Trump’ın ambargolarından sonra İranlılar kendilerini, ülkelerinde hapisteymiş gibi hissediyorlar

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

The Washington Post‘un haberine göre, Trump’ın İran’a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koymasıyla birlikte İranlılar, kendilerini dünyadan gittikçe daha çok ‘izole’ hissetmeye başladılar.

İranlılar zaten çok az ülkeye vizesiz seyahat hakkına sahip. 2012 yılında Türkiye, Gürcistan, Sırbistan ve Rusya gibi ülkelere Tayland ve Malezya’ya katılarak İranlılara vizesiz seyahat hakkı tanıma kararı aldılar. 2015’teki nükleer anlaşmadan sonra British Airways, Air France ve KLM (Hollanda Kraliyet Havayolları) Tahran’a uçuşlara başlamıştı. Gelen yabancı turistler ekonomiye canlanma getirmişti.

Fakat 2015’teki nükleer anlaşmasının getirdiği iyimser hava artık dağılıyor, zira İranlılar için Avrupa’ya ve Orta Doğu’daki Türkiye, Dubai ve Irak’taki Şii kutsal merkezler gibi popüler noktalara seyahat etmek, artık daha fazla paraya mal oluyor. İran’ın dolarla iş yapmasına getirilen kısıtlamalardan sonra yurtdışı uçuşlarının fiyatları üçe katlandı. Yılın aynı periyoduna göre yurtdışına uçuşlarda yarı yarıya azalma gözlemleniyor.

Ambargolarla birlikte İran için dünyaya açılan kapı, bir kez daha kapanacak gibi görünüyor. Perşembe günü British Airways ve Air France Tahran’a doğrudan uçuşlarını durdurma kararı aldılar. Pek çok kişi, Trump’ın İranlıların ABD’ye girmesini yasaklamasıyla Avrupa ülkelerine gitmenin de zorlaştığı düşüncesinde.

Türkiye’de yaşayan seyahat acentası sahibi Argavan Dabaşi, uçak fiyatları arttıkça rezervasyonların da azaldığını, çoğu turistin daha ucuz oteller tercih ederek ve VIP servislerden vazgeçerek maliyetleri azaltmaya çalıştığını belirtiyor. Acentalar artık riyaldeki ani düşüşlerden etkilenmemek için 24 saat içinde ödeme talep ediyor.

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’ndan Karim Sadjadpour’a göre asıl soru şu: “Halk bu durumdan kimi sorumlu tutuyor? ABD’yi mi? Kendi liderlerini mi? Ambargoları mı?”

İran dini lideri Hamaney halktaki artan huzursuzluktan haberdar gibi görünüyor. Ayın başında Hamaney, kamuoyunu şaşırtarak ekonomik krizden dış güçler yerine Ruhani yönetimini sorumlu tuttu. Hamaney, krizde hükümetin payının ambargolardan daha çok olduğunu söylüyor.

Protestoların etkisi

Gazeteye konuşan 30 yaşlarındaki bir Tahranlı: “Hükümet yüzünden krizdeyiz ve halk hükümete güvenmiyor” diyor . Görüşmeci, protestoların müesses nizamı ortadan kaldırmaya yetmeyeceğini belirtti ve yaşanan zorlukların asıl sonucunun İran’da orta sınıfın gittikçe daha çok “kendi ülkelerinde hapisteymiş gibi” hissedeceği yorumunda bulundu.

İran riyalinin yaşadığı şiddetli düşüşle birlikte yiyecek fiyatları arttı, bazı ithal ilaçların stokları tükendi ve hatta bazı gazeteler, kağıt sıkıntısından ötürü basımlarını azalttılar, ya da kağıt boyutlarını küçülttüler. Kasım’da petrole yönelik ambargoların da yürürlüğe girmesiyle İran’da krizin daha da şiddetleneceği öngörülüyor.

İran’da işçiler bu yıl boyunca düşük yoğunluklu fakat sık protestolar gerçekleştirdi. Protestoların hedefinde ekonomik durgunluk, yüksek enflasyon ve yolsuzluk vardı. Fakat ambargoların da uygulamaya geçmesiyle orta ve üst sınıflar da protestolara katılmaya başladı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus