Uluslararası Şeffaflık Derneği Raporu – Türkiye’de son dokuz yılda açılan yolsuzluk soruşturmalarının yüzde 45’i davaya dönüşmeden kapandı: “Savcılıklar tarafından açıklanmaya muhtaç bir tablo”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Uluslararası Şeffaflık Örgütü‘nün Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı adli istatistiklerden yararlanarak hazırladığı rapor, Türkiye’deki yolsuzluk suçlarını içeren çeşitli maddeler uyarınca açılan davaları ve alınan kararları derledi.

Konuyla ilgili Medyascope’a konuşan Uluslararası Şeffaflık Örgütü Yönetim Kurulu Başkanı Oya Özarslan, hazırlanan raporun tamamen Adalet Bakanlığı verilerine dayanarak hazırlandığını ve özellikle son on yılın incelendiğini, bu sayede meseleye geniş bir pencereden bakılabileceğini belirtti. Özarslan sözlerine şöyle devam etti:

“Buna göre baktığımızda cumhuriyet başsavcılıklarında bizim incelediğimiz suç tiplerine ilişkin açılan dava sayılarında ciddi bir düşüş olduğunu görüyoruz. Savcılık aşamasında takipsizlik kararlarının sayısı o kadar fazla ki yolsuzlukla ilgili çok az sayıda dava açılıyor”

“Yolsuzluk suçundan açılan davaların sayılarında ciddi düşüş var. Bu cumhuriyet başsavcıları tarafından açıklanmaya muhtaç”

Özarslan açıklamalarına şöyle devam etti:

“Bu suçların çoğuna baktığımızda ekonomik suçlar diyebiliriz. Bunların hepsi birebir kamuyla, kamu yararıyla ilgili suçlar. Hepsini yolsuzluk suçları başlığı altında ayırabiliyoruz. Yolsuzlukla ilgili her suç başlığında en az 10 puan düşüş var dava oranlarında. Bu suçların içlerinde rüşvet, para aklama, belgede sahtecilik gibi suçlar var. Bu suçlar doğrudan kamuyla ilgili olduğu için cumhuriyet başsavcılıkları tarafından açıklanmaya muhtaç”.

Oya Özarslan

Yolsuzluk yaygın ve sıradan hale geldi

Yolsuzluk suçlarındaki cezasızlık uygulamalarının yolsuzluğu yaygın ve sıradan hale getirdiğini söyleyen rapor, cezasızlık uygulamalarının aynı zamanda “bağımsız bir yargı erkinin, hukuk devleti ilkesinin önündeki engellerden” olduğunu belirtti. Yargısal şeffaflıkla, cezasızlığa yol açan durumlara yönelik tespit yapılabileceği vurgulandı.

Rapor, yolsuzluk suçlarında “kovuşturmaya yer olmadığına” yönelik kararların 2009 yılından günümüze kadar hem sayısal hem de oransal bir artış gösterdiğini ortaya koydu.

Adalet Bakanlığı’ndan Türk Ceza Kanunu’nun maddelerine ilişkin verilere tekil olarak ulaşılamıyor

Ayrıca raporda, Adalet Bakanlığı’nca verilerin, birçok kanun maddesinin bir araya getirilerek paylaşılması ve 2009 öncesi adli istatistiklere internet üzerinden ulaşılamamasının önemli bir eksiklik olduğu vurgulandı.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün son iki yılda Adalet Bakanlığı’na yaptığı 33 resmi bilgi edinme başvurusu ve tekil olarak maddelere dair veri paylaşılması talebi yanıtsız kaldı. Bunun bilgi edinmeye dair genel bir sorunun parçası olduğu vurgulandı.

Kamu Güvenine Karşı Suçlar (TCK 197-212), Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar (TCK 247-266), Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar (TCK 235-242) başlıklarını kapsayan raporda, cumhuriyet başsavcılıklarında sonuçlanan soruşturmalarda verilen kararlar ve ceza mahkemelerinde karara bağlanan davalarda verilen kararlar ayrı ayrı değerlendirildi.

Yolsuzluk suçlarına cezasızlık artıyor

Kamu Güvenliğine Karşı Suçlar kapsamında verilen “kovuşturmaya yer olmadığına” dair kararlar 2009 yılında açılan soruşturmaların yüzde 23’ünü oluştururken 2018 yılında açılan soruşturmaların yüzde 45’i davaya dönüşmeden kapandı.

Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlarda da durum farklı değil. 2009 yılında açılan soruşturmaların yüzde 40’ı kamu davasına dönüşürken, 2018’e geldiğimizde açılan kamu davalarının oranı yüzde 30 düştü.

Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar kapsamında da kamu davasına dönüşen soruşturmalar 9 yılda yüzde 14 azaldı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus