Zaman gazetesi davası başladı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Aralarında Ali Bulaç, Şahin Alpay ve Ahmet Turan Alkan’ın da bulunduğu, çoğunluğu Zaman gazetesi eski çalışanı 30 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması bugün Silivri Adliyesi’nde başladı. 

Zaman gazetesi çalışanı 30 kişinin yargılandığı davada bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunan 21 kişi ilk kez hâkim karşısına çıkacak. Davanın tutuklu sanıkları Ahmet Metin Sekizkardeş, Ahmet Turan Alkan, Alaattin Güner, Ali Bulaç, Cuma Kaya, Faruk Akkan, Hakan Taşdelen, Hüseyin Belli, Hüseyin Turan, İbrahim Karayeğen, İsmail Küçük, Mehmet Özdemir, Murat Avcıoğlu, Mustafa Ünal, Mümtaz’er Türköne, Onur Kutlu, Sedat Yetişkin, Şahin Alpay, Şeref Yılmaz, Yüksel Durgut ve Zafer Özsoy. İhsan Duran Dağı, Ahmet İrem, Ali Hüseyinçelebi, Süleyman Sargın, Osman Nuri Arslan, Osman Nuri Öztürk, Lale Sarıibrahimoğlu, Nuriye Akman ve Orhan Kemal Cengiz ise davada tutuksuz olarak yargılanıyor. Ayrıca başka bir dosyanın sanığı Zaman gazetesi eski yöneticisi Adil Gülçek ile birlikte 5 tutuksuz sanık da davaya eklendi. Böylelikle davada tutuklu sanık sayısı 22 oldu.

Duruşmada ilk savunmayı Ahmet Metin Sekizkardeş yaparken, daha sonra söz alan Cihan Medya eski dağıtım direktörü Alaattin Güner, “İddianamede benimle ilgili bir suçlama yok. Cihan Medya Dağıtım içerikle ilgili değildir. Bunların dağıtımından sorumludur” dedi. Ali Bulaç ise 15 Temmuz’a kadar FETÖ’nün terör örgütü olduğu yolunda bilgi ve belge olmadığını anlattı ve “Bu örgütün silahlı terör örgütü olduğunu kabul ediyorum. Kaldı ki, terör örgütü olduğu bilinmediği dönemde dahi üyesi değildim. Soruyorum, ben hangi silahlı terör eylemine girdim? Hangi silahlı çatışmaya girdim, kime saldırdım?” diye konuştu.

Bulaç, ifade özgürlüğünü kullandığını vurguladı, “Erdoğan’ın önerdiği başkanlık sistemine karşı çıkmadım. Suriye politikasını yanlış bulsam da mülteciler politikasını destekledim” dedi. Şahin Alpay ise Zaman okurlarına hitap ederek demokrasinin erdemlerini anlatmaya çalıştığını belirtti ve “Hayatım boyunca askeri darbelerin mağduru oldum. 12 Mart 1971 darbesi üzerine İsveç’e sığınmak zorunda kaldım” dedi.

Hazırlanan iddianamede tüm sanıklar hakkında ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’ suçlamalarıyla üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve ‘Silahlı terör örgütüne üye olma’ suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus