Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Kutay Sungar ile tiyatro üzerine

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kamera-kurgu: Özgür Özdemir

Sanat Kurumu Geleneksel Sanat Ödülleri 25 Mart 2019’da sahiplerini buldu. Kutay Sungar, bu sezonun çok konuşulan ve ses getiren oyunu Siyahlı Kadın’daki performansı ile ‘en iyi erkek oyuncu’ ödülüne layık görüldü. Erdinç Doğan ile Ankaralı tiyatroseverleri büyüledikleri Siyahlı Kadın ise ‘en iyi yapım’ ödülünü aldı.

Büyülenerek izlediğim oyunun ve oyuncunun ödül alması beni çok mutlu eder. Bir oyun çıkışında (Eskişehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Bernarda Alba’nın Evi) Küçük Tiyatro’da Kutay Sungar’ı görünce dayanamayıp yanına gittim ve heyecanla, “Tebrikler Kutay Bey! Ödül aldığınızı öğrenince çok mutlu oldum!” dedim. Takdirler, teşekkürler havada uçuşurken birden sordum: “Kutay Bey biz sizinle bir söyleşi gerçekleştirsek, Medyascope.tv olarak çok mutlu oluruz. Ne dersiniz?” O da memnun olacağını söyledi ve ekledi: “Neden olmasın?”

Sungar ile iletişimde kaldığımız iki hafta boyunca heyecan doruktaydı, merakla bekledim ve söyleşi gününü iple çektim. İki haftanın sonunda, beklentilerimin de üstünde, çok eğlenceli, çok keyifli bir gün geçirdik birlikte. Bizi Küçük Tiyatro’da karşıladığı andan vedalaştığımız ana kadar bol kahkahalı, samimi, tatlı bir sohbet sürüp gitti.

Üzerinde bulunduğumuz sahne, Sungar’ın beşinci sınıftayken tiyatro ile tanıştığı sahne aynı zamanda. Sungar, bu salonun Ankara Devlet Tiyatrosu (DT) açısından önemini de anlattı: “Bugün Oda Tiyatrosu ve DT Genel Müdürlüğü’nü de ağırlayan Evkaf Apartmanı içindeki Küçük Tiyatro, Devlet Tiyatrosu’nun Ankara’da filizlendiği yer aslında.”

Lise yıllarından itibaren tiyatroya duyduğu yoğun ilgi, Sungar’ı oyunculuk dışında bir meslek düşünemez hâle getirmiş ve Hacettepe Ankara Devlet Konservatuvarı’nda eğitimini tamamladıktan sonra Sungar’ın tiyatro serüveni başlamış. İlk sahne deneyimini mezuniyetten önce Ankara’da yaşadıktan sonra Erzurum’a giden Sungar sonrasında Ankara’ya dönmüş.

Biz Ankaralı seyirciler onu pek çok oyunda izledik, onunla duygulandık, ağladık, güldük, hatta korktuk. Sungar, bize bu duyguların her birini geçirebilmek, seyirciyle iletişim kurabilmek, “insan” nedir onu anlayabilmek için geçtiği yolların elbette zorluklarla dolu olduğunu, ancak azmin elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağını söyledi.

Sohbetimizde bu yıl on beşincisi düzenlenen Küçük Hanımlar Küçük Beyler Uluslararası Tiyatro Festivali’ne de değindik. Sungar, “Kapılarımızı küçük hanımlara, küçük beylere açtık, onları bekliyoruz. Aslında sezon boyu bekliyoruz ama bu festival boyunca sadece onlar için oynuyoruz, sadece onları ağırlıyoruz” dedi.

Biz de buradan çocuklarını tiyatroyla tanıştırmak isteyen, “23 Nisan çok kısaydı, yirmi dört saat yetmez” diyenlere hatırlatmış olalım. Festival programına buradan göz atabilirsiniz.

Daha önce Erdinç Doğan ile Siyahlı Kadın hakkında gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbetin tamamına ulaşmak için tıklayınız.

Burada belirtmem gereken önemli bir nokta var. Israrla “Küçük Sahne” dememe rağmen, oranın adı “Küçük Tiyatro”. Birbirinden güzel pek çok oyun izlediğim, her gittiğimde mimarisine hayran kaldığım salonun ismini, heyecandan olsa gerek, farkına bile varmıyorum ve üst üste yanlış telaffuz ettim. Bunun için sizlerden özür dilerim.

İyi seyirler.

Özge Çakır & Özgür Özdemir

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus