Halkların İklim Zirvesi nedir? İşte bilmeniz gerekenler

İSTANBUL (Medyascope) – Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek. Ülkeler iklim krizine karşı alınacak kararları müzakere ederken, ekoloji hareketleri, sendikalar ve hak örgütleri de aynı kentte alternatif bir buluşma için hazırlanıyor. Halkların İklim Zirvesi (HİZ), 14-18 Kasım’da iklim krizinden etkilenen halkların taleplerini ve çözüm önerilerini bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Halkların iklim zirvesi
Halkların iklim zirvesi nedir?

“COP31’in ötesinde” vurgusuyla düzenlenen zirve, 14 Kasım’daki Küresel Eylem Günü yürüyüşüyle başlayacak. 15-18 Kasım’daki oturumlar ise Antalya Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde yapılacak. HİZ, resmî müzakerelerden ayrı bir alan açarken COP31’deki gelişmeleri de izleyip halkların bakış açısından değerlendirmeyi hedefliyor. Peki Halkların İklim Zirvesi nedir, kimler tarafından düzenleniyor ve programında neler var?

Halkların İklim Zirvesi kimlerden oluşuyor?

HİZ, farklı mücadele alanlarından örgüt ve kişilerin bir araya geldiği bir dayanışma ağı olarak örgütleniyor. Zirvenin internet sitesine göre, İklim Adaleti Koalisyonu, Ekoloji Birliği ve Türkiye Çevre Platformu, 16 Aralık 2025’te COP31’e paralel alternatif bir zirve düzenlemek üzere bir araya geldi. Hazırlık sürecine çevre ve insan hakları örgütleri, sendikalar, gençlik grupları ve taban hareketleri de katıldı.

HİZ uluslararası ilişkiler çalışma grubu üyesi Ecehan Balta, Medyascope’a verdiği söyleşide hazırlık sürecinde KESK, İnsan Hakları Ortak Platformu, İnsan Hakları Derneği, EŞİK ve Enerji Demokrasisi için Sendikalar’ın (TUED) yanı sıra kadın, hayvan özgürlüğü ve savaş karşıtı hareketlerin de ortak bir zeminde buluştuğunu söylemişti. 21 Ekim’de paylaşılan resmi duyuruya göre, zirveyi 300’e yakın uluslararası ve 200’ü aşkın yerel kurum destekliyor. 130’dan fazla kurumun etkinlik düzenlemesi ve 32 ülkeden konuşmacının katılması bekleniyor.

Antalya’da emek, barış ve demokrasi talepleri etrafında sendika temsilcileri ve diğer hak savunucularının bir araya geldiği Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, 14 Kasım yürüyüşü için HİZ’le birlikte çağrıya çıktı. Yürüyüşte ekoloji hareketleri, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler için ayrı kortejlerin yer alması planlanıyor.

Halkların iklim zirvesi nedir?

HİZ, COP31’i neden eleştiriyor?

HİZ’in COP süreçlerine yönelik temel eleştirisi, iklim krizinden en çok etkilenen halkların karar süreçlerinde yeterince söz sahibi olmaması ve alınan kararların krizin hızına uygun biçimde uygulamaya geçirilmemesi. Zirveyi örgütleyenler, fosil yakıt şirketlerinin etkisini ve piyasa temelli çözümlerin ağırlığını da sorguluyor.

HİZ’in eleştirdiği bazı konu başlıkları şöyle:

  • Fosil yakıtlardan çıkış: HİZ gönüllüsü Ecehan Balta’ya göre yenilenebilir enerjiye yeni yatırımlar yapılırken kömür, petrol ve doğalgaz kullanımının sürmesi yeterli bir dönüşüm sağlamıyor. HİZ, fosil yakıtlardan adil çıkışın yanı sıra enerjinin kim tarafından, hangi ihtiyaçlar için üretileceğine toplumun karar verebildiği bir “enerji demokrasisi” öneriyor.
  • İklim finansmanı: Balta, iklim krizine uyum ve dayanıklılık için sağlanan kaynakların yetersizliğinin yanı sıra finansmanın bir bölümünün kredi olarak verilmesini eleştiriyor. Bu modelin, krizden daha az sorumlu olan Küresel Güney ülkeleri için yeni borç yükleri yaratabileceğine dikkat çekiyor.
  • Sıfır atık: Balta, atık üretimini kaynağında azaltmak ve şirketlerin sorumluluğunu tartışmak yerine yükün bireysel tüketicilere bırakıldığını savunuyor. Türkiye’ye plastik atık ithalatı ve bu atıkların yarattığı kirlilik de eleştirileri arasında.
  • Dirençli kentler ve gündelik yaşam: HİZ temsilcisi, kentlerde betonlaşma sürerken yeşil alanların, suya ve gıdaya erişimin, barınmanın ve sağlığın birlikte ele alınması gerektiğini söylüyor.

Türkiye’de eleştirilen çevre politikaları ve enerji yatırımları neler?

Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapması, iklim politikaları ile enerji ve madencilik kararları arasındaki ilişkiyi de tartışmaya açıyor. HİZ, kömürden çıkış için bir takvim bulunmamasını, yeni maden sahalarını ve orman, su, mera ve tarım alanlarını etkileyen projeleri eleştiriyor. Zirve örgütleyicileri, iklim söylemi ile fosil yakıtlara dayalı politikaların bir arada sürdürülmesini “yeşil boyama” olarak nitelendiriyor.

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yerel halkın, çevre örgütlerinin ve uzmanların eleştirdiği projelerden bazıları şöyle:

  • Akbelen Ormanı ve İkizköy, Muğla — kömür madeni: İkizköylüler, Yeniköy-Kemerköy termik santrallerine kömür sağlayan madenin genişlemesine karşı ormanı, zeytinlikleri ve tarım alanlarını savunuyor. 2023’te ormanda ağaç kesimi yapıldı, köylüler kesim ve kamulaştırma kararlarını yargıya taşıdı. Danıştay, daha önce yürütmesini durdurduğu altı köyde 679 parseli kapsayan acele kamulaştırmayı Ekim 2026’da hukuka uygun buldu. Köylüler karara itiraz ederek mücadeleye devam edeceklerini açıkladı.
  • Cenal Termik Santrali, Çanakkale — kapasite artışı: Biga’nın Karabiga beldesindeki ithal kömürlü santrale 1.050 MW’lık yeni bir ünite eklenerek mevcut 1.320 MW’lık kurulu gücün 2.370 MW’a çıkarılması planlanıyor. ÇED süreci devam eden proje, çevre örgütleri tarafından, ayrı bir kazan ve baca içermesi ve böylece fiilen yeni bir kömürlü santral anlamına gelmesi nedeniyle eleştiriliyor.
  • İklim Kanunu: TBMM’de 2 Temmuz 2025’te kabul edilen İklim Kanunu, 9 Temmuz’da Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum için bir çerçeve oluştururken Emisyon Ticaret Sistemi’nin kurulmasını da öngörüyor. İklim Ağı, kanunda somut emisyon azaltım hedefleri ve fosil yakıt kullanımını sonlandıracak bir plan bulunmadığını savunuyor. Ağ, bu hedefler ve fosil yakıt teşviklerinin kaldırılması gibi önlemler belirlenmeden Emisyon Ticaret Sistemi’nin kurulmasını eleştiriyor. Ayrıca kanun, sivil toplum ve akademinin karar süreçlerine anlamlı katılımını sağlayacak bir mekanizma ile dönüşümden etkilenecek işçileri ve yerel halkı koruyacak adil geçiş düzenlemeleri bulunmadığı için eleştiriliyor.
  • Akkuyu, Sinop ve Kırklareli — nükleer projeler: Mersin’deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin dört reaktörü yapım aşamasındayken Sinop ve Kırklareli’nde yeni santraller planlanıyor. Akkuyu’da soğutma suyunun olası etkileri, radyoaktif atık yönetimi ve enerji bağımlılığı eleştirilirken Sinop’ta çevre ve meslek örgütleri ile belediyeler projenin ÇED kararına dava açtı.

Rize, Artvin, Uşak, Eskişehir ve daha pek çok yerde devam eden maden yatırımları da söz konusu eleştiriler arasında.

HİZ’in yanı sıra COP31’e alternatif İklim Adaleti Forumu düzenlenecek

COP31 günlerinde Antalya’da bir başka buluşma da 15-17 Kasım’da İklim Adaleti Forumu’nun çağrısıyla düzenlenecek. İlk toplantısı 28 Ocak 2026’da Antalya Barosu’nun çağrısı ve ev sahipliğinde düzenlenen forum, ekoloji hareketlerini, sendikaları, baroları, meslek odalarını, kadın ve gençlik örgütlerini, üreticileri, işçileri ve yerel mücadeleleri katılıma çağırıyor.

Paylaşılan programa göre Uluslararası İklim Adaleti Forumu’nun 15 Kasım’daki ilk günü, saat 13:00’te yıkılan Antalya Arkeoloji Müzesi’nden Antalya Barosu’na yapılacak Büyük İklim Adaleti Yürüyüşü ile başlayacak. Antalya Barosu Konferans Salonu’nda saat 15:00-20:00 arasında düzenlenecek Halk Kürsüsü’nde ise yerel mücadelelerin ve ekolojik krizi doğrudan yaşayanların söz alması planlanıyor.

HİZ’in gündeminde ne var?

Zirve, 14 Kasım Cumartesi Küresel Eylem Günü’nde “Yaşamı Savunuyoruz” yürüyüşüyle başlayacak. Programa göre buluşma saat 13:00’te Aydın Kanza Parkı’nda gerçekleşecek, yürüyüş ise saat 14:00’te başlayacak ve Cumhuriyet Meydanı’na ulaşacak. 15-18 Kasım’daki oturumlar Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.

Etkinlik boyunca yaklaşık 150 tematik oturum ve kültür-sanat etkinliği planlanıyor. Dört günün ana gündemleri ise şöyle:

  • 15 Kasım: Ekolojik yıkımlara karşı doğanın hakları
  • 16 Kasım: Fosil yakıtlardan çıkış ve enerji demokrasisi
  • 17 Kasım: Demokrasi, anti-militarizm ve barış
  • 18 Kasım: Gıda egemenliği ve agroekoloji

Zirvede madencilik, su ve toprak mücadeleleri, kent hakkı, barınma ve halk sağlığının yanı sıra iklim krizindeki tarihsel sorumluluklar, kayıp ve zararlar ile iklim tazminatı ele alınacak. Ekolojik yıkımın kadınlar üzerindeki etkileri, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, plastik kirliliği, atık ticareti, nükleer enerji ve Filistin’le dayanışma da programdaki konular arasında. Etkinlik boyunca, COP31 izleme toplantıları ile film gösterimi, tiyatro, konser ve atölyeler de düzenlenecek.

Valiliğin 1,2 km olarak belirlediği yürüyüş güzergâhı Antalya yerel basını tarafından oldukça kısa olarak değerlendirildi.

Nasıl katılabilirsiniz?

Zirveye katılmak isteyenler, HİZ’in katılım sayfasındaki zirve kayıt formunu doldurabilir. HİZ, etkinliklere Antalya’da fiziksel olarak veya çevrim içi katılım öngördüğünü belirtiyor. Çevrimiçi erişim ayrıntıları için güncel duyuruların takip edilmesi gerekiyor.

Etkinliklerin düzenleneceği Mimar Sinan Kongre Merkezi, Yeşiltepe Mahallesi, 2683 Sokak No: 12, Kepez/Antalya adresinde. Güncel saatler ve oturumlar taslak programdan takip edilebilir.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş