Trump’ın krizinin sonrası: 7 soru 7 cevap

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Eski kampanya yöneticisi Paul Manafort’un suçlu bulunup, eski avukatı Michael Cohen’in suçunu itiraf etmesiyle ABD Başkanı Donald Trump, başkanlığı süresindeki en büyük krizini yaşıyor. Öte yandan Özel Yetkili Savcı Mueller’in yürüttüğü Rusya soruşturmasında da belli bir aşamaya gelinmesi, bundan sonra neler olabileceği konusunda birçok soruyu gündeme getiriyor:

Hangi olay Trump için daha büyük bir sorun yarattı? Manafort mu, Cohen mi?

İki olay da büyük yankı yaratmış olsa da, ifadesinde doğrudan Trump’ı “ele vermiş” olması sebebiyle Cohen’in ifadeleri daha büyük bir sorun yaratmışa benziyor. Başkanlık kampanyasında Trump’ın eskiden ilişkisi olduğu söylenen iki kadına susmaları karşılığında ödemelerin yapılması, kampanyanın finansmanı ile ilgili doğrudan bir usulsüzlük yaratıyor ve Cohen’in ifadeleri bu usulsüzlüğün Trump’ın talimatıyla yapıldığına işaret ediyor.

Cohen’in savcılarla yaptığı “suçu kabul etme anlaşması”nda Trump’ın adı neden geçmiyor?

Anlaşmada Trump ismi hiçbir yerde geçmese de, “Ocak 2017’de başkan olan kişi” olarak doğrudan Trump’tan bahsediliyor. Bu ABD Adalet Başkanlığı’nın, belgelerinde doğrudan suçlama yapılan kişi/kişiler haricindeki gerçek kişilerin isimlerinin doğrudan kullanılmamasına ilişkin prensipten kaynaklanıyor.

Trump aleyhine bir dava açılacak mı?

Muhtemelen açılmayacak. Bunun sebebi Trump’ın suça karışmamış olması değil, Watergate Skandalı ve daha sonra Bill Clinton’a karşı başlatılan görevden alma süreci sırasında çıkarılan protokoller. Bu protokollere göre görev süresi devam eden başkana karşı dava açılamıyor. Bu durumda Trump’a karşı yapılabilecek tek şey Kongre’de başlatılacak bir görevden alma süreci.

Trump görevden alınacak mı?

Dava açılması hukuki bir süreçken, görevden alma siyasi bir süreç. Şu anda Temsilciler Meclisi’nde cumhuriyetçiler çoğunlukta olduğundan, demokratların olası bir görevden alma sürecini Kasım’daki ara seçimlerde mecliste çoğunluğu ele geçirmeleri durumunda başlatabilecekleri konuşuluyor. Bu konuda ise demokratlar arasında henüz tam bir fikir birliği bulunmuyor. Peki görevden alma süreci demokratlar için bir öncelik olmalı mı? Bu konuda da farklı fikirler bulunuyor. Demokrat Parti’nin tabanı Trump’ın görevden alınması konusunda çok istekli olsa da, bazı partililer bunun ara seçimlerde kararsız olan seçmeni uzaklaştıracağını düşünüyor. Halbuki bu seçmen demokratların Kongre’de çoğunluğu sağlaması için kritik öneme sahip.

Tüm bu olayların Rusya soruşturmasıyla ne ilgisi var?

Bu konuda bilinen tek şey Manafort ve Cohen’in mahkumiyetlerinin Mueller’in yürüttüğü Rusya soruşturması sonucunda gelmiş olması. Olayların kendi içinde Rusya soruşturmasıyla ilişkili olup olmadığı ise Mueller’in raporu çıktığında anlaşılacak.

Trump Manafort ve Cohen’i affedecek mi?

Trump’ın ABD Başkanı olarak sınırsız af yetkisi var. Salı günkü olayların ardından attığı tweet’lerde Trump’ın Manafort’u “cesur adam”, Cohen’i ise “kötü avukat” olarak tanımlaması ve Manafort’un Cohen’in aksine “anlaşma yapmak için olmayan olaylar uydurmadığı”nı belirtmesi bu konuda nasıl davranabileceği konusunda ipucu veriyor olabilir.

Mueller şimdi ne yapacak?

Özel savcı Mueller yürüttüğü soruşturmanın ayrıntıları ya da soruşturmanın ne zaman sonlanacağıyla ilgili kamuoyuna şimdiye kadar hiç bilgi vermedi. Şu an için Mueller’in ne bildiğini ve raporunda ne olacağını kimse bilmese de Manafort ve Cohen olaylarının soruşturmayı canlandıracağına kesin gözüyle bakılıyor. Mueller’in raporu çıktığında ise Beyaz Saray ile özel savcının ofisi arasında pazarlıkların başlaması öngörülüyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus