Rusya’da eski erkek arkadaşından şiddet gören kadın, ülkesinde sonuç alamayınca adaleti AİHM’de buldu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Rusya’da eski erkek arkadaşı tarafından dövülen, kaçırılan ve ölümle tehdit edilen Valeriya Volodina polisten koruma istediği her seferde, Rus yetkililerin tepkisizliğiyle karşılaştı. Ülkesinde adalet bulmaktan umudunu kesen Volodina, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. AİHM geçen hafta Volodina lehine karar verdi. Rus yetkililerin “Volodina’nın gerçek anlamda zarar görmediği” ve “şikâyet için gerekli resmi prosedürü yerine getirmediği” yönündeki argümanları reddeden AİHM, Volodina’ya 20 bin euro ödenmesine hükmetti.

Volodina’nın yaşadıklarına ilişkin AİHM’den çıkan bu sonuç, Rusya’dan gelen bir aile içi şiddet davasında verilen ilk karar ve son olmayacağa benziyor. 10 Rus kadının daha benzer davalarının beklemede olduğu biliniyor. Volodina’nın avukatı Vanessa Kogan, Strazburg’dan gelen kararın Rusya’daki aile içi şiddetle mücadelede önemli bir adım olduğunu söyledi. Astreya isimli Rus insan hakları örgütünün direktörü olan Kogan, Rusya’nın bu problemle başa çıkamamasının sebebinin sistemle ilgili olduğunu, yönetimin pasif kalarak ve gerekli kanunları oluşturmayarak mağdurların kanun önünde eşit olma haklarını ihlal ettiğini belirtti.

Rusya’da aile içi şiddetin resmi istatistiği yok. Ancak Rus Bilim Akademisi’nin 2014-15’te yaptığı araştırmada katılımcıların yarısından fazlası şiddete maruz kaldığını veya şiddet gören birini tanıdığını belirtti. Ancak Rusya’da bu konuda yetkililer ya harekete geçmeyi reddediyor ya da geç kalıyorlar.

Rusya’da aile içi şiddet üzerine yapılan tartışmalar toplumdaki hem kültürel farkı hem de nesiller arasındaki uçurumu ortaya koyuyor. Devlet Başkanı Putin eşinden boşandığını ve eşcinsel arkadaşları olduğunu belirtmesine ve kişisel hayatında muhafazakâr olmamasına rağmen Ortodoks Kilisesi ile yakın bir ittifak içinde. 2012 yılında kanun yapıcılar aile içi şiddet yasaları geçirmeye çalışırken Kilisenin aile komisyonu “aile içinde şiddet” ifadesine bile karşı çıkıp bunun erkekleri mağdur etmeyi hedefleyen “radikal feminist fikirler”in bir ürünü olduğunu iddia etmişti.

Rusya’da bir tarafta devletin aile içi şiddet konusunda harekete geçmesini ve cinsel yönelimden dolayı taciz ve ayrımcılığın sona ermesini isteyen genç nesil, öteki taraftaysa bu fikirlerin Batı’dan ithal edildiğini ve geleneksel değerlerden uzaklaşıldığını düşünen, büyük çoğunluğu oluşturan muhafazakârlar var.

Ülkelerinde adalet bulamayan Ruslar çareyi AİHM’de aramaya devam ediyor. Voldina’nın avukatı Kogan ülkedeki yozlaşmışlığın hukuki çözümlere ulaşmakta zorluk teşkil ettiğini ancak asıl meselenin toplumun aile içi şiddet hakkındaki tutumu ve gerekli kanunların eksikliği olduğunu belirtti. 2017 Şubat’ında Rusya Parlamentosu, Ortodoks Kilisesi’nin lobicilik faaliyetleri sonucunda aile içi şiddet vakalarını suç olmaktan çıkartmıştı.

Kaynak: NY Times

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 
  • Medyascope
  • Medyascope Plus