İddia: Trump’a yakın isimler Suudi Arabistan’a nükleer teknoloji satmaya çalıştı

ABD Kongresi’ndeki Demokrat temsilciler tarafından hazırlanan bir raporda, Ulusal Güvenlik Konseyi ve üst düzey Beyaz Saray yetkililerinin itirazlarına rağmen Donald Trump hükümetinden kilit isimlerin, Suudi Arabistan’a nükleer enerji teknolojisi satma girişiminde bulunduğu öne sürüldü.

Washington Post’un haberine göre, Temsilciler Meclisi Gözetim ve Reform Komitesinin hazırladığı 24 sayfalık ilgili rapor, Beyaz Saray belgelerine ve isimsiz tanıkların anlattıklarına dayanıyor. Raporda, nükleer silah üretiminde kullanılabilecek teknolojinin ihraç edilmesi yasağına aykırı olması nedeniyle Beyaz Saray avukatları ve Ulusal Güvenlik Konseyi yetkililerinin bu girişime itiraz ettiği belirtildi.

Trump’ın eski ulusal güvenlik danışmanı satışı destekledi

Bazıları için daha da endişe verici olan, Başkan Trump’ın ilk ulusal güvenlik danışmanı olan ve nükleer plan konusunda bir firma önerisinde bulunan emekli Orgeneral Michael Flynn’in parçası olduğu potansiyel çıkar çatışmalarıydı. Ancak nükleer teknoloji satma çabaları, Flynn istifa edip Beyaz Saray’dan ayrıldıktan sonra da devam etti.

Michael Flynn

Suudi Arabistan’a nükleer teknoloji satışı Oval Ofis’te henüz geçen hafta tartışıldı. Gazeteye konuşan katılımcılardan biri, toplantıda Enerji Bakanı Rick Perry, Ulusal Güvenlik Konseyi ve Dışişleri Bakanlığı temsilcileri ile 10’dan fazla nükleer enerji şirketi CEO’sunun katıldığını belirtti.

İtirazlara rağmen nükleer teknoloji satışında ısrar edildi

Kilit önemdeki detayları konuyla haşır neşir kişiler tarafından da teyit edilen rapor için bilgi sızdıran kişiler, Trump’ın atadığı isimlerin, “nafile bir biçimde ısrarla girişimin durdurulması uyarısında bulunan etik danışmanları duymazlıktan geldiğini” söyledi.

Cumhuriyetçiler raporun siyasi sebeplerle hazırlandığını ve gerçeklere dayanmadığını öne sürerek iddiaları reddetti. Beyaz Saray ise açıklama taleplerini yanıtsız bıraktı.

Rapor, ABD-Suudi Arabistan ilişkileri konusunda özellikle hassas bir dönemde gündeme geldi. Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden sonra ABD Kongresi, Riyad’la ilişkilerin hiçbir şey olmamış gibi devam etmesine karşı çıkmıştı.

Pek çok uzmana göre, Rus ve Çinli rakip nükleer enerji şirketlerini engellemek ve Washington ve Riyad arasındaki jeopolitik ortaklığı sürdürmek için nükleer teknoloji satışı ABD’nin çıkarına.

Suudiler son zamanlarda ABD dışındaki ülkelerle de ortaklığını geliştirmek için adımlar attı. Petrol politikalarında Rusya ile iş birliği yapan Riyad, dün yayınlanan bir rapora göre Rusya ile hava savunma sistemleri almak için görüşmeler gerçekleştiriyor.

Suudiler nükleer teknolojiyi silah üretmek için istemiş olabilir

Suudi yetkililer ise bilinen en büyük ikinci petrol rezervlerine sahip olan ülkenin petrole bağımlılığını azaltmak için nükleer teknoloji satın almak istediklerini belirtiyor. 2005-2015 yılları arasında ülkenin elektrik kullanımının iki kat arttığı da göz önüne alınırsa, nükleer enerji kullanımıyla Suudi Arabistan’ın petrol ihracatı kapasitesi ciddi ölçüde artabilir.

Fakat Suudiler nükleer enerjiyi aynı zamanda, yıllarca gizli gizli uranyum zenginleştirme programı yürüten ve bir adet nükleer santrale sahip olan İran’la mücadelede bir araç olarak görüyor. Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Salman bir keresinde, “İran’ın nükleer silahlara sahip olması durumunda, kendilerinin de nükleer silahlar geliştireceklerini” söylemişti.

Satış planlarında damat Kushner’in parmağı da var

Rapora göre, muhtemel bir nükleer anlaşmadan faydalanacak şirketlerden biri, Westinghouse Electric, Trump’ın damadı ve başdanışmanı Jared Kushner’in ailesine maddi yardımda bulunan Brookfield Asset Management şirketine bağlı. Kushner şimdilerde, Ortadoğu’ya bir ziyaret hazırlığında.

Muhammed bin Salman, Trump ve Kushner.

Demokratların raporu, Flynn liderliğinde Trump’a en yakın birkaç ismin daha satış görüşmelerine dahil olduğuna işaret ediyor. Trump’ın eski ulusal güvenlik danışmanı Flynn dışında, satışı destekleyenlerin arasında Ulusal Güvenlik Komisyonu Baş Direktörü Derek Harvey de var. Harvey’in, Trump için Suudi Kralı Salman bin Abdülaziz ile yapacağı bir telefon görüşmesinden önce nükleer anlaşmaya dair bir brifing hazırladığı öne sürülüyor. Harvey, gazetenin görüşme taleplerini yanıtsız bıraktı.

Rapora göre Suudi Arabistan, ABD Atom Enerjisi Yasası’nda belirtilen kısıtlamalara uymak istemedi.

Washington Post’a konuşan ismini vermeyen kaynaklar, Flynn’in yerine gelen H.R. McMaster’ın Ulusal Güvenlik Konseyi’nin ticari kuruluşları ve ticari çıkarları olan bireyleri savunan veya savunuyormuş gibi görünen bir politika yürütme konusunda endişeli olduğunu söyledi.

Gözetim Komitesi aynı zamanda, Trump’ın on yıllardır yakın arkadaşı ve başkanlık göreve başlama töreni komitesi başkanı olan Thomas Barrack üzerine yoğunlaştı. Barrack, nükleer enerji teknolojisi satışının büyük destekçilerinden biri. Sözcülerinden biri dün yaptığı açıklamada, Barrack’ın Trump yönetiminde resmi bir konumu olmadığını hatırlatarak, iş adamının “Ortadoğu’da ekonomik kalkınma ve yatırıma yönelik çabalarının Ortadoğu ve ABD hedeflerinin uzlaşmasını amaçladığını” söyledi.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar