Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli: “Paris Anlaşması’nın hedeflerine ulaşmak için devletlerin iklim taahhütlerini artırması gerek”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından hazırlanan 1,5°C Küresel Isınma Özel Raporuna göre, Paris Anlaşması’yla ortaya konan hedeflere ulaşmak için dünya devletlerinin iklim taahhütlerini artırması gerekiyor.

Son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri farklı coğrafyalarda farklı fenomenler yoluyla deneyimleniyor. Aşırı hava olayları dünyanın her bölgesindeki toplumları etkiliyor. Kutup buzullarındaki erime ve yükselen deniz seviyeleri, geçmişte hayal edilenden daha somut tehditler olarak insanlığın karşısına çıkıyor. Özellikle deniz seviyesinin düşük olduğu yerleşim yerleri ve adalar, artan gelgitler ile deniz seviyesinin yükselmesiyle denizin karasal bölgelere daha çok sokulmasıyla bu etkileri daha yoğun biçimde yaşıyor.

Tropik iklim kuşağını veya okyanusa kıyısı olan ülkeleri etkileyen afetler ile kasırgalarsa artık Akdeniz havzasında bile daha sık görülüyor. Örneğin Tunus’ta oluşan ve geçtiğimiz günlerde Ege Denizi üzerinden Yunanistan’a ulaşan Zorba Kasırgası, son yıllarda sıklaşan Akdeniz tipi tropik fırtınalardan biriydi. 2013’te yayınlanmış bilimsel bir çalışma beş yıl öncesinden, iklim değişikliğinin etkilerinin ağırlaşmasıyla birlikte Akdeniz’deki aşırı iklim olaylarının ve Medicane tipi (Mediterranean [Akdeniz] ile hurricane [kasırga] kelimelerinin birleşiminden oluşan bir kavram) kasırgaların artabileceği uyarısını yapıyordu.

Bu karanlık tabloya rağmen, 2015’te Paris Anlaşması’yla başlayan süreç iklim değişikliğinin etkilerinin geri çevrilmesi anlamında bir umut ışığı oluşturuyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında, 2015 yılında Paris’te düzenlenen 21’inci Taraflar Konferansında varılan anlaşmaya göre, küresel sıcaklık artışını 1,5°C’yle (santigrat derece) sınırlanması hedeflenmişti. Bu hedefe ulaşılması içinse Sözleşmeye taraf ülkeler özellikle CO2 salımlarını azaltıcı taahhütlerde bulunmuşlardı. UNFCCC’nin daveti üzerinde Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli tarafından hazırlanan ve bugün Kore Cumhuriyeti’nde açıklanan 1,5°C Küresel Isınma Özel Raporuna göre, Paris Anlaşması kapsamında taraf ülkelerin verdiği taahhütler küresel sıcaklık artışını 1,5°C’yle sınırlandırmak için yeterli olmayacak. Dolayısıyla rapor, Aralık 2018’de Polonya’nın Katowice kentinde toplanacak 24’üncü Taraflar Konferansında devam ettirilecek Talanoa Diyaloğu sürecinde, tarafların iklim taahhütlerini gözden geçirmesi için de bir yol haritası niteliğinde olacak.

Yerkürenin ortalama sıcaklığı, sanayileşme öncesi döneme göre hâlihazırda 1°C artmış durumda. Özellikle CO2 salımları kısıtlanmadığı takdirde bu eğilim 21. yüzyıl boyunca artarak sürecek. 44 farklı milletten 91 yazar tarafından kaleme alınan ve 6 binden fazla bilimsel referans içeren rapor da 2100 yılı itibarıyla küresel sıcaklık artışının 2°C veya 1,5°C artacağı senaryoları masaya yatırıyor.

IPCC 1. Çalışma Grubu Eşbaşkanı Panmao Zhai’ye göre, 1°C’lik sıcaklık artışının sonuçları bugün dünyanın her yerinde gözlemleniyor. Rapor, küresel ısınmayı 1,5°C’de tutarak, 2°C ve üzeri sıcaklık artışlarına göre birçok önemli iklim değişikliği etkisinin önlenebileceğini görüşünde. Örneğin 2100 yılı itibarıyla 1,5°C’lik bir küresel ısınma halinde küresel deniz seviyeleri, 2°C’lik bir küresel ısınmaya kıyasla 10 santim daha az olacak. 1,5°C sınırı yakalanırsa, Arktik Okyanusu ortalama 100 yılda bir defa yaz aylarını buzsuz geçirecek; 2°C’lik bir küresel ısınma meydana gelirse Arktik Okyanusu’nun en az 10 yılda bir yaz aylarını buzsuz geçirmesi bekleniyor. Mercan resifleri 1,5°C’lik bir küresel ısınmada yüzde 70-90 kadar azalacak; 2°C’de ise resiflerin yüzde 99’u yok olacak.

1,5°C hedefi için taahhütlerin genişlemesi gerekiyor

IPCC 1. Çalışma Grubu Eşbaşkanı Valerie Masson-Delmotte’a göre, dünya genelinde 1,5°C hedefini tutturmak için çalışmaların başlatılmış oluşu oldukça olumlu bir gelişme fakat bu çalışmaların hızlandırılması gerekiyor. Seragazı emisyon artışları hâlihazırdaki ritmiyle devam ettiği takdirde, 2030 ile 2052 yılları arasında 1,5°C sınırı aşılacak. Bu sınırın aşılmaması için, 2010 yılına göre küresel emisyonların yüzde 45 azaltılması, 2050 yılındaysa net sıfır emisyona ulaşılması gerekiyor.

Bir başka deyişle, Paris Anlaşması kapsamında verilen taahhütler, küresel ısınmayı 1,5°C’yle sınırlandırmaya yetmeyecek. Yani taraf ülkelerin taahhütlerini gözden geçirmesi, tarım, enerji, sanayi, inşaat, ulaşım ve kentleşme politikalarında hızlı ve kapsamlı dönüşümler gerçekleştirmeleri gerekiyor. IPCC 3. Çalışma Grubu Eşbaşkanı Jim Skea, “Küresel ısınmanın 1,5°C’de tutulması kimya ve fizik kanunları çerçevesinde mümkün ancak bunun gerçekleştirilmesi için eşi benzeri görülmemiş değişiklikler gerekmekte” yorumunu yapıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus