İhsan Eliaçık: “Şu anda 28 Şubat döneminden daha kötüsünü yaşıyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

28 Şubat 1997 tarihinde yapılan MGK toplantısı sonrası alınan kararlarla başlayan ve post modern darbe olarak anılan 28 Şubat sürecinde hakkında 35 ayrı dava açılan ve ceza alan yazar İhsan Eliaçık 21 yıl sonra yaşadıklarını Medyascope.tv’ye anlattı. 

28 Şubat döneminde Kayseri’de Gündem Gazetesi’nde köşe yazıları yazan Eliaçık o dönemde yaşadıklarını “1997 ile 2000 yılları arasında yaklaşık 3 yıl boyunca 28 Şubat kararları denen kararların doğrudan mağdurları arasında yer aldım. Kayseri’de aleyhime 35 ayrı dava açıldı. Dört beş yıl boyunca bu davalara gittim geldim, birçoğundan beraat ettim, mitinglerde konuşmalar yaptım, yazılar yazdım, dönemin generallerini ve 28 Şubat ileri gelenlerini zalimlikle, diktatörlükle, zulüm yapmakla suçladığım gerekçesiyle mahkemelerde yargılandım ve yaklaşık 35 tane mahkemeden üç dört tanesinden bir buçuk, iki yıl kadar ceza aldım. Sonra bunlar da affa girdi. İki kez bu dönemde ceza evine girdim. Birinde bir ayı aşkın bir süre, diğerinde bir hafta kadar yattım. Ama içeriden dilekçe vererek ‘Benim davam bu mevzuya girmiyor, bu konuda çıkarılmış af yasası var’ diyerek verdiğim dilekçe ile içeriden geri çıktım” şeklinde dile getirdi.

“28 Şubat’ta gazetede yazamaz, radyoda konuşamaz, iş yerlerinde çalışamaz olduk”

İhsan Eliaçık, o dönemde yapılan ev baskınlarına değinirken “Yaklaşık 200 kişiye ev baskınları düzenlediler ama dokuz kişiyi tutuklayıp ceza evine koydular. O dokuz kişinin içinden de bana, “28 Şubat karşıtı gösterilerin ve protestoların öncülüğünü yapıyor” diyerek dava açtılar. Davam Ankara’ya gitti, bazıları Kayseri’de görüldü ve bundan dolayı çeşitli cezalara çarptırıldım, Yargıtay’a gitti geldi, sonuçta böyle bir dönem geçirmiş olduk. Fakat yaşadığımız, çok yoğun bir baskı dönemiydi. Gazetede yazamaz, radyoda konuşamaz, iş yerlerinde çalışamaz olduk. İşsiz kaldık, yıllarca evimizi geçindirmek için kira parası dahi bulamaz olduk. İnsanlar bizimle konuşamaz oldu, yoldan geçenler bile ‘Devlet terörist ilan eder’ diye selam vermiyordu” dedi.

28 Şubat’ta Kayseri’deki faaliyetlerinden dolayı yargılanan, ancak geçtiğimiz Ekim ayında aynı yerde Kayseri Kitap Fuarı’na alınmayan Eliaçık, “28 Şubat’ın en yoğun günlerinde Kayseri fuar alanında Çevik Bir’e meydan okumuştum, böyle bağıra bağıra bir konuşma yapmıştım. Onu zalim ve diktatör olmakla suçlamıştım. Şimdi o meydanda bu sefer beni Kayseri Kitap Fuarı’na almadılar. Beni Kayseri Kitap Fuarı’na almayanlar o dönemin 28 Şubat mağdurlarıydı. 28 Şubat mağdurları şu anda mağduriyet yaratıyorlar. 28 Şubat’ın mağduru olduğunu iddia edenler tarafından mağdur ediliyoruz bu sefer de ve 28 Şubat’tan farksız bir iş yapmıyorlar. Şu anda 28 Şubat döneminden daha kötüsünü yaşıyoruz. Çünkü ben 28 Şubat döneminde iki kez içeri girmiş ve dilekçe ile çıkmıştım. Şimdi girsem altı ayda çıkamam, girenler de zaten altı ayda çıkamıyorlar. KHK yoktu o dönemde, OHAL yoktu o dönemde, insanlar içeri atılınca aylarca yıllarca kalmıyordu. Bu şekildeki gibi bir tek adam dönemi 28 Şubat’ta yoktu, bu şekilde ağır baskı yoktu, bu dönemdeki gibi bir yurt dışına kaçış söz konusu değildi. Baskı vardı ama bugünküne kıyasla çok daha az bir baskı vardı. Ben o dönemi de yaşadım, 12 Eylül darbesini de yaşadım, şu anda bu dönemi de yaşıyorum ama ben şu andaki gibi bir dönem hiç görmedim” diye konuştu.

ihsaneliacik

“Şu anda iktidar 28 Şubat’tan yüz kat daha fazla mağduriyet yaratmaktadır”

Eliaçık 28 Şubat dönemiyle şu an yaşanan süreci karşılaştırırken şöyle devam etti:

“Eskiden biz kim olursa olsun mağdurdan yana olacağız, kim olursa olsun alime karşı olacağız derdik ama şimdi bu dönemde zalim olanlar, zulmedenler bizden yana olunca herkes bu ülkeyi terk etti. Şu anda iktidar 28 Şubat mağduriyetinden gelmiş olmasına rağmen 28 Şubat’tan yüz kat daha fazla mağduriyetler yaratmaktadır. Benim duruşum yine burada aynıdır; iktidardan yana değilim, iktidarın yarattığı mağduriyetlerin tarafındayım ama bu sefer de mağdur olanlar solcular, laikler, Atatürkçüler, Kürtler, Aleviler olunca ‘Niye saf değiştirip, öbür tarafa geçtin’ diyorlar.  Bende bir değişiklik yok, onlar değişti. İktidar tarafına geçtiler, zulmetmeye başladılar.

Herhalde ben zalim kimse ona karşı çıkma ilkesini dönem değişti diye ‘Zulmedenler bizdendir’ diyerek değiştirecek değildim. Ben değiştirmedim, tavrımı hiç değiştirmedim, zalime karşı durmaya devam ettim zalim bizden yana olsa da. Dolayısıyla bu çok esastan bir ayrımdır, bu nedenle benim adımı bile duymak istemiyorlar. Anadolu Ajansı’nda günlerdir birtakım makamlara oturmuş adamlar öyle koltuklarında döne döne 28 Şubat mağduriyeti, edebiyatı yapıyorlar. 28 Şubat mağduriyeti, edebiyatı yapıp da zenginleşenler, başörtüsünü istismar edip şu anda saraylarda oturanlar mağdur olamazlar. Bunlar mağduriyetleri istismar eden simsarlardır, siyasetçilerdir, gerçek mağdurların sesi yine yükselmemektedir, duyulmamaktadır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus