Marion Carrel: “Sarı Yelekliler hareketinde gördüğümüz unsur popüler sınıfların politikleşmesi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Mediapart, Fransız sosyolog Marion Carrel ile Sarı Yelekliler hareketi ve hareketin sınıfsal yönleri üzerine bir röportaj yaptı. Özetini aşağıda paylaşıyoruz:

Carrel’e göre Sarı Yeleklilerin toplandığı yol kavşakları ve barikatlar, popüler sınıflar (farklı toplumsal sınıfların üyelerinin bir araya gelmesi sonucu oluşmakta) için politikleşmenin giderek yükseldiği yerler. Öte yandan Carrel, doğrudan demokrasi için Sarı Yelekliler tarafından verilen mücadelenin temsili demokrasiyi de güçlendireceğini düşünüyor. Correl,demokrasi ve katılımın bireysel sorunları kolektif sorunlara dönüştürdüğünü söylüyor. Ona göre, Sarı Yelekliler hareketine katılanlar temsili kurumlar kriz halindeyken duvarların dışına taşarak bir isyan sergiledi.

Carrel, uzun zamandır toplumun duyulmak, görülmek ve dikkate alınmak için talepleri olduğunu ve bunun çeşitli şekillerde daha önce görüldüğünü söylüyor. Ancak Sarı Yelekliler hareketinde farklı olan, bunun bu kez popüler sınıflar tarafından dillendirilmesi ve sendika ya da parti gibi hiçbir aracı kurum olmadan gerçekleşmesi.

Sarı Yeleklilerin doğrudan demokrasi talepleri öne çıkıyor. Bu talep daha önce 2012 yılındaki Nuit Debout eylemlerinde de vardı ancak o eyleme katılanlar çoğunlukla yüksek eğitim görmüş diplomalılardı. Fakat bu kez toplumun bir başka kesimi, yani domine edilenler söz konusu. Bu daha önce 1789 ya da 1848’de vardı ancak çağımız için Sarı Yeleklilerinki bir ilk.

Sarı Yeleklilerin vergi adaleti ve demokrasi gibi talepleri var. Öte yandan, bunların mevcut temsilciler tarafından gerçekleştirilebileceğine inanmıyorlar. Bu, 1960 ve 1970’lerden bu yana gördüğümüz bir durum değildi. Carrel ayrıca, popüler sınıfların günümüzdeki kurumlar tarafından temsil edilmediğinin de altını çiziyor.

Sarı Yelekliler hareketinde ilginç olan unsur ise hareketin ilk olarak akaryakıt zammına karşı çıkması, daha sonra satın alma gücünü dile getirmesi, ardından vergi adaleti konusunda taleplerde bulunması ve son olarak konunun demokrasi ve temsili demokrasi meselesine gelmesi. Bu harekette ekonomik ve demokratik sorunların dile getirilişinin iç içe geçtiğini görüyoruz.

Sarı Yeleklilerin toplandığı barikatlarda vergi adaleti ve demokratik eksiklikler konusunda ciddi bir politikleşme olduğu dikkati çekiyor. 30 yıldır neoliberalizm altında giderek izole olan ve yalnızlaşan insanların kavşaklarda ve barikatlarda toplumsallık ve kolektif aksiyon gibi erdemleri yeniden hatırladığına şahit oluyoruz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus