yetkilerini Kongre’den bağımsız kullanabilmesi nedeniyle Demokratların zaferi, yönetimin bütün politikalarının duracağı anlamına da gelmiyor.

Donald Trump
ABD’de ara seçimler Trump için bir referandum niteliğinde.

Anketler ne söylüyor?

Seçim öncesi kamuoyu araştırmaları, Trump’ın görev onayının ikinci döneminin başlangıcına kıyasla gerilediğine işaret ediyor.

Anket derleme sitesi Silver Bulletin’in ekim başındaki verilerine göre Trump’ın görevini onaylayanların oranı yaklaşık yüzde 37’ye düştü. Onaylamayanların oranı ise yüzde 61’e ulaştı. Trump, ikinci dönemine yüzde 50’nin biraz üzerinde bir onay oranıyla başlamıştı.

RealClearPolitics’in ekim başında yayımlanan ulusal anket ortalamasında ise Demokratlar, Kongre seçimlerinde parti tercihine ilişkin sorularda Cumhuriyetçilerin 8,2 puan önündeydi.

Bu veriler, seçmenlerin ülke genelindeki siyasi eğilimlerini gösteriyor. Kongre üyeleri eyaletlerde ve seçim bölgelerinde ayrı ayrı seçildiği için ulusal anketlerdeki farkın aynı ölçüde sandalye farkına dönüşmesi gerekmiyor.

Seçim güvenliği neden tartışılıyor?

Ara seçimler öncesinde seçim sisteminin güvenilirliği de siyasi tartışmaların merkezinde.

Trump, seçimlerde usulsüzlük yapıldığına ilişkin yanıltıcı ve gerçeği yansıtmayan iddiaları gündeme taşırken Adalet Bakanlığı, bazı eyaletlerin seçmen kayıtlarına erişmek amacıyla dava açtı.

Bakanlık, kayıtları federal göçmenlik veri tabanıyla karşılaştırarak oy kullanma hakkı bulunmayan kişileri tespit etmeyi amaçladığını belirtti. Bir federal yargıç ise yetki sınırlarını ve verilerde hata yapılması riskini gerekçe göstererek bu politikayı hukuka aykırı buldu.

Postayla oy kullanma kurallarının değiştirilmesine yönelik girişimler ve sandık merkezlerine federal gözlemci gönderilmesi planları da tartışma yarattı. Sivil haklar örgütü NAACP, gözlemcilerin seçmenler üzerinde baskı oluşturabileceği gerekçesiyle dava açtı.

Oy verme işleminin tamamlanmasının ardından sonuçların resmileştirilmesi aşamasında yaşanabilecek itirazlar ve hukuki süreçler de yakından izlenecek.

Sonuçlar ne zaman açıklanacak, 2028 seçimleri neden önemli?

ABD’de oy verme işlemi 3 Kasım Salı günü gerçekleşecek.

İlk sonuçların sandıkların kapanmasıyla birlikte gelmesi beklense de bütün yarışların kazananları aynı gece belli olmayabilir.

Eyaletlerin erken kullanılan ve postayla gönderilen oyları sayma yöntemleri birbirinden farklı. Özellikle küçük oy farklarının yaşandığı yerlerde yeniden sayım talepleri veya hukuki itirazlar, kesin sonuçların açıklanmasını geciktirebilir.

Ara seçimlerin ardından ABD siyasetinde gözler giderek 2028 başkanlık seçimlerine çevrilecek.

Trump, ABD Anayasası uyarınca üçüncü kez başkan seçilemeyecek. Dolayısıyla Cumhuriyetçi Parti içinde Trump sonrasında kimin başkan adayı olacağı, Demokratların ise Beyaz Saray’ı geri kazanmak için hangi isim etrafında birleşeceği tartışmaları önem kazanacak.

3 Kasım seçimleri Trump’ın görev süresini değiştirmeyecek. Seçmenlerin belirleyeceği şey, başkanın 2028’e kadar yasama organında ne kadar destekle ya da ne ölçüde muhalefetle karşılaşacağı olacak.

Kaynak: Guardian

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş