Dünyanın binbir türlü haberi (2): Kış Olimpiyatları Özel- Kuzey Kore’nin “güzeller ordusu” ve Jamaika kızak takımı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
9 Şubat’ta başlayan PyeongChang Kış Olimpiyat Oyunları bugünkü kapanış töreniyle sona erdi. Geçen 16 gün boyunca yüzlerce farklı insan hikayesine tanıklık ettik.
Kuzey Kore Atletleri
2018 Kış Olimpiyatları’na aynı zamanda “barış oyunları” denmesinin sebebi olimpiyatların Güney ve Kuzey Kore’nin tarihi yakınlaşmasına sebep olmasıydı.
Olimpiyatlar, hem sporun zirve noktasına tanıklık etmemizi sağlıyor, hem de dünyayı olimpiyatların düzenlendiği ülkeyle yeniden tanıştırıyor.
Kuzey Kore olimpiyatların ev sahibi değil. Ancak, Kuzey Kore’nin tehditkar diktatörü Kim Jong-un’un kız kardeşini açılışa göndermesi, sporcularının Güney Kore ile beraber açılış törenine çıkması ve Güney Kore-Kuzey Kore buz pateni takımının ortak kurulması Kuzey Kore’nin de bu organizasyonda görünür olmasını ve kendisini tanıtma fırsatı bulmasını sağladı. Nükleer Savaş bağlamı dışında ülkelerini dünya medyasında tanıtma şansı bulunca, Kuzey Koreliler tüm gülen yüzleriyle organizasyonda mevcudiyetlerini gösterme peşine düştüler. Ne yazık ki, dünyanın en kapalı ve zalim yönetimlerinden birinin sporcularının ve vatandaşlarının korkuları bazı anlarda ekranlara yansıdı.
Kuzey Kore insanının gülen yüzünün arkasında saklanan korkuyu açığa çıkaran olaylar
10 kişilik Kuzey Kore sporcu kafilesinin buz patencisi Jong Kwang-bom’un, buz pistine çıktığında diğer sporcularla aynı seviyede olmadığı hızlıca göze çarptı. Yarışın başlamasının ardından üç adım atabilen Jong dengesini kaybetti ve yüzüstü buza düştü. Jong’un yarış defterinin burada kapanmış olması gerekiyordu ancak beklenmedik ve sportmenlik dışı bir hareketle Jong, Japon rakibinin patenini tuttu ve ona çelme taktı. Bu olaylar üzerine yarış yeniden başlatıldı. Yarışın ikinci kez başlamasından sonra bu sefer Japon rakibine çarpan Jong yarıştan diskalifiye edildi. 

2010 Dünya Kupası’nda Portekiz’le karşılaşmalarını 7-0’lık bir sonuçla kaybeden Kuzey Kore milli takım oyuncuları kömür madenlerinde senelerce çalıştırılarak cezalandırılmıştı.  1966 Dünya Kupası’nda yine Portekiz karşısında yenilgiye uğrayan Kuzey Kore milli takım oyuncuları ülkelerine dönüşleriyle beraber aileleriyle bile görüşemeden çalışma kamplarına gönderilmişti.
Bu durumda Jong’un bazı anlam verilemeyen hareketler yapması normal karşılandı. Rakipleri de röportajlarında Jong’a çok sert tepki götermediler.
Jong’un Japon rakibi Watanaba, Kuzey Koreli sporcunun onun patenine hamle yapmasını “her kupada gördüğümüz bir hareket” olarak değerlendirdi. Jong’un bir diğer rakibi ise onun hareketini “istemdışı” refleks olarak nitelendirdi.
Yanlışlıkla Amerikalı sporcuyu alkışlayan Kuzey Kore’nin “güzeller ordusunun” bahtsız üyesinin dehşet anı
Kuzey Kore’nin 280 kişilik olimpiyat delegasyonun parçası olan “güzeller ordusu”, ülkenin en alımlı genç kızlarının arasından seçiliyor. Kızlar 160 cm’den kısa olmamalı ve önde gelen ailelerden gelmeliler. Kızların görevleri, Kuzey Koreli sporcuların müsabakalarında çeşitli koreografiler eşliğinde tezahürat yapmak ve histerik sevinç gösterilerinde bulunmak.

“Güzeller ordusu” artistik patinaj çift elemelerinde, Amerikalı çiftten önce yarışan Kuzey Koreli çifte desteklerini bayrak sallayıp tezahürat yaparak başarıyla göstermişti. Amerikalılar piste çıktıklarında ise beklenildiği gibi, gösterilerinin sessiz durdukları ve surat astıkları bölümüne geçmişlerdi. Ancak en arkada oturan kızlardan biri herhalde bir yanlış anlamanın kurbanı oldu ve Amerikalıları alkışlama hatasına düştü. Neyse ki yanında duran yoldaşından hızlıca bir dirsek hamlesiyle uyarı aldı.
“Güzeller ordusu” mensubunun can düşmanlarını alkışlamış olmasının siciline ne şekilde işlendiği ise bizler için tam bir muamma. 
norveç 2
Olimpiyatların açık ara birincisi Norveç: Norveçliler gururlu
5.2 milyonluk nüfusuyla dünyanın büyük güçlerinden sayılmayan Norveç’te nüfusun %34’ü lisanslı sporcu.
Futboldan sonra en popüler spor kayak. Popülaritesi her zaman yüksek olan kayağın ve diğer kış sporlarının, uzun kış ayları boyunca televizyonda yayınları sürekli yapılıyor. Ayrıca sponsorlar, belediyeler ve vakıflardan gelen yardımlar sonucunda devletin bu sporlara çok küçük bir bütçe ayırması yetiyor.
“Norveçliler ayaklarında kayakla doğarlar” eski bir deyişleri. Zaten olimpiyatlar boyunca da, ülkenin nabzı olimpiyatlara göre atıyor. Kore saati ile Norveç saati uyumlu bir hale geliyor.
Ve tüm ülke gece, gündüz, iş saati demeden Norveçli sporcuların katıldığı yarışları takip ediyor.
14’ü altın olmak üzere toplamda 39 madalya ile Norveç, olimpiyatlarda birinci sıraya yerleştiği gibi, kış olimpiyatlarında en çok madalya kazanan üç sporcu da yine Norveçli; Marit Björgen (14), Ole Einar Björndalen (13) ve Björn Daehlie (12).  

Feb 9, 2018; Pyeongchang, South Korea; Emil Hegle Svendsen leads the delegation from Norway during the Opening Ceremony for the Pyeongchang 2018 Olympic Winter Games at Pyeongchang Olympic Stadium. Mandatory Credit: James Lang-USA TODAY Sports

Norveç için 1994 Lillehammer’da gerçekleştirilen ve başarılı sonuçlar alınan kış olimpiyatları yeni gelen nesillere ilham kaynağı olmuş. Norveç, nüfusu üzerinden kış olimpiyatlarının diğer başarılı ülkeleri Amerika, Kanada, Almanya ile  karşılaştırılınca Norveçli sporcuların başarılarının boyutu ortaya çıkıyor. Norveçli sporcular  bu kalabalık nüfuslu ülkelere neredeyse tur bindirdiler Pyeonchang’de. Senenin önemli bir kısmında ülkenin karlar altında olması ve iklim koşulları tek başına bu başarıyı  anlatmaya yetmiyor. Koşulların yanı sıra spor kültürü, olanaklar ve birikim başarıyı getiriyor. 
2018’de kurulan Jamaika kadınlar kızak takımı, aynı yıl Kış Olimpiyatları’na katıldı. 
Jamaika’nın ilk olimpiyat kızak takımı, ‘Üşütük Popolar’ adlı zamanın popüler filminden ilham aldı. Filmden 30 yıl sonra Jamaikalı sporcuların yarışmaya giden yolu engebeli oldu ve yarışmaya katılma süreçleri neredeyse ünlü film kadar komedi unsuru barındırıyor.
Daha yarışamadan, ilk yenilgiyi yaşadılar hem de kendi takımlarının içinden. Takım antrenörü federasyonla bir ünvan tartışması yaşayınca olimpiyat takımını bıraktı, giderken de kızların içinde yarışacağı kızağı da yanında götürdü. Takım havlu atmak üzereyken, Jamaika’nın ünlü bira markası Red Stripe zeki ve çevik bir hareketle kızağın bedelini karşılayacaklarını büyük bir tantanayla açıkladı.
“Biz de sporcu kardeşlerimiz gibi, yerli ve milliyiz elbette onların ülkemizi başarıyla temsil etmesi için elimizden geleni yapacağız” açıklaması şirketin pazarlama müdürü Andrew Anguin’den geldi. Red Stripe böylece kızağın 52 bin dolarlık bedelinin çok üstünde kazancı olabilecek bir reklam yapmış oldu. Kızak takımı kendi branşlarında 19. sırada ülkelerine döndü.
jamaica
Ruslar ve doping – doping ve Ruslar
Rus sporcular 2012 Soçi Olimpiyatları’nda organize bir biçimde doping almalarının ortaya çıkmasından sonra 2016 Rio Olimpiyatları’ndan ve 2018 Pyeongchang Kış Olimpiyatları’ndan men edilmişlerdi. Ancak Olimpiyat komitesinin kararıyla sicili temiz sporcular, yarışmalara ‘Rusya Federasyonun Olimpik Atletleri’ adı altında katılabileceklerdi. 
İşte bu seçili yarışmacılardan Nadezhda Sergeeva, organizasyon öncesinde “I Don’t Do Doping.” yani “Doping yapmıyorum” yazılı tişört ile görülmüştü. Geçen Cuma günü aynı sporcu girdiği doping testinde yakalandı. Doping kullandığı tespit edilen 2. sporcu olan Sergeeva’dan önce yakalanan isim de yine bir Rus sporcu, Curling dalında yarışmalara katılan Alexander Krushelnitsky’di. Ruslar kendi bayrakları altında yarışamadıkları son olimpiyatlarda da böylece isimlerini temize çıkaramamış oldular.
doping rusya
Olimpiyatlarda rekor prezervatif dağıtımı
Daha yarışmalar başlamadan Pyeongchang’da, ilk rekor kırıldı. Olimpiyat, tarihin en çok prezervatif dağıtılacak organizasyonu ünvanını kazandı. Yarışmaların düzenlendiği 2-25 Şubat tarihleri arasında  olimpiyat köyünde 110 bin prezervatif dağıtıldı. Bu sporcu başına 37 prezervatif demek. Çünkü  müsabakalara 2.925 atlet katılıyor. Ancak sadece sporcular değil, seyirciler, gönüllüler, organizasyon çalışanları ve hatta basın da bu dağıtımdan yararlanabildi. Ücretsiz olarak olimpiyat köyünün tuvaletlerinde çeşit çeşit prezervatif bulunduruldu.
Olimpiyat Oyunları’na köpek eti ticareti gölge düşürdü
Olimpiyat şehri olabilmek için yarışmış her ülke gibi Güney Kore de bu, dört senede bir düzenlenen şölenle ülkelerini dünyaya tanıtmak ve reklamlarını en iyi şekilde yapmak istiyor. Ancak mutfak gelenekleri önlerindeki en büyük engel. Çünkü Güney Koreliler hâlâ köpek eti tüketiyor.
Güney Kore hükümeti, ülkelerine akacak binlerce turiste şok yaşatmamak ve onların hışmına uğramamak için kısa vadeli bir çözüm buldu. Bu çözüm yolu; Pyeongchang’da köpek etiyle yemek yapılan son 12 restorana Olimpiyatlar süresince köpek eti satışı yasağı getirmek. İki restoran dışında diğer 10 restoran işletmecisi bu bağlayıcılığı olmayan hükme uymamayı tercih etti ve satışa devam etti.
Aktivistler, olimpiyatlardan önce de pek çok kez protestolara ve online imza kampanyalarına başvurmuştu. Tüm bu protestolar hükümet üzerindeki baskıyı katlayarak büyüttü. Bu süreçte hayvanseverler ilginin Güney Kore’de toplanmasını kendi davalarına dikkat çekmek için kullanmaya başladılar. Pek çok sporcu da kendi başarılarını köpeklerin davasına ses olabilmek için kullanacaklarını söyledi.
Kanadalı buz patencisi Meagan Duhamel geçen sene Güney Kore’de düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda açıkta satılan köpeklerden birini sahiplenmiş ve ülkesine götürmüştü. İki kere Dünya Şampiyonluğu yaşamış ve Soçi Olimpiyatları’ndan gümüş madalyayla dönen Duhamel, sesini Humane Society International ve Free Korean Dogs isimli iki hayvan hakları organizasyonu ile birleştirmişti.
güney kore ve köpek
#Metoo hareketi altın madalyalı sporcunun peşini bırakmadı
2006 Torino ve 2010 Vancouver’da birinci olan Shaun White, Pyeongchang’da rekor kırarak 3. altın madalyasına kavuştu. Snowboard’da yarışan White kendi spor dalının en büyük efsanesi ve zamanın yaşlanmayan diğer bazı sporcuları gibi 30’lu yaşlarını geçtikten sonra dahi en yüksek seviyelerde yarışmaya devam ediyor. 

 Ancak sporcuyu en mutlu gününde, 2016 senesinde açılan ve şimdi sonuca ulaşmış bir cinsel taciz davası yakaladı. Madalya seremonisinin ardından düzenlenen basın toplantısında sporcu tam ne kadar mutlu olduğundan bahsediyordu ki muhabirlerden biri cinsel taciz davası konusunu açtı. Soruya çok sinirlendiği görülen White başta cevap vermek istemedi ancak ısrarcı muhabir işin peşini bırakmayınca davayı ve suçlamaları “dedikodu” olarak niteledi ve konunun kapandığını söyledi.

Yargıya gitmiş bir olayın dedikodu olarak nitelendirilmesi ise Amerikan basınında tam bir infiale neden oldu ve tüm kanallar cinsel taciz davasından bahsetmeye başladı. Sonuç olarak, Shaun White açıklamasının ertesi günü özür dilemek zorunda kaldı. Böylece Harvey Weinstein’a tepkiyle başlayan kadın hareketinin elinin spora uzandığına da tanıklık ettik.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus