Kız çocuklarını istismardan tutuklu bulunan ABD’li milyarder Epstein’ın intiharında soru işaretleri

Aralarında reşit olmayan kız çocuklarının da bulunduğu çok sayıda kişiye cinsel tacizde bulunmak ve insan kaçakçılığı yapmakla suçlanan ABD’li milyarder işadamı Jeffrey Epstein, 10 Ağustos Cumartesi günü hücresinde ölü bulundu. Epstein’ın kendini asarak intihar etmesi, soru işaretlerini beraberinde getirdi.

2002-2005 yılları arasında New York ve Florida’daki malikanelerinde para karşılığı kız çocuklarıyla ilişkiyle girmek ve seks amaçlı insan ticareti yapmak suçlamalarıyla 6 Temmuz’da tutuklanan Epstein, aralarında Donald Trump, Bill Clinton ve Prens Andrew gibi isimlerin de bulunduğu çok sayıda nüfuzlu kişiyle yakın ilişkilere sahipti. 6 Temmuz’da Epstein’ın evinde yapılan aramada genç kadınların cinsel içerikli fotoğrafları, yüklü miktarda nakit para ve sahte pasaportlar bulunmuştu.

New York’taki evinde göz hapsinde tutulma talebinin yargıç tarafından reddedilmesinin ardından hapse giren Epstein’ın 23 Temmuz’da boynunda izler görülmüş ve intihar gözetimine alınmıştı. Olası intiharını engellemeye yönelik olarak bir hafta boyunca 24 saat gözetim altında tutulan Epstein, yapılan değerlendirme sonrası intihar gözetiminden çıkarılmıştı. İntihar gözetiminden çıkarılmasının ardından Epstein, geçen cumartesi sabahı hücresinde cansız olarak bulundu. Epstein’ın ölümü, tecavüz kurbanlarının öfkelerini, eleştiri oklarını ve komplo teorilerini de beraberinde getirdi. Hem Demokrat hem Cumhuriyetçi senatörler Epstein’ın intiharının önlenebilir olduğunu belirtti. ABD Başkanı Donald Trump Twitter’da, komedyen Terrence Williams’ın, Epstein’in ölümünden eski başkanlardan Bill Clinton ve eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ı sorumlu tuttuğu videosunun tweetini retweetledi.

Komplo teorileri ve otopsi bulguları

Olayın ardından yetkililer Epstein’ın intihar ettiği kanısında olduklarını söyleseler de sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyüdü. Kurbanlar, Epstein’ın yaptıklarıyla asla mahkemede yüzleşmeyecek olmasına öfkelenirken, sosyal medyada Epstein’ın Clinton, Trump gibi isimlerle yakın ilişkileri ve davaya konu olabilecek bazı nüfuzlu kişilerin isimlerinin ortaya çıkmaması amacıyla öldürüldüğü öne sürüldü. Kurbanlardan Jennifer Araoz, yaptığı açıklamada ”Bizler hayatlarımızın sonuna kadar bu travmayla yaşamak zorundayız. Ama Epstein işlediği suçların ve onca insana yaşattığı acıların sonuçlarıyla asla yüzleşmeyecek” dedi.

Otopsi sonucu elde edilen bulgulara göre kendini asan insanlara benzer bir şekilde Epstein’ın boynunda çok sayıda kemik kırığı gözlemlendi. Öte yandan âdemelmasına yakın bölgede bulunan dil kemiğinin kırılmış olması bir soru işareti oluşturuyor. Özellikle yaşlı kişilerin intiharında gözlemlenen dil kemiği kırığı bazı cinayet vakalarında da görülüyor. Hindistan’da 2010-2013 arasında incelenen 264 intihar vakası üzerine yapılan bir çalışmada dil kemiği kırığı, vakaların yalnızca yüzde 6’sında gözlemlendi. Yine de bu durum Epstein’ın ölümünün intihar olması ihtimalini ortadan kaldırmıyor. Dil kemiği kırığı, intihar eden kişinin kilosuna, boyuna ve kendini asma biçimine göre değişiklik gösterebiliyor.

Federal Cezaevleri Bürosu’nda görevli Başsavcı William P. Barr, Epstein’ın ölümünü “açık bir şekilde intihar” olarak tanımladı.

Epstein’ın kurbanları

Reşit olmayan çok sayıda kişiye yönelik cinsel istismar ve seks amaçlı insan ticaretiyle suçlanan milyarder hakkındaki dava 2008 yılına dayanıyor. Benzer suçlamalarla açılan davada Epstein, fuhuş suçlamasını kabul ederek savcılıkla anlaşmış ve 13 ay hapis cezasına mahkûm olmuştu. Bu yıl temmuz ayında tekrar açılan davaya konu olan kurbanlardan biri olan Jennifer Araoz, yaşadıklarını New York Times’a şöyle anlatmıştı:

Epstein ile bir aracı yoluyla tanıştırıldım. New York’ta bir gösteri sanatları okulunda okuyordum, lisedeki ilk yılımda aktris ve şarkıcı olmak istiyordum. Bir yabancı benimle konuştu ve Jeffrey Epstein adında güçlü ve zengin bir adamın bana yardımcı olabileceğini ve aileme finansal yardımda bulunabileceğini söyledi. Böylelikle buluşmalar başladı. İkinci buluşmadan sonra bana bir kamera hediye etti. Her buluşma yaklaşık olarak 2 saat sürüyordu ve konuşarak zaman geçiriyorduk. Buluşmalardan sonra 300 dolar alıyordum. Bir süre sonra beni mesaj yoluyla taciz etmeye ve cinsel içerikli fotoğraflar istemeye başladı. Evine gittiğim son gün benden kıyafetlerimi çıkarmamı istedi. Ben reddedince sinirlendi ve bana tecavüz etti. O günden sonra oraya hiç gitmedim. Yaşadıklarımı çevreme anlatmak ve utancımı yenmek yıllarımı aldı.”

Ölümünün ardından Epstein hakkında yürütülen federal dava kapansa da, Epstein’a tazminat davası açmak hâlâ mümkün. Ünlü milyarderin intiharı bir süre daha ABD kamuoyunu meşgul edecek gibi görünüyor.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar