Berkin Elvan davasının 9. duruşmasında sanık polis, “görevinin başında ve duruşmalara katılıyor” gerekçesiyle tutuklanmadı

Gezi eylemleri sırasında, İstanbul Okmeydanı’nda polis tarafından gaz fişeğiyle vurulan ve 269 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin davanın dokuzuncu celsesi İstanbul Adliyesi’nde görüldü. Duruşmaya SEGBİS ile katılan sanık Fatih Dalgalı’nın bulunduğu odanın karanlık olması ve bu şekilde teşhis edilmeye çalışılması üzerine Avukat Can Atalay, “Duruşma salonunun ışıkları kapalıyken teşhis yaptırılan 5 tanıktan, karanlık salonda oturtulan sanığı teşhis etmeleri bekleniyor. İnsan hakları ihlalidir bu” diyerek tepki gösterdi. Elvan ailesinin diğer avukatı Çiğdem Akbulut ise “Her duruşmada yeni delil olmadığı gerekçesi ile tutuklama olmuyordu. Bu duruşmada ise sanık, görevinin başında olduğu ve duruşmalara düzenli olarak katıldığı gerekçesiyle tutuklanmadı” dedi. Dava 23 Ocak 2019’a ertelendi.

Gezi eylemleri sırasında, İstanbul Okmeydanı’nda polis tarafından gaz fişeğiyle vurulan ve 269 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin davanın dokuzuncu celsesi görüldü. Sanık polisler, Berkin Elvan’ı vuran Fatih Dalgalı’ya ve olay gününe dair hiçbir şey hatırlamadıklarını söyledi. Bunun üzerine Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, “Bu kadar da vicdansız olunmaz” diye tepki göstererek bir süreliğine salonu terk etti.

Tanık polislerden Saltuk Seki, Fatih Dalgalı ile aynı grupta çalıştıklarını fakat Fatih Dalgalı’yı da Gezi olayları sırasında nerede çalıştığını da hatırlamadığını belirtti. Bunun üzerine mahkeme başkanı, SEGBİS’le bağlanan Fatih Dalgalı’yı gösterdi fakat tanık polis Seki’yi tanımadığını ifade etti.

Seki’nin ifadesine Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan tepki göstererek, “86’da bir firmada çalıştım, en az 10 kişinin ismini sayabilirim. Bu kardeşimiz şerefi namusu üzerine yemin ederek yalan söylüyor. Sayın yargıç siz nasıl inanıyorsunuz? Bizi defalarca mezara sokmayın sayın yargıç. Sizlerin görevi adalet dağıtmak. Ben adalete açım” dedi.

Tanık polis Sertaç Hardal grup şefi olduğunu, Fatih Dalgalı’yı sima olarak tanıdığını fakat ZET tüfeği kullanıp kullanmadığını hatırlamadığını söyledi. Elvan ailesinin avukatı Can Atalay bu ifadeler üzerine, “Anlamakta güçlük çekiyoruz. Ekrana yakınlaşma ihtiyacı da hissetmeden çıkaramadığınızı söylüyorsunuz. Fatih Dalgalı’nın fiziksel özelliklerini tarif edin” diye konuştu.

“Fatih abimiz vardı, hiç ayrılmadı bizden…”

SEGBİS’le bağlanan diğer tanık polis Taner Gedik “Fatih abimiz vardı, ZET’çiydi. Ben normal polis memuruydum. Olay esnasında gözaltıları biz yapardık. Fatih abi hiç ayrılmadı bizden” dedi.

Atalay, tanık polis Gedik’in sanık Dalgalı’dan “abimiz” diye söz etmesine tepki gösterdi.  Sanıkların ve tanıkların “Hatırlamıyorum, tanımıyorum” şeklindeki ifadeleri üzerine, İçişleri Bakanlığı’nın delil karartmakla suçlayan Atalay şöyle devam etti: “Taner Gedik, ‘abimiz’ diye ifade verdi. Savcılık makamının yaptığı gibi duymazlıktan gelelim. Tanık ‘abimiz’ diyor. Defalarca söylüyor. Hiçbir şekilde olayları hatırlamadığına inanmamızı bekliyor. Bugün siz ilk defa şunu söylediniz sayın yargıç: ‘Kapalı spor salonlarında görüntü izletildiğini biliyoruz. Bunların içinden bazılarının ifade verdiğini biliyoruz.’ Bu dosyaların size gönderilmesi gerekmez mi İçişleri Bakanlığı tarafından? İçişleri Bakanlığı ifadeleri size göndermiyor sayın yargıç.”

Tanık polis Murat Yavuz ise olaylar sırasında kalkancı olduğunu ifade ederken, Fatih Dalgalı’yı  sima olarak tanıyabileceğini söyledi. Bu arada, Fatih Dalgalı’nın SEGBİS’te bulunduğu oda önce karanlıkken daha sonra ışık açıldı. Can Atalay buna “Az önceki tanık dinlenirken SEGBİS’teki görüntü böyle değildi” diyerek tepki gösterdi.

Bartın İl Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan ve  Gezi eylemleri sırasında ZET ekibinde yer alan polis memuru Ferdi Baykal SEGBİS ile bağlanarak “Okmeydanı iç kısımlarına girmedik. O gün E-5 üzerindeydik. ZET tüfeğini o gün kullanmadım” dedi. Baykal, Fatih Dalgalı’yı ise hiç tanımadığını belirtti. Bunun üzerine baba Sami Elvan salonu terk etti. Baykal daha sonra, Fatih Dalgalı’nın çevik kuvvette çalışmışlığı olduğunu fakat kendisini yakından tanımadığını ifade etti.

Fatih Dalgalı SEGBİS üzerinden tanık polis Ferdi Baykal’a gösterildi. Avukat Ömer Kavili “SEGBİS sistemi sıkıntısı bu, yüz yüze getirilmesi lazım” dedi.

SEGBİS ile sanık teşhis etme sorunu: “Karanlık salonda oturtulan sanığın teşhis edilmesi bekleniyor. İnsan hakları ihlalidir bu”

Can Atalay, sanık polisin duruşmaya SEGBİS ile bağlanmasının sorunlarını anlatarak şunları söyledi: “Bir prosedürü yerine getirdiğimize inanmıyorum. Duruşma salonunun ışıkları kapalıyken teşhis yaptırılan 5 tanıktan, karanlık salonda oturtulan sanığı teşhis etmeleri bekleniyor. İnsan hakları ihlalidir bu. Murat Yavuz önce izledim dedi, sonra görüntünün büyük olmadığını söyledi. Sanık daha yakın bir mesafeye getirildi. SEGBİS meselesi önemlidir. Bu yargılamada teşhisin çok önemli olduğu yargılamanın kurucu unsuru olduğu için, talepte bulunuyoruz. Her polis cinayetinde, sanık olacağı anlaşılan polis en uzak bir şehre tayin ediliyor. Bu sanık burada hazır olurdu ama bu siyasi iktidarın seçimi. SEGBİS meselesine çözüm bulunması gerekir. Bugüne kadar Emniyet Genel Müdürlüğü dedik, ondan da öte İçişleri Bakanlığı delil karartıyor bugün. Yusuf Uyanık’ın bu dosyada sanık olması gerekir. Açık şekilde İçişleri Bakanlığı delil karartıyor.”

 

“Kanunsuz emri ilettiği için Yusuf Uyanık’ın da sanık olması lazım”

Olay günü grup şefi olan tanık polis Yusuf Uyanık, duruşmaya Gaziantep’ten bağlandı. Uyanık, Fatih Dalgalı’yı tanıdığını söyledi. O dönem grup komiserinden emir aldıklarını söyleyen Uyanık, Okmeydanı bölgesinde görev yapmış olabileceklerini ifade etti.

Tanık polis Yusuf Uyanık’ın “Daha önce spor salonunda görüntü izlemedim” demesi üzerine Avukat Can Atalay “Yalan tanıklık bu” diyerek tepki gösterdi. Atalay sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yusuf şuna inanmamızı bekliyor. Yusuf amir, binlerce çevik kuvvete izletilen görüntülerin kendisine izletilmediğini söylüyor. Gerçekten izletilmedi, o polisin ilk derece amirine izletmedi. Bu bir delil karartmadır. Ne olursa olsun bilmiyorum, demesini istedi İçişleri Bakanlığı. Bu sanık bu delil karartma şebekesinin en alttaki parçası. Sistematik şekilde delil karartılıyor, bu tek başına tutuklama gerekçesidir. Bir katil 5 senedir elini kolunu sallayarak geziyor. Taş olsa böyle bir adaletsizliğe çatlar.”

Diğer tanık Mehmet Akif Yıldız, Karaman’dan SEGBİS ile bağlanarak “Çevik kuvvette grup şefi olarak görev yapıyordum o dönemde. Fatih Dalgalı isminde kimse grubumda yoktu. Gece Okmeydanı’nda bekledik, benim grubum herhangi bir olaya müdahale etmedi” dedi.

Daha sonra sözü yine Elvan ailesinin avukatlığını yapan Çiğdem Akbulut aldı. Akbulut şöyle konuştu: “Bugün Tahir Elçi’nin ölüm yıldönümü. İşte tam da Elçi’nin mücadele ettiği gibi, 5 yıl geçti. Adli Tıp Kurumu bir raporu hazırlayıp mahkemeye sunmadı. Devlet katilleri koruyor. Dinlenen tanıklarla da koruyor. ‘Fatih abimiz’ diye ifade veren bir tanık var. Aynı tanık Okmeydanı’na girmediğini söyledi. Oysa ki Fatih Dalgalı’nın telefonunun sinyali de vardı bölgeye girdiğine dair. Daha önceki celselerde grubun dağıldığı söylenmişti. Ama bugün dağılmadıkları söyleniyor. Fişeklerin yerden sektiğini söyleyen de var, havaya attıklarını söyleyen de… Hangisine inanalım? 5 yıl geçti aradan, bizim ne yapmamızı istiyorsunuz? Fatih Dalgalı ile yetinemeyiz, kanunsuz emri ilettiği için Yusuf Uyanık’ın da sanık olması gerekir. Fatih Dalgalı’nın tutuklamasını, Adli Tıp Kurumundan olumsuz rapor verileceğini de göz önünde bulundurularak Ulusal Kriminal Büroya gönderilmesini istiyoruz.”

İfadelerin ardından mahkeme tarafından ara karar açıklandı. Kararda, sanık polis Fatih Dalgalı’nın tutuklanması talebi reddedilirken duruşma 23 Ocak 2019 saat 10.00’a ertelendi.

“Sanığın tutuklanmama gerekçesi, görevinin başında bir polis olması ve duruşmalara düzenli olarak katılması” 

Duruşmanın ardından Elvan ailesi adına Sami Elvan, Avukat Can Atalay ve Avukat Çiğdem Akbulut basın açıklaması yaptı. Elvan, polislerin “Hatırlamıyorum, tanımıyorum” gibi ifadelerine tepki göstererek, “Tüm bu ifadelerin kendilerine döneceklerini çok iyi biliyorum. Ben sonuna kadar bu mücadelemi sürdüreceğim” dedi. Elvan’ın ardından söz alan Can Atalay ise, İçişleri Bakanlığı’nın delil karartmak için her türlü yola başvurduğunu bir kere daha tekrarladı. “Adalete açız” diyen Atalay, Gezi’nin adalete aç milyonların isyanı olduğunu söyledi. Avukat Çiğdem Akbulut, her duruşmaya farklı delillerle gittikleri halde yeni delil olmadığı söylenerek sanığın tutuklanmadığını belirtti. Akbulut, bu duruşmada sanığın tutuklanmama gerekçesinin ise “görevinin başında bir polis olması ve duruşmalara düzenli olarak katılması” olduğunu ifade etti.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar