50 yılı aşkın süredir çözülemeyen sorun Golan Tepeleri’nin öyküsü

1967 yılında yaşanan Altı Gün Savaşı’nda İsrail ordusu tarafından işgal edilen Golan Tepeleri, o günden bu yana İsrail ile Suriye arasında bir sorun olarak kalmaya devam ediyor. 1981 yılında İsrail’in tek taraflı olarak ilhak ettiği Golan Tepeleri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 242 ve 338 no’lu kararlarında “işgal altındaki Suriye toprakları” olarak tanımlanıyor. 

Golan, Suriye, Lübnan, İsrail ve Ürdün arasında kalan plato ve dağlardan oluşan stratejik bir bölge. 1967’deki Arap-İsrail Savaşı (Altı Gün Savaşı) sonucunda yaşanan İsrail işgali sonrasında Golan’ın siyasi, ekonomik ve demografik yapısında büyük bir değişim meydana geldi. Böylece İsrail, son 42 yıllık siyasi sınırlarını şekillendirmiş oldu. 31 Mayıs 1974 Anlaşması’nda belirlenen ateşkes hattıyla günümüze kadar süregelen Suriye-İsrail sınırı oluşmuş oldu. Anlaşmanın ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararıyla, ateşkes hattını denetlemek için BM Ateşkesi Gözlem Gücü bölgeye gönderildi.

İsrail’in Golan’da yaptıkları ve BM kararları

1967’deki İsrail işgalinden bu yana birçok Yahudi yerleşiminin kurulduğu Golan’ın demografik yapısında da radikal bir değişim meydana geldi. 1960’lı yılların sonunda bölgede yaklaşık 100 bin Suriyeli (Arap, Çerkes ve Dürzî) yaşıyordu. Günümüzde ise Golan’da yaklaşık yarısı Dürzî diğer yarısı Yahudi olmak üzere yaklaşık 40 bin kişinin yaşadığı tahmin ediliyor. 

İsrail’in Golan Tepeleri’nde kurduğu yerleşim birimleri.

Golan Tepeleri, İsrail işgalinden hemen sonra çok taraflı uluslararası bir kriz haline geldi. BM’nin 1967 yılında aldığı 242 no’lu kararla İsrail’in işgal ettiği topraklardan çıkarılması öngörülürken, 1973 yılındaki 338 no’lu kararla 242 sayılı karara atıfta bulunularak taraflar barış görüşmelerine çağrıldı. Ancak bu kararların yaptırım gücünden yoksun olması ve büyük güçlerin bu kararları uygulatmadaki isteksizlikleri, İsrail’e işgali sürdürme imkanı tanıdı. Öte yandan İsrail, Golan’daki işgalini meşrulaştırmak için, kendi güvenlik sorunlarıyla işgal arasında bağlantı kurdu ve bölgenin ekonomik-demografik yapısını kendi lehine çevirdi. 

Golan Tepeleri neden önemli?

İsrail’in için Golan Tepeleri’nin stratejik önemi üç maddede özetlenebilir. Öncelikle verimli topraklara ve engin su yataklarına sahip olan bölge İsrail’in su ihtiyacının üçte birini karşılıyor. Jeostratejik olarak da Suriye’nin başkenti Şam’a 60 kilometre uzaklıkta yer alan bölge olası bir İsrail-Suriye savaşında İsrail’e üstünlük sağlayabilecek bir konumda.

Golan’ın İsrail için önemli bir diğer yönü de tarihi ve dini değeri. Tevrat’ta Golan’a yapılan atıflar pek çok dinci Yahudinin gözünde bölgeyi kutsallaştırıyor. Bu durum çoğu zaman Golan meselesinin İsrail’de bir iç politika malzemesi olarak kullanılmasına yol açıyor. 

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Golan Tepeleri’ni ziyareti.

ABD’nin tutumu

Geçen kasım ayında yapılan BM Genel Kurulu’nda ABD, önceki senelerde çekimser kaldığı “İşgal altındaki Golan Tepeleri” tasarısına ilk kez İsrail ile birlikte hayır oyu kullandı. BM kararı, İsrail’in Golan’daki tüm eylemlerini uluslararası hukuku ihlal ettiği gerekçesiyle geçersiz olarak tanımlıyor.

Oylamanın ardından İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, “İsrail, Golan’dan çekilmeyecek ve uluslararası toplum bunu kabul etmeli” demişti. Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşşar Caferi ise İsrail temsilcisine “Suriye, Golan’ı ya barışçıl bir şekilde ya da savaşla geri alacak” diyerek yanıt vermişti.

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley ise oylama öncesi yaptığı açıklamada, BM kararının “artık anlamsız ve İsrail’e karşı ön yargılı olduğunu ve tarafları barış anlaşmasına yaklaştırmayacağını” savunmuştu. Haley, BM’nin her yıl oylanan Golan Tepeleri kararını “işe yaramaz” olarak nitelemiş ve kararda artık çekimser kalmayarak “hayır” oyu kullanacaklarını söylemişti. 

Netanyahu dün, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’la bir araya geldi.

İsrail: “ABD Golan Tepeleri’ndeki egemenliğimizi tanımalı”

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ile dün yaptığı görüşmede, ABD’den İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki varlığını resmen tanımasını talep etti. Netanyahu ayrıca, Golan Tepeleri’nin ülke güvenliği için önemine işaret ederek, bölgeden çekilmeyeceklerini de sözlerine ekledi. 

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar