Kanser Raporunu açıklayan Bülent Şık’a 12 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı: “Vicdanıma uygun davrandım, benim sorumluluğum kamusal bir sorumluluktu”

Kocaeli Dilovası, Ergene Nehri Havzası’nda yer alan Kırklareli, Edirne ve Tekirdağ ile Antalya’da yapılan, Sağlık Bakanlığınca sonuçları kamuoyuna açıklanmayan araştırmayı halka duyuran Bülent Şık hakkında “halkta infiale neden olduğu”, “dış alımları etkilediği” gerekçesiyle 5 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Konuya ilişkin Medyascope.tv’ye konuşan Şık, “Görevlerini yapmayan ilgili kamu kurumları değil, benim bu kamuoyunu bilgilendirmem suç olarak görüldü. Vicdanıma uygun davrandım, benim sorumluluğum kamusal bir sorumluluktur, sadece o noktadan bakıyorum” dedi.

Bilim insanı Bülent Şık’a Cumhuriyet gazetesinde yer alan “Türkiye’yi kanser eden ürünleri devlet gizledi, biz açıklıyoruz! İşte zehir listesi” adlı yazı dizisi sebebiyle 5 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. T24’ten Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre, Kocaeli Dilovası Ergene Çayı Havzası’ndaki Kırklareli, Edirne ve Tekirdağ ile Antalya’da yapılan ve Sağlık Bakanlığınca sonuçları kamuoyuna açıklanmayan araştırmayı halka duyuran Şık hakkında “Halkta infiale neden olduğu”, “dış alımları etkilediği” gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Şık hakkında iddianame düzenledi. İlk iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlandı. Şık, iddianamede, 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası öngören, TCK’nın 258/1, 334/1, 336/1 maddeleri uyarınca, “Açıklanması yasaklanan gizli bilgileri açıklama, temin etme, göreve ilişkin sırrın açıklanması” ile suçlandı. Ancak bu iddianame mahkemeden savcılığa geri gönderildi ve aynı iddianame bu kez terör suçları bürosunca hazırlanarak mahkemeye iletildi.

Halkı infiale sevk edecek şekilde yayımlanan yazı sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğunun anlatıldığı iddianamede, “Bülent Şık’ın, görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği, gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran, yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı, niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin ederek, Cumhuriyet gazetesinde yayımladığı, bu nedenle atılı suçları işlediği anlaşılmaktadır” denildi.

“Vicdanıma uygun davrandım, benim sorumluluğum kamusal bir sorumluluktur”

Bülent Şık konuya ilişikin olarak Medyascope.tv’ye konuştu. Şık, “Burası normal bir ülke olsa araştırma sonuçlarındaki bulgular dikkate alınarak, halk sağlığını, çevre sağlığını, genel olarak insan sağlığını korumak için birtakım önlemlerin alınması gerekirdi” dedi. Konuyla ilgilenmesi gereken Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve yerel yönetimler gibi birçok kamu kuruluşunun bulunduğunu ifade eden Şık, “Bu kurumların görevlerini yapmaması değil, benim bu araştırmayı açıklamam suç olarak görüldü. Vicdanıma uygun davrandım, benim sorumluluğum kamusal bir sorumluluktur, sadece o noktadan bakıyorum” diye konuştu.

Ne olmuştu?

Sağlık Bakanlığı, 2011-2016 yılları arasında kanserden ölümlerin dünya ortalamasının üstünde olduğu Antalya, Ergene Çayı Havzası ve Kocaeli Dilovası’nda geniş çaplı bir araştırma yaptı. Kanser vakalarında çevre kirliliğinin rolüne ışık tutan çalışmanın sonuçları ise kamuoyuna açıklanmadı. Bakanlığın halktan gizlediği çalışmada, insan sağlığını tehdit eden pestisitin taze fasulye, biber, hıyar, marul, maydanoz, çilek, erik ve elmada maksimum kalıntı limitlerini çok aştığı ortaya çıkmış, sularda ise yine kanserojen etkisi bilinen hidrokarbon kalıntıları tespit edilmişti.

Araştırma kapsamında, Bülent Şık’ın da o dönem görev yaptığı Akdeniz Üniversitesi ile yapılan protokole, yetkili makamın izni olmadıkça araştırmanın sonuçlarının açıklanamayacağı hükmü de konulmuştu.

Bülent Şık, Cumhuriyet gazetesinde 15 Nisan 2018 tarihinde yayımlanmaya başlanan dört günlük yazı dizisiyle Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı bu araştırmayı kapsamlı bir biçimde kaleme almış ve kamuoyunu bilgilendirmişti.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünya genelinde kanserden ölümlerin oranı yüzde 16. Türkiye’de ise her sekiz ölümden birinin nedeni kanser. Yüzde 13’lük bu oran, bölgeden bölgeye farklılıklar gösteriyor. Şık’ın araştırma sonuçlarında yer verdiği bilgilere göre, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne’de her beş ölümden biri, Kocaeli Dilovası’nda her üç ölümden biri, Antalya’da ise her on ölümden biri kanserden kaynaklanıyor.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar