Gümüş kadar değerli vanilya, Madagaskar’a suçu ve parayı aynı anda getirdi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

The New York Times’ın haberine göre 33 yaşındaki çiftçi Ninot Oclin her gece Madagaskar’daki bir yanardağın yakınlarında yalınayak bir şekilde av tüfeği omzunda, topraklarını korumak için devriye geziyor. Eğer birisinin düştüğünü duyarsa yine haydutların olgunlaşmakta olan vanilyalarını çalmaya çalıştığını anlıyor.

Madagaskar’ın kuzeydoğusundaki yemyeşil dağlarda dünyadaki vanilya üretiminin yaklaşık %80’i gerçekleşiyor. Dünyanın en pahalı aromalarından biri olan vanilyanın fiyatı geçen yıl kilogramı 600 doları geçerek gümüşten daha pahalı bir hale gelmişti, gümüşün kilogramı 2013 yılında 50 dolardı.

Batıdan vanilyaya artan talep yüzünden bu aromanın fiyatı da artıyor. Çünkü dondurmadan kozmetik ürünlerine uzanan geniş bir yelpazede vanilya sıklıkla kullanılıyor. Özellikle geçen sene adanın güneydoğu Afrika kıyılarında gerçekleşen kasırgadan sonra mahsullerin tahrip edilmesiyle talebin karşılanamaması da fiyatları etkiledi.

Vanilya yetiştirilmesi için mükemmel olan iklimi ve toprağıyla Madagaskar’ın Sava bölgesi patlayan ekonomik talebin tam ortasında kalmış durumda.

Ancak yükselen bu pazarın bir bedeli de vardı. Vanilyanın yüksek fiyatı ülkedeki yoksulluk ve yozlaşmış güçsüz bir hükümetle birleşince mahsul şiddet yanlısı suç şebekelerinin favori hedefi haline geldi.

Madagaskar’daki vanilya ticaretinde, ürünün tarlalardan dünyaya açıldığı limana ulaşana kadar üç önemli bağlantı yolundan bahsedebiliriz.

Köylü: Zahmetli çalışma süreci ve daima tetikte olma

Çoğu vanilya işi hala Bay Oclin’ininki gibi küçük çiftliklerden geliyor.

Kozasından çıkarılacak hale gelmeden önce, vanilyanın üç veya dört yıl süreyle beslenmesi gerekmektedir. Çiçekler yalnızca yılda bir kez çiçek açar ve bu çiçeklerin 24 saat içerisinde tozlaşması gerçekleşmelidir.

Aslen ilk olarak vanilyayı kullanan Aztekler tarafından Meksika’daki Melipona arıları bu tozlaşma işlemini doğal biçimde yapmaktaydılar. Fakat Melipona arıları Madagaskar’da hiçbir zaman var olmadılar. Bu yüzden her mevsim yaklaşık 40 milyon vanilya kürdan büyüklüğündeki bir tahta iğne kullanılarak elle dölleniyor.

Bir kere tozlaştıktan sonra, bir çiçek iki ay içerisinde yeşil tohum üretir. Vanilya ıtırı, binlerce küçük siyah tohumun ve yağlı bir filmin içine girer ve tohumlar toplandıktan sonra fermantasyona başlar. Bu yüzden üreticiler, ürünleri toplayacak çalışanları hızlıca bulmalıdırlar.

Bay Oclin’i işin ağır olması rahatsız etmiyor.

“Sorun güvenlik” diyor ve hırsızların vanilya kozalarını çalmak için çiftçilere saldırabileceğini hatta öldürebileceğini açıklıyor.

Yani, vanilyanın halihazırda zor olan hasat süreciyle ilgilenmenin yanında, yaz mevsiminden önceki 4 ayda da güvenliği sağlamaları için üç tane bekçiye para veriyor.

Bekçiler copların yanı sıra Oclin’in tüfeğini de taşıyarak devriye geziyorlar.

Adı yolsuzlukla anılan polis kuvvetleri ve adalet sistemine duyulan güvenin çok azalmış olmasıyla, şüpheli bir hırsız yakalandığında adalete teslim edilmek yerine halk kendi cezasını kesiyor.

Nisan ayında hırsızları yakalamak için kurulmuş yerel bir milis grubu üç kilodan biraz fazla taze toplanmış vanilya ile yakaladıklarında halkın iddialarına göre hırsızı ayakta duramayacak hale gelene kadar dövüp öldürmüşler. Bu geçtiğimiz sezon benzeri onlarca kez yaşanmış ‘vanilya cinayetlerinden’ sadece bir tanesi.

Ancak tutuklamalar da gerçekleşiyor.

Sava bölgesinin ana limanlarından bir tanesi olan Antalaha’daki hapishane müdürü “33 tane mahkumumuz var, çoğunlukla vanilya yüzünden”, dedi.

İşin risklerine rağmen Bay Oclin vanilya işinden az bir miktarda para kazanmakta. Artık bir akıllı telefonu ve Facebook hesabı var, tek odalı evinde güneş enerjisiyle çalışan bir televizyonu ve uydu anteni de edinmiş.

Aracı: Vanilyayla hayat daha tatlı

Sambava’daki bir mango ağacının gölgesinde bir ‘komisyoncu’, veya aracı, olan Pascale Rasafindakoto kendi gibi düzinelerce aracıyla birlikte alt düzey satıcıların küçük plastik torbalardaki vanilya çekirdekleriyle tarlalarından gelmelerini beklemektedirler.

Aroması, dokusu ve çekirdeklerin büyüklüğü, ne kadar büyükse o kadar iyi, fiyatın belirlenmesinde etkili unsurlardır.

Bazen de Rasafindakoto arabasına atlayıp kırsala gidip anlaşma yapabileceği birilerini kendi arıyor. Yolculuğu polisin rüşvet alma beklentisiyle kurduğu barikatlardan birinde durdurulmayı da içerebiliyor.

“Jandarmalarla bugüne kadar hiç problem yaşamadım” diyor gülerek, “onlarla çalışıyorum. Onlarla arkadaş olabilmek için onlara bir şeyler vermeliyim”.

Çekirdekler çok çabuk bozulduklarından, üreticiler pazarlık yapmakta güçlük çekiyorlar. Çoğu zaman çekirdekleri kurutma tesislerine satan aracılardan çok daha az para kazanıyorlar.

Sambava’daki 100 vanilya yetiştirici aileden olan bir topluluğu temsil eden 55 yaşındaki çiftçi Dominique Rakotoson, “çok uzun zamandır fakirlik içindeyiz. Üründeki fiyat artışına rağmen çoğu çiftçi fakirliğini koruyor çünkü mahsullerini ya çok erken topluyor ya da toplar toplamaz satıyorlar.

Komisyoncuların hikayeleri üreticileri fazlasıyla öfkelendiriyor. Ayrıca iyi kalitedeki ve kötü kalitedeki vanilyaları karıştırarak genel olarak ürünün kalitesini düşürmekle suçlanıyorlar.

Rakotoson, “aracılar işin karanlıklaştığı yerdeler” diye ekliyor.

İhracatçı: Latin Amerika’daki kokain işi gibi

Antalaha’daki depoyu yöneten Michel Lomone, ihracat için kutulara apronlu kadınlar tarafından konulan vanilyaların konuluşunu defalarca kez izliyor.

Yerel standartlara göre zengin olmasına rağmen Lomone’un korkusu Bay Ocrin’inkiyle aynı; hırsızlık.

Lomone “mal veya can güvenliği yok. Adalet sistemi çürümüş. Ceza olgusu yok. Latin Amerika’daki kokain gibi. Küçük adamları yakalarlar ama işin başındakini değil” dedi.

Bay Lomone, yüzlerce kilo vanilyanın yıllardan beri deposundan çalındığını söyledi. Bütün çalışanlarının işten çıkarken üstlerinin arandığını da ifade etti.

“Çekirdekler küçük ve çok değerli oldukları için onları saklamak çok kolay. Güney Afrika’daki elmaslar gibi”.

Bay Lomone aylar süren bir kürleme tekniği kullanarak en yüksek kalite ‘bourbon’ vanilyayı üretmektedir.

“Vanilya sabır ister.”

Bu yıl ürünün kötü hava koşullarından daha az etkilenmesiyle fiyatlar düşebilir fakat buna rağmen vanilyanın değerinin tarihsel standartlarından daha yüksek kalacağı düşünülüyor.

Bay Lomone, vanilyaya olan talebin patlamasının yerel halk üzerinde olumsuz etkilerinden endişe duyduğunu ve insanların hızlı bir şekilde zengin olmak için her şeyi yaptıklarını söyledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus