Hindistanlı ünlü edebiyatçı Arundhati Roy: “Hindistan’da faşist bir rejimle karşı karşıyayız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
Arundhati Roy’un The New York Review of Books için kaleme aldığı yazının özetini aşağıda paylaşıyoruz.
Geçtiğimiz perşembe Mumbai polisi, tanınmış beş siyasal aktivisti göz altına aldı. Hindistan’da yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal gerilimin pençesindeki Başbakan Modi’nin Hükûmeti halkın memnuniyetini kaybetmekte. Ünlü Hint yazar Arundhati Roy’a göre tutuklamalar, dikkatleri başka yöne çevirmek amacını taşıyor.
Arundhati Roy
Hindistan’ı yöneten Bharitaya Janata Partisi (Hindistan Halk Partisi) ve Başbakan Narendra Modi zor günler geçiriyor. Kamuoyu yoklamalarına göre Başbakan, popülaritesini kaybetmekte. Bu durum Modi için alarm verici. Dünya çapında tanınan Hint yazar Arundhati Roy, 2019’da seçimler arefesinde, ülkede gözaltı, tutuklama, suikast, linç, bombalı saldırılar, sahte bayrak operasyonu, halk isyanı ve pogrom yaşanabileceğine dair uyarıda bulunuyor. Bu korkunç senaryonun hükûmet ve ona bağlı polis tarafından “böl ve yönet” politikasından çok, “dikkatleri başka yöne çek ve yönet” siyaseti olarak kurgulandığını söylüyor.
Maharaştra eyaleti polisi daha önce de aktivistlere, şairlere, avukatlara ve din adamlarına karşı akılalmaz suçlamalar sonucu operasyon düzenlemişti. En son perşembe günü yaşanan siyasal aktivistlerin tutuklanması olayında polis, “Hükûmeti devirmek için düzenlenen anti-faşist komplo”nun engellendiğini açıklamıştı. Roy, bu açıklamaya dikkat çekerek kendi polisinin “faşist” olarak adlandırdığı bir hükûmete karşı ayağa kalkma çağrısında bulunuyor.
Roy’a göre tüm bu tutuklamalar ve önümüzdeki aylarda dinî festivallerde, okullarda, etnik gerilimin yaşandığı bölgelerde gerçekleşebilecek olaylar aslında Hindistan’daki kötü gidişatı örtmek amacını taşıyor. Böylece Modi, bu saldırılar karşısında güçlü lider imajı çizip düşen popülaritesini yeniden yükseltebilecek.
Peki Hindistan’da örtülmeye çalışılan gerçekler neler? Roy’a göre ülkede beş büyük sorun var:
Öncelikle BJP, sirkülasyondaki paranın %80’ini piyasadan Merkez Bankası’na çekerek parti üyelerinin servetinin kat be kat artmasını sağlamıştı. Küçük esnaf, tüccar ve yoksullar ekonomik sıkıntılar altında ezilirken; Modi’nin çevresi servetini arttırdı.
İkinci olarak Fransa’yla ortaklaşa girişilen “Hindistan yapımı” savaş uçağı imalat programı fiyaskoyla sonuçlanmıştı. Anlaşmaların bozulması ve yolsuzluklar sonucunda sonucunda Hindistan özel sektörü devasa borcun altına girdi.
Bir diğer sorun, Hindistan’ın ihtilaflı Keşmir bölgesinde düzenlenebilecek terör saldırılar. Ağırlıklı olarak Müslüman halkın yaşadığı Keşmir’de sahte bayrak operasyonlarıyla camilere ve Hindu topluluğa saldırılarda bulunularak etnik fayların tetiklenmesinden korkuluyor.
Dördüncü problem ise özellikle eğitimde. Tarihin çarpıtılıp baştan yazımı, eğitimin içi boşaltılarak (Roy’un ifadesiyle) “aptallaştırma” siyaseti ve üniversitelerin “brahmanlaştırılması” tepkilere ve kaygılara sebep oluyor.
Son olarak ise ülkedeki Müslüman azınlığa (yaklaşık 172 milyon) karşı düzenlenecek potansiyel bir pogrom.
Roy, tüm bu kaosun birbiriyle ilintili olaylar serisi olduğunu düşünüyor. Herkesin sessiz kalmayı tercih ettiği ülkesini geri alabilmek içinse Tanrı’ya yalvarıyor.
Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus