Eren Bülbül memleketi Trabzon Maçka’da son yolculuğuna uğurlandı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Trabzon’un Maçka ilçesinde PKK ile girilen çatışmada öldürülen 15 yaşındaki Eren Bülbül dün memleketi Trabzon Maçka’da son yolculuğuna uğurlandı. 

Trabzon’un Maçka ilçesi kırsalında PKK ile yaşanılan sıcak temas sırasında PKK’lılar tarafından öldürülen Eren Bülbül’ün cenazesi defnedildi. Bülbül’ün cenazesi, ilçe merkezinde gerçekleştirilen tören ve kılınan cenaze namazının ardından konvoy eşliğinde ilçeye bağlı Köprüyanı Mahallesi’ne getirildi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Trabzon Valisi Yücel Yavuz cenaze törenine katıldıktan sonra defin işleminin yapıldığı mahalleye de gittiler.

eren

Eren’in ağabeyi Olcay Bülbül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saldırıyı lanetleyerek, “Ne diyeyim, bu durumda ne denir ki. Allah teröristlerin belasını versin” dedi ve şöyle devam etti:  “İnanılacak gibi değil. Eren televizyonda çatışma haberlerini izlediğinde, şehit olduğunda çok üzülür ve kızardı, ‘ben de askere gideceğim ve şehit olacağım’ derdi. Gerçekten de oldu. (…) Eren 4-5 yaşından beri fanatik Trabzonspor taraftarıydı. Futbola çok düşkündü.”
Defin sırasında baygınlık geçiren aile üyelerine sağlık ekipleri müdahale etti. Trabzon Valisi Yücel Yavuz, Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğlu, bölge milletvekilleri ve diğer ilgililer aileye taziyelerini iletti.

Eren Bülbül’ün annesi Ayşe Bülbül oğlunun öldürülmesi ilgili konuştu. Anne Bülbül oğlunun neden oraya götürüldüğünün cevabını öğrenmek istediğini söyledi ve ekledi: “Eren’in oraya götürülmesi yüzde 100 değil, binde 1000 ihmaldir.”

 

“Oğlum askerde şehit olmak istiyordu kapının önünde değil”

“Oğlum baksana buraya gelen köyden biri değil. Gerçek terörist.’ Benim de Eren’in de numarasını aldılar. Eren aradı çaldırdı komutanı ‘Komutanım evin gerileri falan hep ezildi’ dedi. Komutan da Eren’e ‘Resimlerini çek de bana at’ demiş. Çocuk da çekti attı. Sonra biz yaylaya gittik. Eren de amcasına fındık toplaya gitti. Ama Eren’i sürekli arıyorlardı. Yahu bu çocuğu niye arıyorsunuz? Beni arayın. Beni aramadılar.

(…) Eren’in oraya götürülmesi yüzde 100 değil, binde 1000 ihmaldir. Eren’i cuma namazından sonra bekleyip alıp gitmenin sonucunu istiyorum. Başbakanımızdan, bakanımızdan, yetkililerden Eren’in oraya neden getirildiğini öğrenmek istiyorum. Tek şunu düşünüyorum; ‘Ya biz bakalım bu çocuktan bilgi alabilir miyiz bakalım, acaba bunlar mı bunu besliyor?’ diye düşündüler. Biz nerde besleyeceğiz onları ormanın dibinde. Nasıl besleyecektim ben kadın kişi eşim yok, çocuklarım yok. Ne diyerek besleyecektim? Madem besledim, niye duyurdum? Sonuçta biz ihbar ettik, evimiz soyuldu.

(…) Geldiler ifadeler bitmiş. Eren’in oraya neden getirildiğinin cevabını istiyorum. Yetkililer sorsun soruştursun. Benden ifade alanlar sadece benim yanıma gelmedi kızlarım da yanımdaydı. Benim evim soyulsun önemli değil ‘Ormanın dibinde ben can güvencesi istiyoruz’ dedim. Hiç böyle bir adalet olur mu? Ben yalnız değilim çoluk çocuğum var. Bunlar ne olacak. Ben 30 sendedir oradayım. Yetkililerden tek isteğim çocuğumun oraya götürülme nedenini bana bulsunlar. Benim çocuğum şehit olmak isterdi ama askerde şehit olmak isterdi, kapının önünde değil. Bende en çok yara açan babası olsaydı bu iş böyle olmazdı, olamazdı. 18 ay önce babasını kaybettim ondan sonra da Eren’imi kaybettim. Cumhurbaşkanıyla görüştük. Ne arzun varsa temin edeceklerini söyledi. ‘Eren’in kanını yerde bırakmayacağım’ dedi. Ne desin başka. Önce can güvenliği istiyorum sonra da Cami’deki bir çocuk oraya niye bir daha gitti?

(…) Eren’e en son ‘Fındıktan sonra bir bak etrafı bir kolla’ dedim. O da bana ‘Anne ben gelemem bir daha buraya korkarım’ dedi. Ben dediğimde korktu da bunlar Eren’e ne dedi de korkamadı. Ne tepki aldı da gitti oraya? Ben kendimi suçlu hissediyorum. Fındık toplamaya amcasına onu bırakmayacaktım. Yaylaya getirecektim ben çocuğumu. O kadar baktım da daha mı bakamayacaktım da bıraktım. Daha iyi mi oldu? Bu teröristlerin yakalanması acımı biraz da olsa dindirir. Bana biri dese ki ‘Bu terörist oğlunu öldürdü’ ben onun etinden çiğ yerim, pişirmem. Bir an önce değil ben bugün teröristlerin yakalanmasını istiyorum. Bak duramıyorum başka yerdeyim. Ben dururum ama çoluk çocuğum var onlarda gelir arkamdan. Ya onlar da vurulursa”

(…) Eren’in hayaliydi çalışmak, başarılı olmak askere gidip şehit olmak. Abisinin yanına gidip çalışacağım ‘Ben adam olacağım. Askere gittim mi şehit olacağım’ diyordu. Bunu kapının önünde değil askerde derdi. Kapının önünde şehit düşmesi çok acı oldu çok. Benim yetimlerimin yiyeceğini aldılar evin başında oturdu yediler keyifli keyifli. Sonra da Eren geldi vurdular onu. Eren’in oraya neden getirildi. Bu sorunun cevabını istiyorum.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus