BM raporu: Biyolojik çeşitlilik yok oluyor, insanlığın geleceği ciddi tehdit altında

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gezegenimizdeki güncel biyolojik çeşitliliğe (ekosistem, tür ve gen çeşitliliği) dair bugüne kadar yapılagelmiş en kapsamlı araştırma, insanlar olarak doğal çevremizde yaratmakta olduğumuz yıkımın artık kendi türümüzün de yok oluş sürecine muazzam bir ivme kazandırmaya başladığını gösteriyor. Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

Bir milyon tür 15 yıl içinde yok olabilir

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından görevlendirilen 450’den fazla bilim insanı ve diplomatın katılımıyla üç yıllık bir çalışma sonunda hazırlanan rapor, doğal ekosistemlerin yarı yarıya alan kaybına uğradıklarını, doğal hayattaki memelilerin biyokütlesinin yüzde 82 oranında azaldığını ve bir milyona yakın canlı türünün de önümüzdeki 15 yıl içinde soylarının tükenmesi tehdidiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Rapora göre, her beş amfibi (iki yaşamlılar) canlı türünden ikisi, resif oluşturabilen mercanlar ile diğer deniz canlılarının da üçte biri tükenmenin eşiğinde. Bitkilerin tozlaşması için hayati önem taşıyan böcek türlerinin de yüzde 10’u risk altında.



Okyanuslarda mercan resiflerinin gerilemesinden, yağmur ormanlarındaki çölleşmeye kadar doğadaki yıkımın başlıca sorumlusu insan.

Raporda, giderek artan nüfus ve nüfus artışını kat kat aşan tüketim miktarı ve bunlara bağlı olarak artan enerji, toprak ve su talebinin, biyolojik çeşitlilik kaybını geçmiş 10 milyon yılın ortalamasının 10 ile 100 katına çıkardığı belirtiliyor. Uzmanlar, biyolojik çeşitliliğin insan topluluklarının ekonomik ve sosyal varlığını sürdürebilmesi için hayati önemine dikkat çekmek için, doğanın küresel anlamda ekonomik faaliyetlere sağladığı yıllık katkının yaklaşık 130 trilyon ABD doları civarında hesaplandığını hatırlatıyor. Biyolojik çeşitlilik aynı zamanda, tozlaşma, iklimsel düzenlenme, selden koruma, toprak verimliliği ve gıda, yakıt, lif ve ilaç üretimi gibi ekosistem hizmetleri -doğanın sağladığı hizmetler- için de önemli.

Gıda üretimi, dağıtımı ve tüketimi için başvurulan yöntemler doğa tahribatını hızlandıran etkenlerin başında geliyor.

BM, tarımdan balıkçılığa gıda üretimindeki artışın, çevresel yıkımın başlıca nedenleri arasında sayıldığı bu kapsamlı raporun, hem bireysel hem de kollektif olarak ihtiyaç duyulan radikal zihniyet ve politika değişikliğini tetiklemesini umuyor. İklim değişikliğinin de şimdiden ekosistem, tür ve hatta genetik düzeyde olumsuz etkilerinin yaşanmaya başladığına dikkat çeken BM, gidişata müdahale etmek için “Son fırsat şimdi var, yarın yok” uyarısı yapıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus