Otomobil ve kömür kullanımı, 2018 yılındaki toplam karbondioksit salımını artırdı

BBC’de çevre muhabiri Matt McGrath imzasıyla yayınlanan habere göre araştırmacılar, dünya otomotiv pazarındaki global patlamanın, 2018’de karbondioksit (CO2) emisyonunun tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmasına neden olduğunu ifade ediyor. 

CO2 emisyonuna yol açan otomobil, traktör ve uçak kullanımı bütün dünyada giderek artıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı da yaygınlaşmakla birlikte maalesef CO2 emisyonunun hızına yetişemiyor. Global Carbon Project’in yaptığı açıklamaya göre bu sene CO2 emisyonu yüzde 2.7 oranında arttı. Bu artış 2017 yılında yüzde 1.6 olarak kaydedilmişti. Bu oran bilim insanlarını kaygılandırıyor.

CO2 salımının yüzde 3’ünün nedeni olarak gösterilen Çin’deki kömür kullanımı, hükümetin ekonomiyi canlandırmak için bilinçli şekilde insanları kömür sektörüne yönlendirmesiyle ilişkili.

 

Kömür kullanımı 2013 yılında zirveye ulaşmışsa da bu yıldan itibaren Çin hükümetinin aldığı önlemlerle beraber, kömür kullanımının yarattığı CO2 emisyon oranlarında yüzde 4.7’lik bir düşüş yaşandı. Çin’in  inşaat odaklı ağır endüstri sektörüne girmesiyle ülkenin neden olduğu karbon emisyonu oranı, alınan önlemlerle azaltılıyor.

Amerika’da ise, çok soğuk kış ve sıcak yazlar sebebiyle duyulan aşırı enerji ihtiyacı CO2 emisyonunun artmasına neden olan faktörler arasında ilk sırada geliyor.

Hangi ülkeler karbon emisyonuna sebep oluyor?

2018’de hazırlanan listenin başında Çin var. Çin’i, Amerika ve Avrupa’nın her bölgesi takip ediyor. Hindistan, Rusya, Japonya, İran, Suudi Arabistan, Güney Kore ve Kanada da atmosferde karbon emisyonunun artmasına neden olan ülkeler arasında yer alıyor.

Hindistan’da ekonominin gelişmesiyle beraber karbon emisyonu oranı da yüzde 6.3 arttı. Ülkede yenilenebilir enerji kaynağı kullanımı da artış gösteriyor fakat karbon emisyonu oranları kadar değil.

Global karbon emisyonuna neden olan büyüyen beş ekonominin içinde Amerika ve Avrupa’dan sonra Hindistan, Suudi Arabistan, İran, Irak ve Türkiye de yer alıyor.

Bu yıl gerçekleşen CO2 emisyonu artışı ne anlama geliyor?

Bilim insanlarına göre karbon emisyonunda yaşanan artış endişe verici. Yapılan araştırmalara göre, 2020 yılında dünyanın sıcaklık ortalamasının Paris Anlaşması’nda dikkat çekilen seviyeye ulaşmaması için, ülkelerin karbon emisyonunu düşürebilecek önlemler almaya başlaması gerekiyor.

Yapılan açıklamaya göre ülkeler, Paris Anlaşması’na göre saptanan kriterleri uygulamıyor. Ancak karbon emisyonundaki artış hızına bakılırsa anlaşmada imzası bulunan ülkelerin bu konuda acil bir çözüm önerisi sunması gerekiyor.

Hıristiyan Yardım Kuruluşu adına düzenlenen bir konferansta konuşan Muhammed Adow, “Polonya’da gerçekleştirilen Avrupa İklim Zirvesi’nde kurulan ılımlı cümleler iklim değişikliğini önlemiyor. İklim kurulan havalı cümleleri takmıyor, tam tersine CO2 emisyonundaki artışla dünyaya tepki veriyor. Eğer bu bizler için önemli bir konu değilse, neden ülke liderleri sürekli iklim değişikliği ile alakalı etkinliklerde konuşmalar yapıyor?” dedi.

Otomobil ve traktörlerden kaynaklanan karbon emisyonunu azaltmak için ne yapıldı?

2018’de otomobil kullanımının neden olduğu karbon emisyonunun çizdiği ve iklim değişikliği açısından pek de hoş olmayan bu manzara düşünüldüğünde, otomotiv sanayisi konusunda ülkelerin alacağı tutumlar pek de net ve tutarlı olmayacak gibi.

10 yıl önceye kıyasla bile dünya genelinde otomobil kullanımı hayli arttı. Norveç, 2025 yılında elektriksiz araba satışını durduracağını açıkladı. İngiltere, Fransa, Hollanda ve Hindistan, 2040 yılından önce araba sanayilerini tamamen elektrikli arabaya dönüştüremeyeceklerini ilan etti. Volkswagen ise 2026’da petrol ve dizelle çalışan araç üretimini sonlandırma kararı aldı. Değişim başlamış olsa da bazılarına göre bu yeterince hızlı değil.

Greenpeace’den Rosie Rogers, “Bir çeyrek asır daha arabalardan kaynaklanan zehirli havayı soluyarak ve iklim değişikliğini görmezden gelerek davranamayız. İnsanlar temiz havanın olmadığı şehirlerde, iklim değişikliği kaynaklı doğal afetlerden kaçarak yaşamaya çalışıyor ancak hepsi bundan daha iyisini hak ediyor” diyor.

Karbon emisyonunun yol açtığı iklim değişikliği konusunda olumlu gelişmeler de var

Dünya genelindeki yenilenebilir enerji kullanımı hâlâ atmosferdeki karbon emisyonunu durduracak seviyede değil. Ancak yine de uzmanlara göre olumlu gelişmeler de yaşanıyor. Fas, Meksika, Şili ve Mısır gibi ülkeler güneşten enerji üretmeye başladı. Güneş enerjisi neredeyse doğalgazdan dahi ucuza geliyor.

Bugün, üretilen elektriğin yüzde 50’si artık yeşil. Rüzgâr ve güneş enerjisi kullanımı da geçtiğimiz dört yıla göre iki katına çıkmış durumda. Enerjide kömür kullanımı ise, ilk kez geriledi.

ABD Paris Anlaşması’na uymayan aksiyonlarda bulunsa da pek çok ABD vatandaşı hâlâ anlaşmayı destekliyor. Avrupa İklim Sorumlusu Christina Figueres bir araştırma üzerine yaptığı yorumda, “2015’ten önce insanlar Paris Anlaşması’nın imkânsız olduğunu söyleyebilirdi. Ancak bugün, pek çok insan ve kurum durdurulamayacak bir değişim içinde” dedi.

 

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

En Yeniler

Haftanın en popüler içerikleri