Irak’taki protestolarda tepki giderek İran nüfuzuna yöneliyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Irak’ta 1 Ekim’de, yolsuzluk, işsizlik ve kamu hizmetlerinin yetersizliği gerekçesiyle başlayan hükümet karşıtı protesto gösterileri devam ediyor. Protestoların geldiği noktada göze çarpan en önemli konu protestocuların tepkisinin İran’a yönelmiş olması. Gösterilerde, İran’ın Irak üzerindeki nüfuzunun Sünni ya da Şii Iraklılar’da yarattığı rahatsızlık dikkat çekiyor.

Tahran’ın, Irak hükümeti, Irak’taki Şii politik gruplar ve milis güçleri ile yakın ilişkisi biliniyor. Saddam Hüseyin’in ABD işgaliyle devrilmesi sonrasında başa gelen yönetimlerde İran her zaman belirli bir etkiye sahip olmuştu.

Bu tepki 3 Kasım Pazar günü Irak’ın güney şehirlerinden Kerbela’da yaşanan olaylarda kendisini gösterdi. Protestocular İran Konsolosluğu’na saldırdı ve konsolosluğun duvarına Irak bayrakları astı. Güvenlik güçlerinin ateş açması sonucunda protestoculardan üçünün hayatını kaybettiği bildirildi.

Kerbela’daki olaylar oldukça sembolik. Zira Kerbela, Şiiler için kutsal olarak kabul edilen, İranlı Şiiler’in hac ibadetlerini gerçekleştirdikleri yer ve İran’ın Irak’taki önemli bir nüfuz alanı. Protestolar sırasında atılan “İran dışarı, Kerbela özgür olmalı” sloganı da Şii ya da Sünni Iraklılar’ın “Iraklılık” kimliğinde buluşma talebinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Irak Dışişleri Bakanlığı, Kerbela’daki İran Konsolosluğu’na yapılan saldırıyı kınadı. Buna rağmen göstericiler 4 Kasım Pazartesi akşamı da İran Konsolosluğu önünde toplandı.

Hz. Ali’nin mezarının da bulunduğu Irak’ın güneyindeki Necef şehri de, İran’daki Kum şehri ile birlikte Şiilik’in önemli merkezlerinden biri. Necef şehri Şii topluluğunun önderi Ali Sistani kendisini, İran’ın velayet-i fakih sisteminin dışında konumlandırıyor. Velayet-i fakih İran’daki Şii din adamlarının otoritesine dayanan bir yönetim biçimi.

Irak’ın önemli Şii liderlerinden bir diğeri de Mukteda el-Sadr. Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak’ın en önemli Şii din adamı Muhammed Sadık Sadr’ın oğlu olan Mukteda el-Sadr’ın liderlik ettiği Sairun Koalisyonu, 12 Mayıs 2018’de yapılan Irak genel seçimlerde birinci parti oldu ve en büyük paydaş olarak hükümette yer aldı. Irak’ta protestolara destek veren Sadr, Başbakan Adil Abdülmehdi’nin istifasını istedi. İran’ın desteklediği, kendisi de Şii olan Başbakan Abdülmehdi’ye karşı eylemlerden yana konum almakla birlikte Sadr, protestolar devam ederken İran’a ziyarette bulundu. Sadr’ın İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile yan yana fotoğrafı basına yansımıştı.

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Irak ve Lübnan’daki gösterileri sert bir biçimde eleştirip, gösterileri “Amerikan komplosu” olarak nitelendirmişti. Kasım Süleymani’nin de protestolar devam ederken Irak’taki Şii gruplarla ve Bağdat’ta hükümet binalarının bulunduğu korunaklı Yeşil Bölge’de yetkililer ile görüşmelerde bulunduğu söyleniyor.

Protestocular eylemler sırasında Yeşil Bölge’ye girmeye çalışmış, fakat güvenlik güçleri tarafından engellenmişti.

Irak’ta IŞİD ile mücadele sürecinde kurulan İran’ın nüfuzundaki Şii milis güç Haşdi Şabi güçlerinin, IŞİD sonrası süreçte Irak’taki varlığı ve konumu da tartışmalı konulardan bir diğeri.

Bağdat’ta gösteriler pazartesi günü de devam etti

Başbakan Adil Abdülmehdi geçen pazar günü, talepler karşılandığı için protestoculara eylemlerini sonlandırmaları ve Irak’ta hayatın normale dönmesi çağrısı yapmıştı. Bağdat’ta bu çağrıdan bir gün sonra yine göstericiler sokağa çıktı. Göstericiler pazartesi günü de Bağdat’taki başbakanlık ofisi ve devlet televizyonuna yürüdü.

Irak Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Bağdat’taki gösterilerde en az dört kişi hayatını kaybetti, 35 kişi de yaralandı.

Ne olmuştu?

24 Ekim’den sonra tekrar şiddetlenen protesto gösterilerinde polisin göstericilere karşı “orantısız güç” kullanımı ve gerçek mermilerin kullanıldığı iddiaları tartışma yarattı.

Özellikle Bağdat ile ülkenin güneyindeki Şii bölgelerde düzenlenen protesto gösterilerinde hayatını kaybedenlerin sayısının 250’yi aştığı belirtiliyor.

Irak’ta gösteriler başkent Bağdat’ta başlamış ve Şiiler’in yoğunlukla yaşadığı ülkenin orta ve güney şehirlerine yayılmıştı. Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi dinmeyen protestolar üzerine kabine değişikliğine gitmişti.

Hükümet göstericilerin taleplerinin karşılanmasına yönelik bir reform paketi önermişti. Ancak reform paketi göstericilerin isteklerini karşılamadı ve gösteriler sürdü.

Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih de, parlamentonun yeni bir isimde uzlaşması durumunda Başbakan Mehdi’nin istifa edebileceği açıklamasını yaptı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus