Yeniden görülen “darbe çağrışımı” davası: Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak için tahliye kararı, Mehmet Altan’a beraat

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Fethullahçı yapılanmanın medya ayağı davasında yeniden yargılanan Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak tahliye edildi, Mehmet Altan beraat etti. Ahmet Altan savunmasında “Erdoğan’ı eleştiren herkesi darbeci sayacaksanız, halkın yarısını yargılamanız gerekir” dedi.

Gazeteci-yazar Ahmet Altan, yazar Prof. Dr. Mehmet Altan ve gazeteci-yazar Nazlı Ilıcak’ın haklarında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden yapılan yargılamada karar çıktı. Mahkeme Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın tahliyesine, Mehmet Altan’ın ise beraatına karar verdi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi‘nin bozma kararının ardından İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tekrar görülen davanın ikinci duruşmasına, tutuklu sanık Nazlı Ilıcak ve tutuksuz sanık Mehmet Altan katıldı. Diğer tutuklu sanıklar Ahmet Altan, Şükrü Tuğrul Özşengül, Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek de Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile savunmalarını yaptı.

Avukatların beyanından sonra, sanıkların son sözlerini dinleyen mahkeme, kararını 19.00’dan sonra açıkladı. Mahkeme heyeti; Ahmet Altan’ı “örgüte üye olmamakla birlikte bilerek yardım” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak, suçun niteliği ve tutuklulukta geçirdiği süre gözetilerek Altan’ın tahliyesine karar verildi. Nazlı Ilıcak “örgüte üye olmamakla birlikte bilerek yardım” suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Suçun niteliği ve tutuklulukta geçirdiği süre gözetilerek Ilıcak’ın da adli kontrolle tahliyesine karar verildi. Mahkeme, Mehmet Altan’ın ise delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatına hükmetti.

Diğer sanıklar Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek “silahlı terör örgütü üyeliği” suçunu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle 11 yıl 3’er ay hapis cezasına, Şükrü Tuğrul Özşengül ise “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 12 yıl hapis cezasına mahkûm edildi.

Nazlı Ilıcak: “Darbenin medya kolu diye bir icat çıkarıldı”

Üç yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi’nde tutulan Nazlı Ilıcak, savunmasına “Sanki üç yıl boyunca yargılanmamışız gibi ilk mütalaadaki iddialar tekrar edilmiş” diyerek başladı. Ilıcak, iddianamede çalıştığı öne sürülen “Özgür Bugün” adlı gazetenin var olmadığını söyleyerek “Bugün gazetesinde çalıştım” dedi ve şöyle devam etti:

“Türkiye’de çok sayıda darbe oldu, ilk defa ‘darbenin medya kolu’ diye bir icat çıkarıldı. Birbirini tanımayan insanlar ‘darbenin medya kolunda’ yer aldı. Bir başka icat da ‘üye olmamakla birlikte bilerek yardım’ maddesinin gazetecilere uygulanmasıdır. Anayasa Mahkemesi kararında ‘darbenin FETÖ tarafından yapıldığı bilindiği bir tarihte bazı tweetler attığım’ söyleniyor. Darbe aleyhtarı tweetlerim de görmezden gelindi. Ben ‘bilerek ve isteyerek’ bir yardım suçu işlemedim, dolayısıyla beraatımı talep ediyorum. Beraat kararı vermezseniz dahi tahliyemi talep ediyorum.”

Ahmet Altan’dan mahkeme heyetine: “Doğrulardan, gerçeklerden ödünüz patlıyor”

Ahmet Altan ise savunmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirmenin suç olmadığına dikkat çekerek, “’Mutlak korku’ başlıklı yazımda Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasaya uymadığını yazmışım. Yazdım, çünkü anayasaya uymuyordu. Uymadığını ‘fiili bir durum’ olduğunu söyleyerek kendisi de kabul etti. Yazdığım doğru. Doğruları yazdığım için mi yargılanıyorum? Büyük bir ihtimalle bunun için yargılanıyorum. Çünkü doğrulardan, gerçeklerden ödünüz patlıyor. Yazının sonunda da ‘Sanırım kötü bir piyesin son perdesini seyrediyoruz. Bedeli biraz ağır oluyor ama biteceğini bilmek gene de iyi’ diye yazmışım. Savcıya göre bunlar darbenin işaretiymiş. Bu savcı AKP’nin normal bir seçimle iş başından gitmeyeceğine inanıyor herhalde. Ona kötü haberi bir kere daha vereyim; AKP iktidardan gidecek. İstanbul seçimleri bu gidişin nasıl olacağını herkese gösterdi” dedi.

“Erdoğan’ı eleştirmek nasıl oluyor da ‘darbecilere yardım’ olarak nitelenebiliyor?” diye soran Altan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Erdoğan’ı eleştiren herkesi darbeci mi sayacaksınız? Böyle bir niyetiniz var gibi ama o zaman bu halkın yarısından fazlasını yargılamanız gerekir ki, bunu yapmaya ne mahkeme salonlarınız ne de hapishaneleriniz yeter. Birisini hapse atmaya karar verir de bunun için bir kanıt bulamazsanız saçmalamaktan başka çareniz kalmaz.”

Ne olmuştu?

Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu altı sanık, 16 Şubat 2018’de “cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Karar, Yargıtay tarafından bozulmuştu. Yüksek Mahkeme, sanıkların “anayasayı ihlal” suçunu işlediklerinin kanıtlanamadığını belirtmişti. Yargıtay’ın kararının ardından Mehmet Altan tahliye edilmiş, diğer sanıkların tahliye talepleri ise reddedilmişti

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus