IŞİD’den önce, IŞİD’den sonra: “Özgür” Rakka’ya hoş geldiniz

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Washington Post’ta yayınlanan bir foto haber, yıllarca IŞİD’e başkentlik yapan Rakka’dan çarpıcı görüntüler sunuyor. Haberdeki fotoğraflar, 30 yıldır düzenlenen dünyanın en büyük foto muhabirliği festivali Visa Pour l’Image’da yer alan “Özgür Rakka’ya Hoş Geldiniz!” adlı sergiden. İşte, Alice Martins’in objektifinden, dört yıllık işgalin harabeye çevirdiği, sonrasında ABD destekli SDG güçleri tarafından kurtarılan Rakka’nın hikâyesi.

Arkasını dönünce yüzünü kapatan kadın, Ahrar uş-Şam tarafından işletilen bir fırında sırada ekmek bekliyor. Temmuz 2013, Ramazan ayı.

Fotoğrafların sahibi Alice Martins, 2013 yılında şehirde IŞİD etkisinin yavaş yavaş hissedilmeye başladığını ifade ediyor: “O zamanlar, kadınların yüzlerini kapatacak kadar muhafazakar giyinmesi o kadar yaygın değildi. Ocak 2014’te IŞİD şehri tamamen kontrol altına aldı ve kadınların tamamen örtünmesini zorunlu kılan katı giyim kuralları uygulanmaya başladı.”

Fotoğrafçı üç yıl sonra, Rakka IŞİD’den tamamen kurtarılınca şehre yeniden geldiğinde, hâlâ pek çok kadının IŞİD kurallarına göre giyindiğini gözlemlemiş: “İnsanlar kendilerini hâlâ güvende hissetmiyor ve militanların şehri yeniden ele geçirmesinden korkuyor.”

Martins, Mart 2018’de Rakka’ya son ziyaretindeki gözlemlerini ise şöyle aktarıyor: “Şehir hâlâ patlamamış mühimmatlarla ve bomba düzenekleriyle dolu. Çürüyen insan bedenlerinin kokusu her tarafta duyuluyor. Kötü donanımlı ve az sayıdaki savunma güçleri, molozlardan cesetleri çıkarmaya çalışıyor. Çoğunun kimliği saptanamayan cesetleri toplu mezarlara gömüyorlar. Askeri operasyonlar sırasında şehirden kaçan siviller, kırsaldaki kamplarda yaşamayı sürdürüyor. Kimisi evlerini yeniden inşa etmek için günübirliğine Rakka’ya gidip gelirken çoğu, bunu maddi anlamda karşılayabilecek durumda değil. Kaçanların çoğu, patlayıcılardan hâlâ temizlenememiş evlerine dönünce ya sakat kalıyorlar ya da hayatını kaybediyor.”

Martins’e göre şehirde yaşayan insanlarda derin bir adaletsizlik hissi seziliyor: “Operasyonların yöntemi üzerine birkaç kişiyle konuştuk: Sivil ölümleri konusunda bir hassasiyet var mıydı? Tek bir keskin nişancıyı öldürmek için birkaç sivilin hayatını gözden çıkarmak kabul edilebilir miydi?”

Bunlar halen cevaplanmamış sorular. Fakat cevaplanmamış bir başka soru daha var: Rakka tekrar özgür olacak mı?

Eski Rakka Valiliği önündeki bir IŞİD levhası. Üzerinde, “Ve sonra peygamberin sünneti üzerine hilafet gelecek” yazıyor. Daha önce aynı çerçevede Beşar Esad’ın portresi bulunuyordu.
IŞİD’e karşı operasyonların başlarında çobanlar.
Bir tatbikat sırasında Menbiç Askeri Konseyi askerleri.
22 Mayıs 2017. Şehirdeki çatışmalardan ötürü civar köylere kaçan siviller.
23 Mayıs 2017. Bir dolu fırtınasından sonra çadırları yıkılan bir aile. Çatışmalardan ötürü şehir dışına kaçmışlar.
İşçiler, 2013’ten itibaren IŞİD tarafından da kullanılan valilik binasını molozlardan temizliyor.
Savunma güçleri 11 kimliği belirlenememiş cesedi toplu mezarlara gömerken.
Yeni silah altına alınmış polis güçleri tatbikatta. Yüksek talep sonucu polis üniforması kalmayınca kamuflaj giymek zorunda kalmışlar.

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus