Zarrab davası: Kurumlar açıklama yapıyor, kişiler susuyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Reza Zarrab, New York’ta görülmeye başlayan davada tanık sıfatıyla konuşmaya başlaması, gözleri ifadesinde yer verdiği kurum ve kişilere çevirtti. Adı geçen kurum ve kişilerin Zarrab’ın iddialarına cevap verip vermeyecekleri, verirlerse ne söyleyecekleri oldukça önemli. Zira davanın seyrini ve sonucunu doğrudan etkiyebilir. Zarrab bugün (1 Aralık) ifadesinin üçüncü gününde. Şu ana kadar Zarrab’ın isimlerini zikrettiği kurum ve isimlerden gelen açıklamaları derledik. Karşımıza çıkan durumun özeti şu: Kurumlar inkâr ediyor, kişiler susuyor…

Önce kurumlardan başlayalım. Zarrab’ın Türkiye’den bahsettiği beş bankadan üçü kamu, ikisi özel banka. Kamu bankaları Halkbank, VakıfBank ve Ziraat Bankası, özel bankalar ise Aktif Bank ve DenizBank. Gerek Zarrab’ın ifadeleri gerek iddianamede yer alan bilgiler, ABD’nin İran’a uyguladığı ambargonun delinmesinde başrolün Halkbank’ta olduğu yönünde. Peki ismi sıklıkla geçen Halkbank duruşmanın başlamasının ardından konuyla ilgili ne söyledi?

Borsa İstanbul’da (BİST) işlem gören Halkbank, 30 Kasım Perşembe günü Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada “Yapılan dış ticaret işlemleri ve para transferleri açık, şeffaf ve sistem üzerinde ilgili otoritelerce izlenebilir durumdadır” ifadelerini kullandı. Açıklamanın detayında ise şu şekilde:

“Bankamızın tüm iş ve işlemleri, ulusal ve uluslararası bağımsız denetim kuruluşlarınca düzenli olarak denetlenmektedir. İlgili döneme ilişkin yapılan denetimlerde dış ticaret işlemleri de dahil bankacılık hizmetlerimizin yerine getirilmesinde uluslararası bankacılık düzenlemelerine ve kurallarına aykırılık tespit edilmemiştir.

Bankamızca, herhangi bir ülkeyle ilgili olarak mahiyeti belirsiz ve hukuksuz bir ticari işleme taraf olunmamış, kaynağı ve mahiyeti belirsiz transfer işlemi gerçekleştirilmemiştir. İddia edildiği şekilde yaptırımlara konu işlemlerde yaptırımların aşılması amacına yönelik sistematik ve bilinçli bir ihlal söz konusu olmayıp yasaklı tarafların ve malların ihracına aracılık edilmemiştir.”

Grafik: Emrecan Kaya
Grafik: Emrecan Kaya

Reza Zarrab’ın DenizBank iddiası

Duruşmayı izleyen Daily Beast’in muhabiri Katie Zavadski’nin aktardığı bilgiye göre, Zarrab paranın nasıl Halkbank’a geldiğini anlatırken “Halkbank’a gelen paranın Halkbank’tan çıkışı euro ve Türk Lirası olarak DenizBank’a gelişiyle yapılıyor. Daha sonra Zarrab’ın Türkiye’deki şirketi Royal Group’tan aldığı altının Dubai’deki şirketine gittiği belirtiliyor” ifadelerini kullandı. Bu sözlerin ardından Denizbank KAP’a bir açıklamada bulundu. “DenizBank’ın da adının geçtiğine dair sosyal medyada Bankamız hakkında asılsız söylentiler yer aldığı görülmüştür” ifadelerinin kullanıldığı açıklamanın devamı şu şekilde:

“DenizBank 2004-2013 yılları arasında İstanbul Altın Borsası Başkanlığı tarafından takas bankası olarak görevlendirilmiş; bu çerçevede T.C. Hazine Müsteşarlığı tarafından onaylanan ve Borsa Yönetim Kurulu’nca üyeliği kabul edilen bütün üyelerin hesap açılışları ve altın takas işlemleri ile ilgili mevzuat kapsamında tarafımızca yürütülmüştür. Altın Borsası’nda işlem yapan bütün kurumların Bankamızda hesap açılışları zorunlu olup, yapılan yurt içi işlemlerin takası müşterilerin çalıştıkları bankalardan gönderilen bedellerle kapatılmaktadır. İşlemler yurt içi altın alım satımından ibaret olup, yurt dışı bağlantılı herhangi bir işlem yapılmamıştır. Bankamızca kamu görevi sorumluluğuyla bu işlemlere aracılık edilmiş olup, Rıza Sarraf’ın sahibi olduğunu belirttiği Royal Denizcilik firmasının Bankamızla hiçbir zaman çalışması olmamıştır.”

Bankanın yaptığı kurumsal açıklamaya ek olarak, CEO Hakan Ateş de konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

“Bizim bir kere şunu bilmeniz lazım Türkiye’de altın rafinerileri var. Biz 2004’te İş Bankası’ndan sonra Hazine tarafından görevlendirilmiş altın takas bankası olduk. Bu iş geçmişi temiz bankalar yapabilir. 2013 yılının şubat ayı itibariyle Kuveyt Türk sürdürdü bu görevi ve hala sürdürüyor. Takas bankası olmamız sıfatıyla altın borsasına üye bütün kurumların hesaplarını açmak zorundaydık.”

Aktif Bank: “ABD ve diğer uluslararası yaptırımların ihlal edilmesine yönelik herhangi bir işlem gerçekleştirilmemiştir”

Zarrab, ifadesinde söylediği “Aktif Bank’ın genel müdürüyle görüştükten sonra hesabım açıldı. Önce beş 10 milyon dolarlık işlemlerle başladım. Aktif Bank’ta hesap açmaya çalıştım. İlk girişimim başarısız oldu”, “İlk girişimimde Aktif Bank bana İran’la iş yapacak müşterilerin hesap açmak için özel bir izin alması gerektiğini söyledi” ve “Aktif Bank beni döngü dışında bırakınca 2012 yılında Halkbank’a gittim” cümleleri Aktif Bank’ı davada yer alan bankalardan biri yaptı. Bunun üzerinde banka yazılı bir açıklama yaptı ve iddiaları “mesnetsiz” olarak niteledi. Ayrıca. Aktif Bank’ın “geçmişte ve bugün gerek ulusal gerekse de uluslararası kuruluşlarla işbirliği içinde çalıştığı” vurgulandı.

“ABD’de görülmekte olan bir davada, Bankamızın adı zikredilmiş ve buradan hareketle çeşitli mecralarda Bankamız aleyhinde mesnetsiz iddialar ileri sürüldüğü görülmüştür.
Bankamız tarafından bugüne kadar ABD ve diğer uluslararası yaptırımların ihlal edilmesine yönelik herhangi bir işlem gerçekleştirilmemiştir.

2011 yılının ilk yarısında ABD Hazinesi OFAC (Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi) yetkilileri ile ticari riskler konusunda istişarede bulunulması akabinde Bankamızın işlemleri şeffaflık ilkesinin bir gereği olarak Uluslararası bir Bağımsız Denetim Kuruluşu’na özel olarak denetlettirilecek, sonuçları OFAC dahil tüm ilgililer ile paylaşılmıştır.

Dolayısıyla, Bankamız geçmişte ve bugün gerek ulusal gerekse de uluslararası kuruluşlarla işbirliği içinde çalıştığından, dava neticesinde tarafımıza yöneltilebilecek herhangi bir negatif sonuç olmayacaktır.”

Bir açıklama da VakıfBank’tan

Zarrab, ifadesinin ikinci günüde Halkbank üzerinden yapılan altın ticaretine VakıfBank ve Ziraat Bankası’nın dahil edilmesi için talimat aldığını söylemesi üzerine söz konusu dava bu iki kamu bankası da yerini almış oldu. Bu gelişmenin ardından VakıfBank, bankanın iddia edilen süreçlere hiçbir şekilde dahil olmadığı açıkladı.

“Ulusal ve uluslararası bankacılık çevrelerinde yıllardır net bir şekilde bilindiği üzere Bankamızın ABD’de görülen söz konusu davada bahsi geçen süreçlerin hiçbir yerinde, hiçbir zaman ve hiçbir şekilde ilgisi ve dahli olmamıştır.

VakıfBank, her zaman gerek yasalara ve ilgili mevzuata gerekse uluslararası düzenlemelere ve kurallara uygun hareket etmiştir. Bankamız, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı özen ve titizlikle davranmaya devam edecektir.”

Ziraat Bankası ise kurumsal bir açıklama henüz yapmazken Reuters’a konuşan bir üst düzey yetkili, New York’ta görülen davada ortaya atılan iddialar hakkında konuştu. Banka yetkilisi, Ziraat Bankası’nın uluslararası düzenlemelere uygun hareket ettiğini söyledi.

Zarrab’ın iddialarına sessiz kalanlar

Reza Zarrab’ın iki gündür süren ifadesinde önemli bir çok isim de yer aldı. Eski bakanlardan Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Muammer Güler ve Ali Babacan ile Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan ve Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Levent Balkan bu isimlerden öne çıkanları.

Grafik: Emrecan Kaya
Grafik: Emrecan Kaya

Özellikle söz konusu davada Zafer Çağlayan ve Süleyman Aslan’ın isimleri sıklıkla yer alıyor. Bu isimlerin hiçbiri henüz konuyla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de Reza Zarrab’ın tanık olduğu Hakan Atilla davasına ilişkin olarak açıklamalarda bulundu. Zarrab’ın ifade vermeye başlamasının ardından yaptığı açıklamada “Ambargoyu biz delmedik” dedi. “Davadan ne çıkarsa çıksın biz doğru olanı yaptık” diyen Erdoğan, İran ile ticari ve enerji işbirliğinin olduğunu hatırlatarak “Biz ABD’ye taahhütte bulunmadık” ifadesini kullandı.

Grafik: Emrecan Kaya
Grafik: Emrecan Kaya

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus