Direnç Hikâyeleri’nde bu hafta Nur Betül Aras’ın konuğu trafikte uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden motokurye Samet Özgül’ün kız kardeşi Berna Özgül oldu. Özgül, Türkiye’de hukuk sistemini, cezasızlık kültürünü, yargı bağımsızlığını ve mağdur ailelerin yaşadığı zorlu süreci değerlendirdi.
Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Motokurye Samet Özgül, trafikte bıçaklı saldırı sonucunda hayatını kaybetti.
- Kız kardeşi Berna Özgül, Türkiye’deki cezasızlık kültürünü ve mağdur ailelerin zorluklarını ele aldı.
- Mahkeme, Samet’in katiline verdiği müebbet hapis cezasını ve diğer sanıkların cezasını indirdi.
- Berna Özgül, sosyal medyada adalet arayışında ve mücadeleye devam edeceğini açıkladı.
- Özgül, Türkiye’de caydırıcılığın olmadığını ve iyi yasaların uygulanmadığını vurguladı.
Direnç Hikâyeleri’nde bu hafta Nur Betül Aras’ın konuğu trafikte uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden motokurye Samet Özgül’ün kız kardeşi Berna Özgül oldu. Özgül, Türkiye’de cezasızlık kültürünü ve mağdur ailelerin yaşadığı süreci değerlendirdiği yayında “Türkiye’de adalet neden sağlanmıyor?” sorusunu yöneltti.
28 yaşındaki Samet Özgül, Gazi Üniversitesi Tarih Bölümü ve İstanbul Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü’nde öğrenim gören bir gençti. Dava sürecinde yerel mahkeme, Samet Özgül’ü bıçaklayan kişiye indirimsiz müebbet hapis cezası verirken, suça iştirak eden babası ve arkadaşına, kabarık sabıkaları da göz önünde bulundurularak 12’şer yıl hapis cezası verdi. Ancak istinaf mahkemesi, bıçak kullanan sanığın cezasını 25 yıla indirip, uyuşturucu satma ve bulundurma gibi sabıkaları olan diğer iki sanığı serbest bıraktı.
İstinaf mahkemesinde karşı tarafın avukatının hâkimlerle özel görüşme yaptığına tanık olduklarını söyleyen Berna Özgül, “Mahkeme heyetinin ciddiyetsiz tavrı ve sanıkların serbest kaldıktan sonra mahkeme heyetine teşekkür etmeleri adaletsizliktir” diye konuştu. Kendilerinin ise mahkemenin bu kararına gösterdikleri tepki nedeniyle karakola şikâyet edildiklerini belirtti.
Mahkeme salonlarında bulamadığı adaleti sosyal medyada arayan Özgül, “Amacım sesimi duyurmak ve mücadeleden vazgeçmemek” dedi.

“Caydırıcılık yok”
Sorunun sadece yasalarda değil, cezasızlık algısı yaratan sistemsel bir yozlaşmada olduğunu söyleyen Özgül, “İyi kanunlar olmasına rağmen uygulanmıyor, caydırıcılık yok ve bu durum, suçluları cesaretlendiriyor” dedi. Özgül sözlerine şöyle devam etti:
“Ben bugün Samet adına emekçilerin, motokuryelerin haklarını savunuyorum ama Samet, İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimini tamamlayabilseydi, o savunacaktı, o mücadele verecekti. Samet gerçekten çok efendi, çok mutlu, çok pozitif bir çocuktu. Karşı taraf, kendisini savunmak için Samet’in küfür ettiğini söylemişti. Gerçekten ben abimden yaşadığı sürece bir tane bile kötü laf duymadım. O kadar sakin bir insandı. Ağzından hiçbir şekilde kötü laf çıkmaz. Öyle çok çabuk sinirlenen biri değildi. Onunla beraber daha mutlu, daha ışıltılı bir hayatımız vardı. Gözlerimizin içi parlıyordu bizim. Ama maalesef Samet gittikten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı, gözlerimizin içi gülmüyor.”








