Putin’in elinde Trump’ın videoları mı var?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Rusya’nın elinde Donald Trump’la ilgili gizli belgeler var mı? Rusya, ABD Başkanlık seçimlerine müdahale etti mi? Karşılıklı açıklamalarla daha da alevlenen bu tartışma günlerdir Batı kamuoyunu meşgul ediyor. İngiliz gizli servisinin eski bir mensubunun da tartışmaya dahil olmasıyla, konu daha da karmaşık bir hâl almış durumda.

Rusya zan altında

Rusya’nın ABD Başkanlık seçimlerini; gerek hacker saldırıları, gerek yalan haber ve dezenformasyon, gerekse elektronik oy verme sisteminde yapılan manipülasyonlarla Donald Trump lehine etkilediğine yönelik iddialar, seçim sürecinde ve sonrasında gündemde sürekli yer buldu. Trump ve ekibinin Rusya ile olan ilişkilerine dair son günlerde ortaya atılan başka iddialar tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı. Son iddialar; Rusya’nın elinde, Trump’ı ABD başkanlığı boyunca siyasi bir rehine olarak tutmaya yetecek kadar şantaj malzemesi olduğu yönünde. BBC’nin Washington muhabiri Paul Wood’un haberine göre, CIA ve FBI; hem Rusya’nın seçimlere müdahalesi, hem de Trump’la ilgili şantaj malzemesi iddialarını önemsedi ve konuyu araştırıyor.

Kilit isim eski bir İngiliz ajanı

Rusya’nın elinde Trump’ı zor duruma düşürecek müstehcen şantaj videoları olduğu bilgisini sızdıran kişinin Moskova’da casusluk yapmış olan eski bir MI6 (İngiliz Gizli İstihbarat Servisi) ajanı olan Christopher Steele olduğu iddialar arasında. Gizli servisten ayrıldıktan sonra kendi danışmanlık şirketini kuran Steele, daha önce FBI’ya FIFA’daki yolsuzluk skandalıyla ilgili bilgi sağlayan kişi olarak da biliniyor. Steele, Rus istihbaratından kişilerle yaptığı görüşmelerden, Trump’ın Moskova’daki bir otel odasında çekilmiş müstehcen görüntülerinin olduğu bir video bulunduğunu öğrenmiş. Üstelik Wood’un iddiasına göre, söz konusu videodan BBC’nin de haberi olmuş, ancak ellerinde kanıt bulunmadığından haber yapmamaya karar vermişler. Peki Trump ile ilgili bu iddialar ABD’li istihbarat kurumlarına nasıl ulaştı?

Senatör McCain’in açıklamaları

Bu noktada devreye Cumhuriyetçi Parti’nin önde gelen isimlerinden Senatör John McCain giriyor. Senatör McCain yaptığı açıklamada, Trump hakkındaki iddialarla ilgili dosyayı FBI’ya veren kişinin kendisi olduğunu söyledi. McCain, dosyayı kimden aldığı konusunda bir açıklamada bulunmazken, dosya içinde bulunan bilgileri doğrulama imkanı bulunmadığından, elindeki dosyayı FBI’ya iletmenin en doğrusu olacağını düşündüğünü söyledi.

Ancak iddialar bununla da bitmiyor. Zira McCain söz konusu dosyayı geçen yılın sonunda FBI’ya verdiğini söyledi, ancak BBC’nin haberine göre Steele dosyayı aylar öncesinden FBI’ya ulaştırmıştı. Trump hakkındaki iddiaları içeren dosyanın varlığından istihbarat birimlerinin yanı sıra birçok basın kuruluşunun da aylardır haberdar olduğu söyleniyor.

İddiaların basına sızması

Konunun kamuoyuna yansıması ise Amerikan haber sitesi Buzzfeed’in iddiaların bulunduğu dosyayı geçen hafta yayımlamasıyla oldu. Bunun ardından CNN de konuyla ilgili bir haber yaptı. Trump ve ekibinin öfkesi, ilk aşamada iddiaları haber yapan basın kuruluşlarından çok Amerikan istihbarat birimlerine yöneldi. İddiaları “siyasi cadı avı” olarak nitelendiren ve dosyayı basına istihbarat servislerinin sızdırdığını düşünen Trump, 11 Ocak günü attığı tweet’te şu ifadeleri kullandı: “İstihbarat kurumları böyle uyduruk haberleri kamuya sızdırmamalı. Nazi Almanyası’nda mı yaşıyoruz?”

trump

Trump’ın Buzzfeed ve CNN’e de tepkisi de sert oldu. 12 Ocak’taki ilk basın toplantısında, Trump, Buzzfeed’in haberini “utanç verici” ve “çöp yığını” olarak nitelendirdi ve söz isteyen CNN muhabirine söz vermedi. CNN muhabirinin ısrarla söz istemesi üzerine ise “sessiz ol, kabalaşma!” diyerek toplantıya devam etti.

Buzzfeed, tepkiler üzerine haberinin arkasında olduğu yönünde bir açıklama yaparken, CNN ise 35 sayfalık dosyadan hiçbir ayrıntıya yer vermediğini iddia ederek kendini savundu.

Amerikan istihbarat birimleri, iddiaların basına sızdırdıkları yönündeki suçlamaları kabul etmedi. Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper yaptığı yazılı açıklamada, Trump hakkındaki iddiaların bilindiğini doğruladı ancak iddiaların istihbarat birimlerince teyid edilmediğinin atını çizdi. Clapper konuyla ilgili olarak ABD Başkanı Barack Obama ve müstakbel başkan Donald Trump’ın bilgilendirildiğini de sözlerine ekledi.

Moskova: “İddialar kurgu” 

Konunun diğer tarafı olan Rusya ise iddiaları reddetti. Sputnik’in haberine göre Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov seçim sürecinde ne Trump ne de Clinton hakkında bilgi toplamadıklarını söyleyerek, iddiaları “ucuz bir kurgu” olarak değerlendirdi.

Öte yandan Wikileaks’in Twitter hesabından yapılan açıklamada; Buzzfeed’in yayınladığı dosyanın istihbarat raporu olmadığı ileri sürüldü ve güvenilir olmadığını gösteren işaretler içerdiğinin altı çizildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus