Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri, 627. haftada Sabahattin Ali ve Talat Türkoğlu için adalet istedi.

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle İstanbul-Beyoğlu’nda 1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, 1948’de kaybedilen yazar Sabahattin Ali ve 1996’da kaybedilen Talat Türkoğlu için bir araya geldi.
İlk sözü gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın abisi Mikail Kırbayır aldı. Kırbayır, 627 haftadır adalet talebiyle Cumartesi Meydanı’nda olduklarını söyledi. Kırbayır, yargısız infazlarla öldürülen, kaybedilen yakınlarının akıbetlerinin oldu bittiye getirilmemesi için mücadeleye devam ettiklerini söyledi. Kırbayır devletin yurttaşını öldürmekle değil yaşatmakla sorumlu olduğunu söyledi.
Daha sonrasında Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı konuştu. Ülkede yaşanan kaosu vurgulayan Yarayıcı, konuşmasının sonunda Sabahattin Ali’nin kaybedilişini vurgulayarak “Benim Meskenim Dağlar” türküsünü meydanda söyledi.
CHP Milletvekili Hilmi Yarayıcı ise 627 haftadır hukuk ve adeleti aramaya devam ettiklerini hatırlatarak, “2 hafta sonra bir referandum olacak. İktidar sahipleri eğer samimi olsaydı, yangından mal kaçırırcasına anayasa değişikliği dedikleri bu paketi hemen çıkarmazlardı. Eğer samimi olsalardı 627 haftadır kayıplarımızı aradığımız canlarımız konusunda bize bilgi verirler, hesabını sorarlardı. Sur’da, Cizre’de ve birçok yerde katledilen çoluk çocuk genç yaşlı insanlarımıza sahip çıkarlardı. Herkese eşit yurttaşlık temelinde davranırlardı. Barış diyen akademisyenleri, öğrencileri gözaltına almaz, tutuklamaz, açığa almaz ya da ihraç etmezdi” diye konuştu.
“Biz kayıp yakınlarını bu meydana bekçi yaptılar”
Talat Türkoğlu ailesi adına Münibe Türkoğlu konuştu. “Bir kere umudu seçersen her şey mümkün olabilir” diyen Türkoğlu, “Acılara insanca yaklaşmak için onu yaşamamız gerekmez. Gözlerimiz görüyor kulaklarımız duyuyorsa bir kısım insan bunu yüreğimizde yaşıyoruz. Direnme gücünü kıramadılar, düşüncesinden dolayı insanları yok ettiler. Biz kayıp yakınlarını da bu meydana bekçi yaptılar. Anaların gözyaşı sel, yürekleri taş oldu” dedi.
Talat Türkoğlu’nun siyasi kimliğinden dolayı katledildiğini söyleyen Türkoğlu, şöyle devam etti:
“1 Nisan 1996 tarihinden beri kendisinden haber alınamayan Talat Türkoğlu ile ilgili 1997 de JİTEM elemanı Kasım Açık itirafta bulunmuş, Türkoğlu’nu Edirne Çadırkentte bir grup polis, asker ve itirafçı tarafından sorgulandığını, öldürüldüğünü Meriç Nehri’ne atıldığını söylemiştir. Daha sonraki süreçte itirafçı öldüğü için dosya zaman aşımından dolayı kapatılmıştır. Bu ayıba son verin. Çünkü siz devlet adına yaptınız, açıklayın, dürüst olun, net olun, hukuku işletin.”








