İSTANBUL (Medyascope) – Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi Üyesi Duran Kalkan, Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na veda etmesini değerlendirirken, “Türk Milli Takımı Dünya Kupası’na barış ve demokratik çözüm sürecinde gidiyor. Savaş sürecinde gidemiyor” dedi. Kalkan, Türkiye’nin turnuvadan gol atamadan elenmesini ise “ırkçı, milliyetçi ve şoven duyguların dayatılması” ile ilişkilendirdi.
Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- PKK yöneticisi Duran Kalkan, Türkiye’nin Dünya Kupası’na katılımını Barış ve Demokratik Toplum süreciyle ilişkilendirdi.
- Kalkan, “Türkiye barış sürecinde kupaya gidiyor, savaş sürecinde gidemiyor” dedi.
- Türkiye’nin gol atamadan elenmesini milliyetçi baskı ve savaş diliyle açıkladı.
- “Kürt sorunu, Kürt gençlerinin sahalarda akranlarıyla yarışabilme sorunudur” ifadelerini kullandı.
- Kalkan, sporun savaş gibi değil, gençlerin özgürce mücadele edebileceği bir alan olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi Üyesi Duran Kalkan, Medya Haber televizyonunda yayınlanan röportajında Dünya Kupası’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Kürt sorunu, gençlerin sahalarda akranlarıyla yarışabilme sorunudur”
Dünya Kupası maçlarını çok fazla izleyemediğini söyleyen Kalkan, Kürt gençlerinin de sahalarda akranlarıyla birlikte mücadele etmek ve kendilerini göstermek istediğini belirtti.
Kalkan, “Bazıları diyor ya; bu Kürt sorunu nedir, anlamıyoruz diye. Bunu soran ve anlamayanlara cevabı veriyorum işte. Kürt sorunu, Kürt gençlerinin sahalarda akranlarıyla yarışma, mücadele etme, isteme sorunudur. Bu hakları ellerinden alınmış. Dünya buna kapalı” dedi.
“Türkiye barış sürecinde Dünya Kupası’na gidiyor”
Türkiye’nin 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmasına da değinen Kalkan, 2002 Dünya Kupası’nı hatırlattı. O dönemde de ateşkes ve görüşmelerin olduğunu söyleyen Kalkan, Türkiye’nin Dünya Kupası’na “barış ve demokratik çözüm sürecinde” gidebildiğini savundu.
Kalkan şunları söyledi:
“Diyorlardı 24 yıl sonra hasret bitti. 24 yıl önce neydi? 2002. Ne vardı? Ateşkes süreci vardı. Görüşmeler süreci vardı. Dikkat edilirse Türk Milli Takımı Dünya Kupası’na barış ve demokratik çözüm sürecinde gidiyor. Savaş sürecinde gidemiyor. Geçen savaş döneminde gidebilmiş mi? Gidemedi. Öncekinde biraz daha tutarlıydı aslında. 2002’nin iktidarı. 2 Ağustos’ta idamı kaldırdı. Bir sürü kanunlar yapıyorlardı. Üçüncü oldular o zaman. Şimdi gol bile atamadılar.”
“Sporu savaş gibi ele aldılar”
Kalkan, Türkiye’nin turnuvadaki başarısızlığını ise futbolcular üzerindeki milliyetçi baskıyla ilişkilendirdi. Türkiye’nin Dünya Kupası’ndan gol atamadan elenmesini “ırkçı, milliyetçi ve şoven duyguların dayatılması” sonucu olarak yorumlayan Kalkan, “Daha gitmeden o basın, televizyonlar o kadar şey dayattılar ki, o kadar ırkçı, milliyetçi. Sahada insan görüyordu, ayakları titriyordu gençlerin. Topa vurmuyor. Oysaki en tecrübeli, en yetkin oyunculardı. Bir gol bile atamadılar” ifadelerini kullandı.
Kalkan, futbolun savaş diliyle ele alınmaması gerektiğini vurgulayarak, “Maça gidiyorlar, kazanırlar da, yenilirler de. Bu spordur. Spor değil, sporu savaş gibi ele aldılar” dedi.
Kalkan, Kürt sorununun yanı sıra “Türk sorunu” tanımı da yaptı. “Kürt sorunu, Kürt gençlerinin akranlarıyla spor sahalarında yarışabilme sorunudur” diyen Kalkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türk sorunu da Türk gençlerinin rahatça spor yapabilme sorunudur. O üzerlerinde her şeyi milliyetçi duygu ve savaşa benzetmeden kurtarılması sorunudur. Böyle ele alınırsa doğru olabilir. Yazık oldu ama sorumlusu belirttiklerimdir.”
Kalkan, Türkiye gençlerinin Barış ve Demokratik Toplum sürecine sahip çıkması gerektiğini savunarak, “Derinleştirsinler, Türkiye’nin gençleri daha çok spor müsabakalarına katılırlar, daha çok başarılı olurlar” dedi.






