Lübnan, Başbakan Hariri’nin istifasıyla siyasi belirsizliğe sürüklendi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Lübnan’da 13 gündür devam eden toplumsal protestolar sonucunda Lübnan Başbakanı Saad Hariri dün istifasını kamuoyuna duyurdu. Hariri’nin başında olduğu hükümet iki hafta önce WhatsApp uygulaması üzerinde vergi konulacağını açıklamış ve bu durum Lübnanlılar tarafından bardağı taşıran son damla olarak görülmüştü.

Saad Hariri

Ancak Hariri’nin istifası sonrası ülkenin daha büyük bir belirsizliğe düşmesinden çekiniliyor. Ülkede siyasete ve siyasetçilere duyulan güven oldukça aşağıda. Hariri sonrası kimin başbakan olacağı konusu da ülkeyi belirsizliğe sevk ediyor. Normalde Lübnan Anayasası istifa eden başbakanın meclise ve cumhurbaşkanına yeni bir aday önermesini esas alıyor. Ancak ülkedeki “kimlikçi” siyasal atmosfer yeni bir adayın ortaya çıkması ve seçilmesinin ayları bulabileceği ihtimalini düşündürtüyor. Sokaktaki protestocular mevcut siyasal elitlerden olmayan ve bağımsızlardan oluşan bir kabine talep ediyor. Ancak ülkenin siyasal ve etnik yapılanması bunu zorlaştırıyor.

Lübnan’ın “kimlikçi” yapısı

Lübnan üç temel etnik ve dini gruptan oluşuyor: Şiiler, Sünniler ve Hıristiyanlar. Ülkenin siyasal yapılanması ve kurumları da buna göre şekillenmiş durumda. Bir denge durumu sözkonusu. Ancak hem mevcut sosyal adaletsizlikler hem de geçmişten kalan kimlik sorunları Lübnan’ı Hariri’nin istifası sonrasında en çok zorlayacak etkenlerin başında geliyor.

Ülkenin dört bir yanında düzenlenen eylemlerde insanlar, elektrik ve su gibi temel altyapı hizmetlerinin bile hükümet tarafından sağlanamadığını, çözüm bulunamadığını ve siyasal elitlerin yolsuzluğa bulaştığını haykırıyor. Lübnan’da siyasal meseleler genelde insanları ayırıcı ve kutuplaştırıcı işlev görürken, gündelik hayatın bu sorunları insanları sokakta birleştirmişe benziyor. Nitekim tüm inanç gruplarından gelen ve toplumun çoğunluğunun destek verdiği bu eylemler sonrasında da Hariri istifasını açıkladı.

Hariri dün yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeyinden güneyine sokağa çıkanların isteklerine uygun bir şekilde istifa ettiğini duyurdu. Hariri ve hükümeti, 21 Ekim’de Lübnan’daki sosyal öfkeyi dindirmek için sosyal adalet önlemleri içeren bir reform paketi önerisinde bulunmuştu. Buna göre bakanların maaşları azaltılacak, bankalar üzerinde ekstra vergiler koyulacak, yeni bir emeklilik ve sosyal sigorta sistemi ele alınacaktı.

Ancak önlemler halkın öfkesini dindirmedi. 21 Ekim’den bu yana eylemler artarak devam edince Hariri de istifa etmek zorunda kaldı. Hariri toplumun direnişi karşısında öncelikle koalisyondaki ortaklarına gitti. Ülkenin en kuvvetli isimlerinden Şii lider Hasan Nasrallah ise eylemcilerin dış güçler ile omuz omuza olduklarını söyleyip, protestocuların tek derdinin Lübnan’a kaos getirmek olduğunu vurguluyor.

Siyasal belirsizlik, Lübnan’ı bir süre daha etkileyeceğe benziyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus