Batuhan Öztürk: “O sürücü kırmızı ışıkta durmayıp sadece ağabeyim Süleyman’ı değil tüm ailemizi öldürdü”


Iraklı iş insanı İrfan Jasim Wali Wali, kırmızı ışıkta durmadığı için bir kişinin ölümüne sebep oldu ve engelli öğrencileri taşıyan minibüse çarptı. Wali 2,5 ay tutukluğun ardından serbest bırakıldı.

Süleyman Öztürk, 27 Aralık 2018’de iş görüşmesine giderken Gaziosmanpaşa’da kırmızı ışıkta geçen bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Öztürk’e çarpan aracı Iraklı bir iş insanı olan İrfan Jasim Wali Wali kullanıyordu. Kamera görüntülerine göre Wali, kırmızı ışıkta durmadı, bu nedenle hem Öztürk’e hem de engelli öğrencileri taşıyan bir minibüse çarptı. Wali çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi.

Batuhan Öztürk, kazada yaşamını yitiren Süleyman Öztürk’ün kardeşi. Ağabeyine çarparak ölümüne neden olan kişinin ilk duruşmada serbest bırakılmasına duyduğu tepkiyi Twitter’da duyurmuştu. Batuhan Öztürk, muhabirlerimiz Canan Coşkun ve İlknur Yılmaz’a konuştu.

Batuhan Öztürk, kazanın yaşandığı 27 Aralık 2018’de ağabeyinin Alibeyköy’e iş görüşmesine gittiğini anlatıyor. Ağabeyinin yayalara yeşil ışık yandığında geçişe başladığını belirten Öztürk, şunları söylüyor:

“Kırmızı ışıkta durmayan bir cip, önce engelli öğrencileri taşıyan bir minibüse çarpıyor, ardından ağabeyime. 40 kilometre hızla gittiğini iddia ediyor şoför. Ancak ağabeyim çarpmanın hızıyla 50 metre sürükleniyor. Görüntülerdeki aracın 40 kilometre hızla gittiğini söylemek için kör olmak gerekir ya da çok iyi yalan söylemek.”

Süleyman Öztürk’e ilk müdahaleyi olay yerinde bulunan bir sağlık görevlisi yapıyor ve onu hayata döndürüyor. Ambulansla en yakın hastaneye götürülürken yolda birkaç kez kalbi duruyor. Beyin cerrahının bulunduğu bir hastaneye sevk ediliyor ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamıyor. 

Batuhan Öztürk, ağabeyi için hastanede beklerken babasının karakola çağrıldığını söylüyor. Babasının anlatımına göre, ağabeyine çarpan kişi, karakolda böyle bir kazaya karışmamış gibi rahat davranışlar içinde bekliyordu.

Olası kasıt iddiası araştırılmadı

Ağabeyine çarpan İrfan Jasim Wali Wali, olayın ardından tutuklandı. Savcılık, soruşturmayı “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan yürütüyor. Batuhan Öztürk’e göre, bu kişinin eylemi olası kasıtla işledi ancak savcılık bu iddiayı hiç araştırmadı. Kardeş Öztürk, dava açıldıktan sonra ilk duruşmanın davetiyesinin avukatlarına duruşmadan bir gün sonra gönderildiğini, babası hakkında da ilk duruşmaya zorla götürülmesi kararı çıkarıldığını belirtiyor ve şunları söylüyor:

“Çarpan kişi tutuklu olduğu için aylık tutukluluk incelemesi için dosya ağır ceza mahkemesine gönderilmişti. İddianame, dosya mahkemede bile değilken kabul edildi. Yangından mal kaçırır gibi hızlı ilerledi her şey. 2,5 aydan daha kısa süre kaldı cezaevinde.”

Deliller toplanmadı

Batuhan Öztürk, ilk duruşmada ailesiyle birlikte salonda olduklarını söylüyor ve yaşananları şöyle anlatıyor:

“Sanık, hiçbir pişmanlık belirtisi göstermedi. Kırmızı ışıkta geçtiğini de kabul etti. Tahliye kararının gerekçesi de bütün delillerin toplanmış olması. Ancak, deliller henüz toplanmadı. Çünkü dosya, aracın hızının ölçülmesi için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Tahliye kararı verildiğinde hâkimin gözlerinin içine baktım ve ‘Bu nasıl olabilir?’ diye sordum kendi kendime. Sonra hâkime, “10 tane avukat mı 10 milyon mu kurtardı?’ diye sordum.”

Yalnızca bir kişiyi öldürmedi”

Batuhan Öztürk, bu karara kadar adalete inancı olduğunu söylüyor ve şunu ekliyor:

“Karar çıktıktan sonra sanık yakınlarından biri kapının önünde babamı yumrukladı. Savcılık da bu tahliye kararına itiraz etti. Biz de itiraz ettik. Eğer itirazlar kabul olur ve bu kişi tekrar cezaevine girerse adalete olan inancımız biraz daha artacak. Bu olayı unutamayız. Çünkü bir kişiyi öldürmedi aslında; annem her gün ağlıyor. Her an her yerde annemin ağlamasını duyuyorum.”

Savcılığa göre sanık yüzde yüz kusurlu”

Öztürk ailesinin avukatı Sevgi Şeker de, kazanın nasıl meydana geldiğinin tanık beyanları ve sanığın ifadesi ile sabit olduğunu söylüyor. Sanığın aracı çok hızlı kullandığını belirten Şeker, şunları anlatıyor:

“Savcılığın incelemesi sanığın pişman olmadığını ve yüzde yüz kusurlu olduğunu ortaya koyuyor. Dosya, hukuki olarak eksik değerlendirildi. Olası kast olup olmadığı araştırılmadı. Sanığın serbest bırakılmaması için birçok tespit yer alıyordu ve dosyada toplanmayan deliller vardı. Buna rağmen serbest bırakıldı. Delilleri karartsın diye mi bırakıldı? Müvekkillerimin canı yanıyor. İnsan hayatı bu kadar değersiz olmamalı.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar